KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Esas no
- 2020/1062
- Karar no
- 2024/75
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/11/2019
- Esas-karar numarası
- 2016/56 E.-2019/1017 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
3.043 kelime·15 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili şirketin SPK'na tâbi Gayrimenkul Değerleme Şirketi olduğunu, ... A.Ş. ile 12.04.2013 tarihli "Değerleme Hizmet Sözleşmesi" ile adı geçen bankanın kredi müşterilerince kullanılan kredilerin teminatını oluşturan taşınmazlarla ilgili değerleme raporlarının hazırlanması işini taahhüt ettiğini, bu amaçla Çanakkale ve Balıkesir illerinde gayrimenkul değerleme faaliyetlerinde bulunan davalı ... Tur. San. Tic. Ltd.
Şti. ile "Yerel Ekspertiz Sözleşmesi" konusunda anlaşıldığını, ... ... Şubesinin kredi müşterisi olan davalılardan ...'in kredi talebinde bulunması üzerine, banka tarafından müvekkili şirketten, dava dışı ...'e ait ... nolu taşınmazlar ile ilgili değerleme raporu hazırlamasının istendiğini, müvekkilinin de üstlenilen değerleme raporunun hazırlanması işini davalılardan ... İnş. Planlama ...Ltd.
Şti'nden istediğini, yerel eksper davalı ... tarafından yapılan değerleme sonucu E 11 Blok 1 nolu bağımsız bölümün tamamlanma oranının %100 ve değerinin 315.000,00 TL, F Blok 4 nolu bağımsız bölümün tamamlanma oranının %100 ve değerinin 320.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, dava dışı Banka tarafından bu değerleme raporları esas alınarak bu taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilerek davalı ... ...'e kredi kullandırıldığını, kredi müşterisinin kredi borcunu ödememesi ve kredinin kat edilmesi üzerine anılan banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğünce icra takibi yapıldığını,
icra müdürlüğünce yaptırılan 21.04.2015 tarihli kıymet takdir raporlarında bahse konu taşınmazların tamamlanma oranının %60 ve değerlerinin ayrı ayrı 90.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı ... ... tarafından düzenlenen ekspertiz raporundaki taşınmazlara ait resimlerin ipotek tesis edilen villalara ait olmadığının belirlendiğini, bunun üzerine ...
A.Ş. tarafından müvekkil şirkete 27.07.2015 tarihli ihtarname keşide edilerek aralarındaki Değerleme Hizmet Sözleşmesi'nin 11.7 ve 11.8 maddeleri gereğince bankanın uğradığı 140.000,00 TL. zararın tazmin edilmesinin istendiğini, müvekkilince 29.07.2015 tarihinde 50.000,00 TL, 26.08.2015 tarihinde 50.000,00 TL ve 30.09.2015 tarihinde 40.000,00 TL ödenerek bankanın zararının tazmin edildiğini,
gerçek değerleri toplam 180.000,00 TL olan iki adet villanın değerinin yerel eksper olarak 635.000,00 TL olarak belirlenmesinin emekli olan banka müdürünün de dahil olduğu tüm davalıların çıkar ve işbirliği içinde hareket etmek suretiyle dolandırıcılık gayesiyle yapılabileceğini ileri sürerek, 140.000,00 TL.'nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin ... A.Ş. ...
Şubesinde müdür olarak çalıştığı dönemde diğer davalı ...'in banka şubesinin müşterisi olduğunu, bankaca müşteri kredi için başvurduğunda gerekli teminat/ipotek alınarak kredi verildiğini, sisteme bilgiler girildiğinde sistemin ne kadar kredi verileceğini kendisinin belirlediğini, banka şube müdürü olan müvekkilinin herhangi bir müdahalesi ve yetkisi bulunmadığını, bankada görevli olan yetkililerin, teminatı oluşturacak tapulara bakıp, SPK'ya tabi bağımsız gayrimenkul değerleme şirketlerine taşınmazların değerini tespit ettirip, ipoteği de bankanın avukatları aracılığı ile yaptırdıklarını,
davacı şirket ile Banka arasında akdedilen Değerleme(Ekspertiz) Hizmet Sözleşmesinin 11.5 maddesinde, Değerleme Kuruluşunun hazırladığı değerleme raporunda yer alan her türlü bilgiden sorumlu olduğu, bu bilgilerin doğruluğunun araştırılmış ve doğruluğunun teyit edilmiş olarak bankaca kabul edildiği hususlarının düzenlendiğini, hazırlanan değerleme raporunun hatalı olmasının, davacı şirketin sözleşmenin bu hükmünü yerine getirmediğini kanıtladığını, bankadan ve banka personelinden kaynaklanan bir hata söz konusu olsa idi,
davacı şirketin ödeme yaparken herhangi bir ihtirazi kayıt koyması ya da ödeme yapmaktan kaçınmasının mümkün olabileceğini, yine aynı sözleşmenin 11.17. maddesinde, değerleme kuruluşunun değerleme hizmetini istihdam ettiği değerleme uzmanı personeli eliyle bizzat yerine getirmek zorunda olduğu ve değerleme işinin devir veya temlik edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacı ...
Şirketinin, çözüm ortağı adı altında bir kısım işleri için sözleşmeye aykırı olarak belli bir bölgedeki gayrimenkul değerleme işlerinin devri niteliğindeki işleminden ve sonrasında davacı ... şirketi tarafından hazırlanan bu raporun hatalı olmasından dolayı, ...
Bankasına yapılan ödemenin emekli banka şubesi müdürü müvekkilinden istenmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...: inşaat mühendisi olduğunu, işsiz olduğu bir dönemde Aralık 2012 tarihinde ...
İnşaat bünyesinde ekspertiz hizmeti için teklifte bulunulduğunu ve kabul ettiğini, kendisinin imzası dışında kendisini de denetleyen ve hataya ihmal bırakmayacak bir denetim mekanizması olduğuna ikna olduğunu, SPK lisanslı bir ekspertiz uzmanının imzasının da gerektiğini, kendisinin imzasının formalite icabı olduğunun söylendiğini, tüm imzalardan sonra Banka'nın kontrolüne tabi olduğu ve raporlarda çok titiz oldukları söz konusu olunca ikna olduğunu, ekspertiz uzmanı unvanının olmadığını, ilerleyen zamanlarda işlerin profesyonel ilerlemeyişi ve anlaşma şartlarına uyulmaması nedeniyle ayrılmak istediğini söylediğini,
Nisan 2013'te işten ayrıldıktan sonra SGK kayıtlarından ... İnşaatın sigortasını hala yatırmakta olduğunu farkettiğini ve kapatmalarını rica ettiğini, aynı ay içinde imzalaması için gönderilen raporları imzalamadığını, 30 Nisan 2013'te ... İnşaat'tan sigorta çıkışının yapıldığını, kendisi gibi ...
İnşaat bünyesinde bulunan meslektaşı ...'in evraklarını kendisi askerdeyken kullandıklarını ve bu yüzden davalık olduklarını ve ...'in kazandığını öğrendiğini, kendisinin evraklarının da kullanılabileceği şüphesi ile evraklarını istemek için ... firmasından ... ile iletişime geçmeye çalıştığını ancak kendisine ulaşamadığını, ... firması dışındaki taraflarla irtibatı olmadığını, söz konusu raporda ve başka raporlarda imzasının taklit edildiğini düşündüğünü, bu raporlardaki imzaların araştırılmasını talep ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesince; "...dava dışı bankanın yukarıda ayrıntılı şekilde belirtilen gayrimenkul değerleme raporunu gerçek durumu bilmeden esas alınarak, scoring yöntemine göre davalılardan ...'e toplam 200.000,00 TL kredi kullandırıldığı, mevcut analiz raporlarına göre kredi açılmaması gerektiği, bankanın bu kullandırdığı kredinin tahsil edilememesi nedeniyle raporun düzenlenmesinde sorumluluğu olanlardan talepte bulunabileceği, davacı şirket tarafından, ... tarafından talep edilen miktarı ödemiş olduğu dosyadaki kayıtlardan anlaşıldığı, davacı şirket ile ...
Tur. San. Tic. Ltd.
Şti. arasında bir sözlü anlaşma yapılmış olduğu, dosyada değerleme raporunda davalı ...'ın imzasının bulunmadığı ancak bilgisayar çıktısı şeklinde alınan raporun internet ortamında online olarak gönderilmesinden kaynaklandığı, raporun davalı ... tarafından düzenlendiğinin anlaşıldığı, toplam puanın 25/12/2013 tarihli Kobi analiz raporunda 31/10/2013 tarihli rapora göre düştüğü halde kredi notunun 25/12/2013 tarihli analiz raporunda CCC'den BB'ye nasıl çıktığının izahının dava dışı banka tarafından yapılması gerektiği hususunun bilirkişi raporunda değerlendirildiği,
tüm bu çelişkilere rağmen ... eski şube müdürü ... tarafından söz konusu duruma sebebiyet verildiğine dair dosyada aleyhine değerlendirilebilecek bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmış, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma no:2015/125351, karar no:2015/74622 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında müşteki şirketin gayrimenkul değerleme işi yaptığı, basiretli bir tacirin göstermesi gereken özen ve yükümlülüğü göstermediği gerektiği, müşteki ile şüpheliler arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu nedenle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, şüphelilerin ..., ..., ..., ... olduğu,
karar tarihinin 09/09/2015 olduğu, karara müşteki ....'ni temsilen ... vekili tarafından yapılan itirazının da reddine kesin olarak karar verildiği, banka genel müdürlüğünün davacı şirket ile aralarındaki sözleşme hükümlerine göre tespit ettiği 140.000,00 TL zararı talep ve tahsil ettiği görülmüştür.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma no:2015/125351 karar no:2015/74622 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kesinleşen kararı da incelenmiş, müşteki şirketin gayrimenkul değerleme işi yaptığı, basiretli bir tacirin göstermesi gereken özen ve yükümlülüğü göstermesi gerektiği belirtilerek şüpheli ... yönünden de uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu nedenle, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının belirtildiği görülmüş, söz konusu raporu düzenleyen diğer bir kısım davalılarla birlikte hareket ettiğini gösteren bilgi ve belgeye dosya içinde rastlanmamış, davalılardan ... ...
Şubesi eski müdürü olan davalı ...'ın şube tarafından davalı ...'e açılan kredinin değerlendirilmesinin Scoring Sistemi tarafından gerçekleştirilmesi ve kobi analiz raporundaki bir kısım noksanlıklara rağmen sonuca katkısının bulunmadığı ve olayda sorumluluğunun olmadığı, davalı ...'ın gerçeğe aykırı rapor düzenlemesi nedeniyle ve davacının internet üzerinden e-mail yoluyla temas kurduğu şahıslara görev verdiği, davalı ... ve ... Tur. San. Tic. Ltd.
Şti.'nin müteselsilen sorumlu oldukları" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 140.000,00 TL'nin davalılar ... Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ile ...'tan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın her iki davalı için ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki açıklama ve iddialarını tekrar ederek, İlk derece Mahkemesince davalılar ... ve ... yönünden davanın reddinin usule ve yasaya aykırı olduğunu,
Karara dayanak alınan bilirkişi raporundaki banka müdürü olan davalı ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki görüşün de doğru olmadığını, ... Bankası ... Şubesi tarafından hazırlanan ve dosyaya celp edilen KOBİ analiz raporlarında, kredi kullanan davalı ... ile
ilgili 31.10.2013 tarihli analiz raporuna göre kredi notunun "CCC" olarak belirtilmesine rağmen, iki ay sonra düzenlenen 25.12.2013 tarihli analiz raporunda kredi notunun "BB"ye çıkarılmasının makul karşılanamayacağını, kredi notunun düştüğü dikkate alındığında anılan tarihte banka müdürü olan davalı ...'ın kredinin geri ödenmemesi halinde davacı tarafından tazmin edileceği düşüncesiyle kredi açılmasına göz yumduğu, hatta bu düşünceyle 150.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesindeki bahse konu limiti dahi 100.000,00 TL artırılarak
250.000,00 TL'ye çıkardığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu, dosyaya örneği gönderilen kredi dosyası içinde bulunması
gereken zorunlu belgelerin okunaksız olması, şahsi kefalet alma gereği bile duyulmaması ve
hatta kredi müşterisi davalı ...'in Yozgat ... Bankasındaki bir
başka usulsüz kredi nedeniyle banka müfettişleri tarafından hakkında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunulduğu dikkate alındığında, davalı ...'ın geri dönüşü olamayacak bir kredinin açılması amacıyla çaba sarfettiğinin anlaşıldığını, davalı banka müdürü ...'ın bu gerçekten haberi olmamasının ve banka sisteminde bu bilgiye ulaşmasının mümkün olmadığını, gayrimenkul değerleme raporlarında sahtecilik yapılmasa dahi, iki ay
içerisinde kredi notu düşen davalı ...'e kısa vadeli kredinin bile açılmaması gerektiğini,
Yine ... Bankasının kredi açmasına dayanak olarak gösterdiği KOBİ analiz raporlarındaki puanların hangi belgelerin ve verilerin dikkate alınması suretiyle oluşturulduğunun da belli olmadığını, dolayısıyla herhangi bir belge ve rakamlara dayanmayan puanlamanın da soyut olarak oluşturulduğunun anlaşılabildiğini, İlk derece Mahkemesince ... Bankasından KOBİ analiz
raporlarındaki puanların dayanağı olan veri ve belgelerin celbi ile yanlış verilerin
sisteme girilerek kredi verilmesinin sağlandığı ortaya çıkacak iken, bu bilgi ve belgeler celp edilmeden karar verilmesinin eksik incelemeye dayandığını,
Dava açılmasına neden olan ekspertiz raporlarının çözüm ortağı durumundaki diğer davalı ... şirketinde çalışan
... tarafından hazırlandığını, davalı ... şirketi tarafından müvekkili şirkete gönderilen 04.10.2013 tarihli mail ile "...'ın ... Bankasına tanımlanabilecek değerleme uzmanı olduğu"nun bildirilmesi ve ...'ın özgeçmişi
ve diplomasının da gönderilmesi üzerine, müvekkil şirket tarafından davalı ...'ın ... sistemine Tekirdağ Bölgesindeki "çözüm ortağı" olarak tanımlanması suretiyle müvekkili ile davalı şirket arasında çözüm ortağı/yerel ekspertiz raporunun akdedildiğini, bunun üzerine ... Bankasının Ekspertiz Birimi tarafından, davalı ...'ın
özgeçmişinde belirtilen cep telefonuna kullanılan sistem şifresinin bildirilmesi
sonrasında, ismi geçen davalı tarafından hazırlanan gayrimenkul değerleme raporlarının müvekkil şirkete gönderildiğini, müvekkili şirkette görevli değerleme uzmanları vasıtasıyla bahse konu değerleme raporlarının kontrol edilerek
onaylanmasından sonra, çözüm ortağının düzenlediği bahse konu değerleme raporlarının bankanın yazılım sistemine gönderildiğini,
Davalı ... vekilinin "davacı şirketin değerleme işini diğer davalı şirkete devir ettiği, bunun davacı şirket ile dava dışı banka arasındaki sözleşmenin 11.17. maddesine aykırı olduğu" yönündeki savunmasının da doğru olmadığını, müvekkili şirketin kuruluş adresi Ankara olup, SPK'ya bağlı bütün değerleme şirketlerinde olduğu gibi, müvekkili şirketin de diğer şehirlerde bulunan taşınmazlarla ilgili değerleme raporlarını o bölgede bulunan "çözüm ortakları" vasıtasıyla yaptığını, müvekkili şirket
tarafından "çözüm ortağı" vasıtasıyla hazırlanan değerleme raporlarının kontrol edilip onaylandığı dikkate alındığında, somut olayda müvekkili ile ... Bankası arasında akdedilen
Değerleme Hizmet Sözleşmesinin 11.17. maddesinin ihlâl edilmediğinin anlaşıldığını,
Müvekkilinin davalı ...'in bankaya olan borcunu ödediği sabitken, ismi geçen davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin Mahkemenin
dava dosyasını hiç incelemeden, gerçek sorumluları tespit etmeden, eksik inceleme ile adil yargılama hakkını ihlâl ederek karar verdiğini gösterdiğini,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının davalılar ... ve ... ile ilgili kısmının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek, müvekkiline ... Tur. San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde ekspertizlik hizmeti için teklifte bulunulduğunu ve müvekkilince iş sözleşmesinin kabul edildiğini, fakat müvekkilinin bu işi yapabilecek deneyimde olup olmaması bakımından hiçbir araştırmaya girişilmediğini ve bu işle alakalı herhangi bir eğitim de verilmediğini, müvekkilinin yeni mezun olduğu,
iş arayan ve deneyim kazanmak isteyen bir mühendis olduğunun o tarihteki özgeçmiş formundan görüldüğünü, işveren-işçi ilişkisi kurulmasının üzerinden çok geçmeden anlaşma şartlarında uyuşulmamasında kaynaklı müvekkilinin Şubat 2013 tarihinde iş akdini sonlandırmak istediğini beyan ettiğini ve Nisan 2013 tarihinde işten ayrıldığını, belli bir süre sonra iş akdi sonlanmış olmasına rağmen sigorta kaydının halen devam etmekte olduğu ve ... İnş. Ltd.
Şti.’nin sigorta primlerini yatırmakta olduğunun müvekkili tarafından fark edildiğini, kapatmaları konusunda irtibata geçildiğini, işten çıkmış olduğu halde primlerinin devam ettirildiği ve kendisine tanımlı eksper sisteminin kullanılmasının mümkün göründüğünü, Nisan ayı içerisinde müvekkiline imzalaması için kendisinin hazırlamadığı bir rapor yollandığını fakat müvekkili tarafından imzalanmadığını, müvekkilinin ... Tur. San. Tic. Ltd.
Şti. bünyesinde çalışmış olan ... adlı kişinin de askerdeyken evraklarının kullanıldığını ve davalı olduklarını öğrenmesi üzerine evraklarını geri almak amacıyla ... Tur. San. Tic. Ltd.
Şti. yetkilisi ... adlı şahısla iletişime geçmeye çalıştığını fakat kendisine ulaşamadığını, müvekkilinin ısrarı üzerine 30.04.2013 tarihinde SGK çıkış kaydının yapıldığını, davaya konu iki adet ekspertiz raporunun 09.10.2013 tarihli olduğu dikkate alındığında müvekkili ile alakası bulunmadığını, raporların müvekkili sistemi kullanılarak yapılmış olduğu ve sorumluluğun müvekkili üzerine bırakılmaya çalışıldığının açık olduğunu, raporlar online gönderilmiş olsa dahi ilgili banka tarafından arşivlenerek saklanması gerektiğini, müvekkilinin imzası ile ilgili araştırma yapılması taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini,
bahse konu raporun altında imzası bulunması gereken diğer uzmanların davaya dahil edilmemesi ve sorumluluklarının doğmamasının akıl ve mantık dışı olduğunu, Mahkemece bilgisayar çıktısı şeklinde alından raporun internet ortamına online olarak gönderildiği ve raporun müvekkili tarafından gerçeğe aykırı düzenlenmesi sebebiyle sorumlu olduğunun kabul edildiğini ancak hiç bir somut delil gösterilmediğini, müvekkilinin özgeçmiş bilgilerinde değişiklikler yapıldığını ve iş akdinin sonlanmasından sonraki dönemde sistemi kullanılarak müvekkili adına değerleme raporu hazırlandığını,
Davacı şirket ile ... Bankası A.Ş. arasındaki Değerleme Hizmet sözleşmesinin 11.5 maddesindeki "Değerleme Kuruluşu hazırladığı değerleme raporunda yer alan her türlü bilgiden sorumludur. Banka değerleme raporunda yer alan her türlü bilgiyi, araştırılmış ve doğruluğu teyit edilmiş olarak kabul eder." hükmü uyarınca değerleme raporundan davacı şirketin sorumlu olduğunu, Bankanın ise değerleme raporundaki bilgilerin doğruluğunu tespit ettiği ve rapordan kaynaklı hataları ileri süremeyeceğinin sözleşme ile sabit olduğunu,
Sözleşmenin 11.17 maddesi uyarınca değerleme işinin Değerleme Şirketi bünyesinde çalışan, mesleki bilgileri ve yeterliliği bulunan uzman kişilerce yapılması gerektiğini, bu maddenin ihlâl edildiğini, davacı şirket ile ... Tur. San. Tic. Ltd. Şti. arasında yazılı bir sözleşme yapılmadığını, müvekkilinin davacı şirket ile bir bağlantısının olmadığını, davacı şirketin mail yoluyla iletişime geçtiği şahıslara görev verdiğini ve ... Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ve müvekkili hakkında bir değerlendirme yapmadığını,
... Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili ...’a ait olduğu belirtilen özgeçmiş formunun işten ayrılmış olmasına rağmen müvekkilinden habersiz davacı ...'ye mail olarak gönderildiğini ve banka tarafından müvekkilinin uzman olarak tanımlandığını, sözü geçen özgeçmiş formundaki iletişim bilgilerinin müvekkilinin gerçek bilgileriyle uyuşmadığını,
Sisteme tanımlı olduğu belirtilen telefon numarasının müvekkiline ait olmadığını, özgeçmiş formundaki mail adresinin de müvekkiline ait olmadığını mail adresinin davalı şirket maili olduğu, mailin ... Tur. San. Tic. Ltd.
Şti. yönetim kurulu üyesi ... tarafından kullanıldığının görüldüğünü, müvekkilinin iş akdinin 30.04.2013 tarihinde sonlandırılmasından sonra 04.10.2013 tarihinde özgeçmişin atıldığını, ekspertiz raporlarının da 09.10.2013 tarihli olduğunu, özgeçmiş ile ilgili yapılan bütün işlemler için sorumluluğun ... Tur. San. Tic. Ltd.
Şti.'ye ait olduğunu, her bir sayfasında ıslak imza bulunması gereken değerleme raporlarının mahkemece ilgili bankadan defaatle talep edilmesine rağmen gönderilmediğini, bu durumun banka ve ilgili müdürün (...) sorumluluğunu doğurduğunu, bilirkişi raporunda "Kobi analiz raporlarında dayanağı olan veri ve belgelerin celbi gerektiği, ancak bahse konu bu veri ve belgelerin celp edilmesi halinde yanlış verilerin sisteme girilerek kredi verilip verilmediğinin anlaşılabileceği, kredi kullanan davalı ... ... ile ilgili 31.10.2013 tarihli analiz raporunda kredi notunun ‘CCC’ olarak belirtilmesine rağmen,
kredi puanı düştüğü halde iki ay sonra düzenlenen 25.12.2013 tarihli analiz raporunda ise kredi notunun ‘BB’ çıkarılmasının normal bir durum olmadığı, ayrıca 31.10.2013 ile 25.12.2013 tarihli her iki KOBİ analiz raporunda da mali kriter sıfır ‘0,00’ olmasına rağmen davalı ...’e kredi açılmasında hiçbir mali kriterin dikkate alınmadığının anlaşıldığı, kaldı ki banka müfettişi ... tarafından davalı ... hakkında düzenlenen Kanuni Soruşturma Raporu dikkate alındığında Kobi Analiz Raporundaki ‘maddi olmayan kriterler’ puanının da hatalı olduğu anlaşıldığı, yine Mali Kriterler Puanı 0,00 olan bir rapora analiz raporu denemeyeceği, dolayısıyla ...
Şubesi eski müdürü davalı ...’ın gerçeğe aykırı ekspertiz raporları düzenlenmesinde diğer davalılarla işbirliği içinde hareket edip etmediğinin......'e açılan krediye ait Kobi Analiz Raporlarının gerçek rakamlara dayanılıp dayanılmadığının tespiti gerektiği, dolayısıyla bu yöndeki tespit ve belgelerin celbinden sonra davalılardan ...'ın sorumlu olup olmadığının açıklığa kavuşabileceği..." yönünde görüş bildirildiğini, kredi notu düştüğü gözüken 31.10.2013 tarihli raporda 150.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesindeki limiti 100.000,00 TL arttırılarak 250.000,00 TL'ye çıkarılmasını sağlamış olduğunun raporlardan anlaşıldığını,
buna rağmen sadece müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu,
Kredi müşterisi ... hakkında, ... Şubesinde usulsüz kredi nedeniyle banka müfettişleri tarafından hakkında resmi evrakta sahtecilik (5237 sayılı TCK m. 204) ve nitelikli dolandırıcılık (5237 sayılı TCK m. 158) suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunulduğunun davalı banka müdürü ... tarafından bilinilmediği, bilinseydi kredi açılmayacağı hususlarının izah edildiğini ancak bankaların kullandığı sistemler dikkate alındığında davalı banka müdürünün bu denli önemli bir bilgiye kolaylıkla erişebileceğini, bu nedenle sorumlu olmadığı hakkındaki kararın hukuka aykırı olduğunu,
Davalı ...'in kredi talebi üzerine ...'e ait taşınmaz üzerinde ipotek kurulduğunu, değerleme raporunda kat irtifakı kurulu bulunan taşınmazın %100'ünün tamamlandığının belirtildiğini, davalı ...'ın taşınmaz kat irtifakı halinde olmasına rağmen %100'ü tamamlanmış gözüken bir raporun hatalı olacağını anlayıp işlem yapmaması gerektiğini,
Davaya konu olan gerçek dışı Değerleme Raporunun hazırlanmasının hiçbir aşamasında, müvekkilinin hiç bir katılımının olmadığını, davacı şirketin ... Bankası ile aralarındaki sözleşme hükümlerini ihlâl etmiş olması sebebiyle Bankaya 140.000,00 TL ödediğini ancak sorumluluğunu görmezden gelerek işbu davayı açtığını,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, dava dışı Bankaya gayrimenkul değerleme raporu hazırlanması işini üstlenen davacının, hazırlanan gayrimenkul değerleme raporunun hatalı olması nedeniyle Bankaya ödediği tutarın, bu işi yaptırdığı şirket ve çalışanı ile krediyi kullanan ve ilgili banka müdüründen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/01/2024
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1062, K. 2024/75, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama