KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (H Ükmükaldırarak Yenidenhükümkurulmas I)
- Esas No
- 2018/1090
- Karar No
- 2021/644
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2021
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28.12.2017
ESAS-KARAR NUMARASI : ....
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya asansör bakım işi yaptığını, Haziran-Temmuz 2015 aylarına ilişkin olarak düzenlenen fatura alacağının davalı tarafından ödenmediğini oysa 10.08.2015 tarihli mutabakat mektubunda alacak hususunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin alacağının tahsili için takibe geçtiğini, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, takibin 8.307,20-TL asıl alacak üzerinden devamı ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yazılı beyanda bulunmayıp, yargılamaya da katılmamıştır.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi'nce "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında bulunduğu iddia edilen eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafın davalıya hizmet verip vermediği, hizmet verilmiş ise davalı tarafın davacıya borcu bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, Ankara 32. İcra Müd.'nün...takip sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafın yaptığı itirazın yasal dayanağının bulunup bulunmadığı, icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Her ne kadar davalı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş ise de, davalı vekili itirazında açıkça yetkili icra müdürlüğünü göstermediği görülmüş, usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığından davalı yanın yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı tarafından davalıya ait asansörlerin periyodik bakımı yönünden süregelen bir ticari ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı davalıya karşı 2015 Haziran-Temmuz aylarına ilişkin periyodik bakım alacağı nedeniyle düzenlenen 22.06.2015 ve 22.07.2015 tarihli 2 adet faturaya 10.08.2015 tarihli mutabakat mektubuna istinaden dava konusu ilamsız icra takibini başlatmıştır. Takip konusu faturalarda "teslim alan" isim ve imzası bulunmamaktadır. Takip konusu faturalarda belirtilen hizmetin verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir.
Davacı tarafından ibraz edilen 10.08.2015 tarihli mutabakat mektubunda davalının davacıya 30.06.2015 tarihi itibariyle 4.156,60-TL borçlu olduğu belirtilmiş olup, davalının da bu hususta mutabık olduğu anlaşılmakla davacı 10.08.2015 tarihli mutabakat mektubunda belirtilen 4.156,60-TL alacağının kanıtlamıştır.
Ne var ki, 18.08.2015 tarihli mutabakat mektubu davalı yanca kabul edilmediğinden ve davacı tarafından bakiye alacağın ispatı yönünden başkaca delil sunulmadığından davanın 4.156,60-TL asıl alacak üzerinden KISMEN KABULÜNE, takip konusu faturaya dayalı olarak likit (bilinebilir, belirlenebilir) olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Raporda Temmuz 2015 ayına ilişkin bakım faturalarının mevcut olduğunu ve davalıya tebliğ edildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin alacağının 8.307,20-TL olarak belirlendiğini, davalının isticvap davetine rağmen defter sunmadığını, müvekkilinin defterinin usulüne uygun olduğunu, davanın tamamen kabulünün gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalıya verdiği asansör bakım işinden kaynaklanan Haziran-Temmuz 2015 tarihli faturalara dayalı olarak giriştiği takipten dolayı davacının alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı hususlarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında asansör bakım işi nedeniyle bir ticari ilişki olduğu ve davacının davalıya verdiği hizmetten dolayı 11 adet fatura tanzim ettiği ve bu faturalardan 9 tanesinin davalı tarafından ödenip, dava konusu Haziran-Temmuz ayına ilişkin 2 faturanın ödenmediği tartışmasızdır. Bu faturaların davalı şirket çalışanına tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
18.08.2015 tarihli mutabakat mektubunda davalı 30.06.2015 dönemine ilişkin olarak borcunu 4.156,60-TL olarak kabul etmiş, 26.08.2015 tarihli mutabakat mektubunda ise borç bakiyesini 4.153,60-TL olarak güncellemiş, 8.130,20-TL tutarındaki borç hususunda ise mutabık olmadıklarını ifade etmiştir.
İlk derece Mahkemesince, davalının adresi dikkate alınıp talimat yazılarak ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile ilgili işlemlerin tamamlanmasının istenmesi gerekirken, doğrudan başka bir yargı çevresi sınırı içinde bulunan davalının adresine ticari defter ve kayıtlarını sunması için ihtarlı tebligat çıkarılmış olduğu görülmüştür. Bu nedenle Dairemizce, duruşma açılıp, davalının defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere İstanbul Anadolu Nöbetçi Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş, talimat mahkemesince gönderilen HMK'nın 222. maddesine uygun ihtarı içeren tebligata rağmen davalının ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, usulüne uygun olarak tutulan davacı defterleri üzerinde yapılan 15.06.2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının alacağının 8.307,20-TL olduğu tespit edilmiş olup, dosya içeriğine, davacı tarafça sunulan belgelere uygun olarak verilen rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan, HMK'nın 356/2. maddesi uyarınca mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/1090, K. 2021/644, 20 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama