KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/965 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/1260
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/05/2025
- Esas-karar no
- 2023/793 E 2025/336 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 03/11/2025
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde hava parası olarak davalıya 100.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının kira sözleşmesine teminat olarak senet aldığını, müvekkillerinin hava parasını ödemesine rağmen kira uyuşmazlıklarının çıkması nedeniyle 8 yıl sonra senedin gerçeğe ve anlaşmaya aykırı olarak doldurularak takibe konulduğunu, taraflar arasında kira ilişkisi dışında başka ticari ilişki bulunmadığını, senedin kiralanan işyeri için verilen teminat senedi olduğunu, senetteki yazıların müvekkillerine ait olmadığını ileri sürerek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının doğru olmadığını, davacıların imzalarını inkar etmediklerini, iddialarını ispata yönelik yazılı delil sunmadıklarını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemişti.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sunulan yazılı kira sözleşmesi ve ticari defterlerden anlaşıldığı üzere taraflar arasında kira sözleşmesinden kaynaklananın dışında başkaca bir ticari ilişki bulunmadığı, davaya konu senedin taraflar arasında imzalanmış kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyadaki delillere göre değil kanaate dayalı karar verildiğini, davacıların senedin hangi sebeple verildiğine ilişkin yazılı delil sunmadığını, senedin ticari defterlerde kayıtlı olmamasının borcun yokluğuna veya senedin teminat senedi olduğuna delalet etmeyeceğini, davacı tarafın iddialarını yazılı delille ispatlayamadığını, kira ilişkisine ait sözleşmelerde senede atıf yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, senede dayalı takip nedeniyle davacıların borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 27.İcra Müdürlüğünün 2023/14975 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 26/05/2023 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine senede dayalı 470.000,00 TL asıl alacak, 43.715,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 513.715,70 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takibe konu senedin 14/04/2015 keşide tarihli, 20/02/2022 vade tarihli, 470.000,00 TL bedelli, nakten ihdaslı olduğu, keşidecinin davacı ... Unlu Mamüller Gıda Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, avalistin davacı ..., lehtarın davalı ... olduğu görülmüştür.
Bila tarihli, 01/06/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde davacı şirketin kiracı, davalının kiraya veren, davacı ...'ın kefil olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında ayrıca 06/04/2015 tarihli adi yazılı sözleşme düzenlendiği, sözleşme ile işyerinin 6 yıllığına davacı şirkete kiraya verildiği, aylık kiranın 7.500,00 TL olduğu, sözleşmeye istinaden 25.000,00 TL'si peşin, 50.000,00 TL'si 10/07/2015 tarihinde, 25.000,00 TL'si 10/10/2015 tarihinde olmak üzere toplam 100.000,00 TL'nin davacı şirket tarafından davalı mal sahibine ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı hususu değerlendirilmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Taraflar arasında kira sözleşmesi düzenlendiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, kira sözleşmesi gereğince kiraya veren tarafa teminat olarak verildiğini iddia ettiği takip konusu senedin kendisi tarafından imzalandığını ancak bedelinin ödendiğini, anlaşmaya aykırı doldurularak takibin başlatıldığını iddia ederek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davacı açtığı bu dava ile kira sözleşmesi gereği verilen takip konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş olup, takibe konu senedin kira sözleşmesi nedeniyle teminat olarak verilen teminat senedi olup olmadığı hususunu değerlendirme görevi uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklandığından 6100 Sayılı HMK.nun 4/1.a maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle her ne kadar davada Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yargılama yapılarak karar verilmiş ise de, uyuşmazlığın kira sözleşmesine dayandırıldığı belirlenmekle, davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkemece, HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Kaldırma nedenine göre bu aşamada sair istinaf itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/965, K. 2025/1260, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama