KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/967
- Karar No
- 2025/1172
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/08/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/10/2025
Karar Metni
1.008 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 08/09/2023 tarihli ... ili ...
Mahallesi 1381 ada 2 parselde yapılmış ... sitesinde ... nolu bağımsız bölümlerin satım sözleşmesi imzalandığını, ödeme şekillerinin sözleşmede ayrıntılı olarak belirlendiğini, taraflarca yapılan alım satım sözleşmesinin davacının yapmış olduğu 100.000,00-TL kaparo ödemesi sonrası tamamlanamadığını, davalının gayrimenkullerin davacıya geçirilmesinin sağlayamadığını, davacının bu anlaşma gereği zarara uğradığını, davacının yapmış olduğu ödemenin karşı tarafta sebepsiz zenginleşme durumunun oluştuğunu, ödenmiş olan kaparonun tahsili için ...
5. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile davanın kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmiştir.
Davalı tarafın ulaşılan adreslerine tebligat çıkarıldığı ancak tebliğ yapılamadığı görüldü.
HUKUKİ DELİLLER
... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı takip dosyasının ... üzerinden dosya arasına alındığı, ... ... Vergi Dairesi'ne, ... ... Birliği'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, cevabi yazılarda davalının tacir olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir.
Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı; davalı ile ... ili, ... İlçesi, ...
Mahallesi 1381 ada 2 parsel üzerindeki ... nolu bağımsız bölümlerin satımı konusunda 08/09/2023 tarihli harici satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalının hesabına 100.000,00-TL kapora ödemesi yaptığını, sözleşmenin gerçekleşmemesine rağmen ödenen kaporanın iade edilmediğini belirterek ödenen bedelin iadesine dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu haliyle, dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı ve işin her iki tarafın ticari işletmesine ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. Davacının taciri olduğu ihtilafsızdır. Davalı gerçek kişinin ise ticaret sicilinde kaydı bulunmadığı ve ... odasına kayıtlı olmadığı bildirilmiş olmakla beraber ...
Vergi Dairesi Müdürlüğünün 24/09/2025 tarihli yazısında davalının 31/12/2009 tarihi itibariyle faaliyetini sonlandırdığı, herhangi bir faal mükellefiyetinin olmadığı bildirilmiş, dolayısıyla davalının 6102 sayılı TTK. anlamında tacir olmadığı anlaşılmakla dava nispi ticari dava da olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir.
Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ✍E-Imzalıdır Hakim ... · ✍E-Imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/967, K. 2025/1172, 24 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama