KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Esas no
- 2020/1368
- Karar no
- 2025/1250
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/03/2020
- Esas-karar numarası
- 2018/744E., 2020/193K.
- Dava
- İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 26/12/2025
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davalının 22.02.2014 tarihli şartlı üyelik taahhütnamesi ve muvafakatname ile müvekkili kooperatifin 54 nolu şartlı üyesi olduğunu, her ortak gibi aidat borcundan sorumlu olduğu, davalının yasal yükümünü yerine getirmesi yerine aleyhine yapılan takibi itiraz edip takibin durmasına sağlamasının kötüniyetinin göstergesi olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve kendisinin %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; yapılan takibin ve açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin davacı kooperatif tarafından ihraç edildiğini, davacının bu davadan ve müvekkilinin ihracından söz etmemekle birlikte kötüniyetli davrandığını ve TMK.m.2 uyarınca kötüniyetin kanun tarafından konulamayacağını, davacının söz konusu dava dosyasına sunduğu cevap ve diğer beyan dilekçelerinde müvekkilinin şartlı üye yapıldığının belirtildiğini ve bir kısım üyelik haklarından yararlandırılmasının söz konusu olmadığının iddia edildiğini, bu durumda takibe konu alacaklardan da müvekkilinin sorumlu olamayacağını ileri sürerek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince " davacı tarafın, icra takibinden kaynaklanan ve bilirkişi raporu ile hesaplanan alacakları için icra takibi yapmakta haklı olduğu, fazlaya ilişkin olarak davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde bulunduğu, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından bilirkişi raporunda hesaplanan alacak miktarı üzerinden itirazın kısmen iptali ile 15.919,99-TL üzerinden icra takibinin devamına, asıl alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi ile fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın kabulü oranında yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda asıl alacakları yönünde faiz hesaplaması yapılmadığını, icra inkar tazminatı taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalıya gönderilen ihtarnamenin nazara alınmadığını, mahkemece işlemiş faiz başlangıcı ve miktarının hatalı değerlendirildiğini, mahkemenin gerekçeli kararında hesaplama hatası bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğinin kötüniyetli olarak saklandığını, müvekkiline zaten ödemiş olduğu aidat payına ilişkin borç yüklenildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1368, K. 2025/1250, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama