KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
- Esas no
- 2019/2039
- Karar no
- 2023/1906
- Başkan
- ... ...
- Üye
- Doç. Dr. ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21.12.2018
- Esas-karar numarası
- 2012/204 E., 2018/1005 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında 23/08/2010 günlü bakım onarım anlaşması gereğince davalı borçluya ait uçağın talep edilen ve periyodik olarak yapılması gereken bakımlarının yapıldığını, bedelin tahsili için üç adet fatura toplamı olan 112.620,13 TL üzerinden giriştikleri takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkili ile davacı arasında akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının yaptığını ileri sürdüğü işte eksik ve ayıp bulunduğunu, bu konuda dava dışı bir şirketin rapor hazırladığını ve bu eksiklikler nedeniyle 3.000.000,-USD tutarında satış için yaptıkları anlaşmada 150.000,-USD indirim yapmak zorunda kaldıklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince “…taraflar arasında imzalanan bakım ve onarım sözleşmesi gereğince davacı tarafından gerçekleştirilen bakım ve onarım hizmetinin sözleşmeye uygun ve gereği gibi ifa edildiği, sözleşme ve faturada belirtilen hizmet ücretinin tamamına hak kazanılmasını sağlayacak nitelikte olduğu, bu itibarla davacının 26/12/2011 takip tarihi itibari ile 104.356,86 TL asıl alacaklı olduğu,
davalının temerrüde düştüğü tarih itibari ile 1.565,35 TL işlemiş faiz borcunun olduğu tespit edilmiş olup, davalı ... tarafından 1101112 numaralı işlemleri ile bakım/onarımı yapılan uçağı faal ve talep edilmiş olan tüm bakımlar eksiksiz olarak 12/08/2011 tarihinde ... şirketine ait ...
Tesisinde teslim alındığı, teslim tarihinden itibaren uçağın kontrolünün taraflarına ait olup, yapılan bakım ve onarımla ilgili herhangi bir şikayetlerinin olmadığı hususlarının tutanakla davalı tarafça imza altına alındığı…
taraflar arasında imzalanan bakım ve onarım sözleşmesi gereğince davacı tarafından gerçekleştirilen bakım ve onarım hizmetinin sözleşmeye uygun ve gereği gibi ifa edildiği, sözleşme ve faturada belirtilen hizmet ücretinin tamamına hak kazanılmasını sağlayacak nitelikte olduğu, bu itibarla davacının 26/12/2011 takip tarihi itibari ile 104.356,86 TL asıl alacaklı olduğu,
davalının temerrüde düştüğü tarih itibari ile 1.565,35 TL işlemiş faiz borcunun olduğu tespit edilmiş olup, davalı ... tarafından 1101112 numaralı işlemleri ile bakım/onarımı yapılan uçağı faal ve talep edilmiş olan tüm bakımlar eksiksiz olarak 12/08/2011 tarihinde ... şirketine ait ...
Tesisinde teslim alındığı, teslim tarihinden itibaren uçağın kontrolünün taraflarına ait olup, yapılan bakım ve onarımla ilgili herhangi bir şikayetlerinin olmadığı hususlarının tutanakla davalı tarafça imza altına alındığı…
davacının edimini gereği gibi yerine getirdiği ve bakiye alacağının hükme esas alınan 06/07/2018 tarihli bilirkişi kurul raporu ile 104.356,86 TL asıl alacak, 1.565,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105,922,21 TL olduğu…” gerekçesiyle “…itirazın kısmen iptali ile takibin 104.356,86 TL asıl alacak, 1.565,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105,922,21 TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,…” karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde:
- İlk derece mahkemesi kararının hukuka ve “taraflar arasındaki anlaşma ve sözleşmelere” aykırı olduğunu (s.2, başlık no.2),
- Taraflar arasında usulüne uygun biçimde ve yetkililerin imzasını taşıyan bir sözleşme bulunmadığını (s.2, başlık no.3),
- Alınan her üç bilirkişi raporunda farklı sonuçlara varıldığını ve bunlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini,
- Sadece davacının delil olarak dayandığı ve davacı yanca düzenlenen formların dikkate alındığını, bunlarda işin tam yapıldığı yazılı olmakla birlikte fiili durumun bu şekilde olmadığını,
- Davacının müvekkilini yanıltarak bakım ve onarım işlerinin yapıldığını bildirdiğini, oysa bunların yapılmadığını; bu tür işlerin yapıldığı hususunun çıplak gözle saptanamayacağını ve müvekkilinin de bu bakımdan aldatıldığını,
- Uçağın satışı konusundaki görüşmeler sırasında alıcı adayının uçağı ...’ta bulunan ... adlı kuruluşa götürerek muayene ettirdiğini ve eksik ve ayıplı işlerin o sırada ortaya çıktığını,
- Bu eksikliklerin ve buna ilişkin fotoğrafların mahkemece incelenmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
Taraflar arasında uçak bakım ve onarımını konu alan bir sözleşmenin yapıldığı tartışmasızdır. Bu sözleşme yazılı şekil şartına tâbi olmayıp, uçağın teslim edildiği ve teslim alındığı davalının kabulünde olduğundan, sözleşmenin varlığı artık tartışma konusu edilemez.
Dosyadaki bilgilere göre uçak 12/08/2011 günü davalıya teslim edilmiş ve tutanakla davalı temsilcisi tarafından teslim alınmıştır. Uçağın ... adlı kuruluşta incelenmesi 01/09/2011 ile 16/09/2011 günleri arasında gerçekleştirilmiştir. Teslim ile muayene başlangıcı arasında on sekiz gün bulunmaktadır. Davalı yanca davacıya gönderilen ihtarın tarihi ise 26/10/2011 günlüdür. Bu ihtar ise muayenenin bitiminden itibaren kırk gün sonra gönderilmiştir. Makul ihbar süresi aşılmıştır.
Bu açıklamalara ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/2039, K. 2023/1906, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama