KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/371 ( GERİÇEVİRME
- Karar no
- 2025/615
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/11/2024
- Esas numarası
- 2024/776 E
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbir
- Yazıldığı tarih
- 12/06/2025
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, senetteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, senetteki imzanın müvekkiline ait çıkması halinde ise senedin araç kiralama sözleşmesi veya ekleri gibi gösterilerek imzalatılmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde senedin taşınmaz alım satımı nedeniyle düzenlendiğini beyan ettiğini, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu belirterek sahtecilik iddiası nedeniyle HMK 209.maddesi uyarınca takibin tedbiren durdurulmasını, aksi kanaat halinde teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında icra veznesindeki paranın ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 27/11/2024 tarihli ara karar ile, davacının iddiasına ilişkin olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu gerekçesiyle talebin HMK 209.maddesi uyarınca %15 teminat karşılığında kabulü ile takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının ilk olarak davayı Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığını, ilgili mahkemece tedbir talebinin reddine karar verildiğini, uyuşmazlık hakkında hem genel hem özel kanun bulunması halinde özel kanuna göre karar verilmesi gerektiğini, davacının İcra Hukuk Mahkemesine açtığı davada imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, savcılık dosyasında da imzanın davacıya ait çıkması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, İİK 72/3 maddesine göre takipten sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verilemeyeceğini,
HMK 209.maddesi uyarınca sahtecilik iddiası ile yapılan itirazın da takibi durdurmayacağını, yaklaşık ispat iddiasının İcra Hukuk Mahkemesi ve savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporları ile dayanaksız kaldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi tarafından kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep menfi tespit istemli davada ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Geçici Hukuki Koruma türlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 sayılı HMK’nın 389 - 399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
İhtiyati tedbire itiraza ilişkin HMK’nın 394. maddesinde uygulanacak usul kısaca şu şekilde açıklanmıştır: Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına karşı tedbirin uygulanması sırasında hazır olunması halinde tedbirin uygulanmasından itibaren, hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz edilebilir. İtiraz üzerine mahkeme duruşma açarak tarafları davet eder ve itiraza ilişkin bir karar verir.
Buna göre HMK'nın 394/4. maddesinde, tedbir kararına itiraz üzerine mahkemenin ilgilileri dinlemek üzere davet edeceği, gelmedikleri takdirde dosya üzerinde inceleme yaparak kararını vereceği belirtilmiş olup, itiraz üzerine incelemenin duruşmalı yapılması zorunlu olduğundan, mahkemece öncelikle, duruşma günü verilerek ilgililer dinlenmek üzere usulen davet edildikten sonra gelmeseler dahi itiraz sebepleri incelenerek sonucuna göre gerekçeli karar yazılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir.
İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar ise HMK’nın 341. maddesinde düzenlenmiş olup 1. fıkrası “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir” hükmünü içermektedir.
Geçici hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati tedbire yönelik kararlardan, HMK 391/III. maddesi gereğince “tedbir talebinin reddi halinde” ve yine 394/V. maddesi gereğince “karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine verilen kararlara” karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir.
Somut olayda tedbir talep eden davacı vekili; takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece istinafa konu edilen ara kararında, karara karşı HMK’nın 394. maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilebileceği gösterilmesi gerekirken istinaf kanun yolu gösterilmiş, aleyhine tedbir talep edilen yan tarafından da karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ancak yukarıda da açıklandığı üzere esasen karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararına karşı HMK’nın 394. maddesi gereğince tedbir kararı veren mahkemede itiraz yoluna gidilebileceği öngörüldüğünden mahkemece itiraz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilerek itirazın duruşma açılarak değerlendirilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile HMK 394.maddesi uyarınca itirazın usulüne uygun olarak incelenip verilen kararın taraflara tebliği için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/371, K. 2025/615, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama