KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Esas no
- 2020/1309
- Karar no
- 2024/1763
- Başkan
- ... ...
- Üye
- Doç. Dr. ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 27/11/2019
- Esas-karar numarası
- 2018/889 E., 2019/1094 K.
- Davacı
- —
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında mobil araç filo takibi yapan cihazların araç takip hizmeti almak isteyen müşterilere ait araçlara monte edilmesi, cihazların aktivasyonu, cihazlara yazılım yüklenmesi, cihazlardan gelen verilerin işlenmesi, mobil uygulama ve web uygulaması üzerinden takip edilmesi, web uygulaması üzerinden rapor alınması hususlarında işbirliği yapmak üzere sözleşme imzalandığını,
Bu sözleşmeye göre taraflar arasındaki karşılıklı ödemelerin her ayın ilk beş günü içerisinde yapılacağını, davalı yanca ödenmesi gereken tutarların hep parçalar halinde kısmi ödeme olarak yapıldığını, bunun üzerine davalı hakkında Ankara 17. İcra Dairesinin 2018/13101 sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yargılamaya katılmamış, cevap da vermemiştir.
İlk derece mahkemesince" Dava Ankara 17. İcra Müdürlüğünün [Dairesinin] 2018/13101 sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ilişkin dava olup, icra dosyası incelendiğinde; toplam 74.966,49 TL asıl alacak tutarlı cari hesap ekstresinden kaynaklanan ilamsız icra takibi dosyası olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 06/03/2019 tarihli duruşmada davacı vekiline müvekkili şirketin ticari defterlerini ibrazı için 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadığı ayrıca mahkeme denetimine elverişli mazerette sunmadığı, sürenin sona ermesinden çok sonra ki bir tarih olan 22/10/2019 tarihli dilekçe ile bu hususta mazaret sunduğu ve 03/07/2019 tarihinde askerlik görevini ifa ettiğinden ibraz emrini yerine getiremediğini bildirmiş ise de mahkememizce verilen ibraz emri süresinin 06/03/2019 tarihinden itibaren iki hafta olduğu,
03/07/2019 tarihinde ise ibras süresinin sona ermiş olduğu anlaşılmakla ve davacı tarafça davasını ispatlayabilecek herhangi bir delil ibraz edilmediği görülmekle ispatlanamayan davanın reddine"
Davacı vekili istinaf dilekçesinde : -Mahkeme tarafından 06//03/2019 tarihinde davacıya müvekkiline ait ticari defterleri sunması veya ticari defterlerin bulunduğu yer ile irtibat kurulacak kişi isim adres ve telefon numarasını bildirmesi bakımından verilen 2 haftalık kesin süre verildiği ancak kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının kendilerine ihtar edilmediğini, -Dava dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşme ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemelere ilişkin dekontların dosyaya sunulduğu, ancak mahkeme tarafından bu delillerin incelenmediğini bildirerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
Dava, araç takip sistemine ilişkin parçaların montajı ve takip işlerinin sürdürülmesi işlerini konu alan eser ve vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle davacının davasını ispatlayabilecek bir delili dosyaya ibraz etmediğinin anlaşılmasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1309, K. 2024/1763, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama