KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Esas no
- 2020/1774
- Karar no
- 2024/985
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15.09.2020
- Esas-karar numarası
- 2019/489 E., 2020/382 K.
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - (E-tebligat
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... - (E-tebligat
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin Aysun Gündüz'e ait kooperatif ortaklığını devralmak suretiyle 29.09.2000 tarihinde kooperatife ortak olduğunu, daha sonra "Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi" ile bu ortaklığı ve hisseyi ...'e devrettiğini, kooperatif yönetimince bahçe katlarının kooperatif ortağı olduğuna yönelik karar alındığını, devre konu taşınmazın A-18 numaralı daire olduğunu, mevcut kooperatif yönetiminin imar barışı süresinde bahçe kat sahiplerini yok sayarak kömürlük ve depo olarak göstermek suretiyle tapu kayıtlarının yapılmasına engel olduğunu, müvekkilinin kooperatif ortağı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini,
karar doğrultusunda kooperatife gönderilen ihtarnameye kooperatifçe verilen yanıtta ortaklığının kabul edilmediğinin bildirildiğini, bu suretle müvekkilinin ve aynı durumdaki kişilerin ortaklığının yok sayıldığını, toplantılara çağrılmadığını, ayrıca yapı kayıt belgelerinin gerçeğe aykırı olması nedeniyle Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne başvurulduğunu, daha sonra konunun Ankara 10. İdare Mahkemesi'ne götürüldüğünü, gerçeğe aykırı olarak çizilen projeler nedeniyle Ankara Batı C.
Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/78 D. İş dosyasına sunulan raporda, yapının mesken olarak kullanıldığının tespit edildiğini beyan ederek müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava şartı ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, KK. ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde kooperatife ait 19 ve 20 parsel üzerine 84 daire inşa etmek için gerekli izinlerin alınıp inşaatın tamamlandığını ve ortaklara kura ile dağıtıldığını, davacının bu tür ortaklardan olmadığını, anasözleşmeye aykırı surette 84 dairenin eklentisi olan bodrum konumundaki yerlerin daireye çevrilmesi sonucunda üretilen dairelerin kendisine tahsis edilmiş gibi gösterildiğini, 19 ve 20 parsel üzerindeki 84 dairenin tapularının alındığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin genel kurul kararı ile kooperatife peşin bedel ödemek suretiyle ortak alınmasına karar verilerek bu konuda yönetim kurulunun da yetkili kılındığı, davacının ortak olarak kabulüne ilişkin yönetim kurulunun açık kararının bulunduğu, davacı tarafından ortaklık devredilmiş ise de ortaklığı devralan ... in açtığı dava sonucu ortaklığın ...e iade edilmiş olduğu,
tespit hükmü içermese dahi kesinleşmiş mahkeme kararı ile ortaklığın davacıya iade edildiğinin kabulü gerektiği, üyeliğe bağlı taşınmazın konut olarak kullanılmasının projeye aykırı olması hususunda davacının kusuru bulunmadığı, normal daire statüsünde olmayan taşınmazların tadilatı ile satılmasına kooperatifçe karar verildiğinden sonuçlarına da davalı kooperatifçe katlanılması gerektiği, bu hususun üyelik tesisi işlemlerini geçersiz kılmayacağı, nitekim Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/78 değişik iş sayılı dosyasında da tespit edildiği üzere taşınmazın fiilen de davacı tarafından kullanıldığı,
kooperatifler hukukunun açık kapı ilkesi gereği davacının davalı kooperatife üye olduğunun kabulü gerektiği, ortaklığın niteliğine göre davalı kooperatifin parasal edimleri talep hakkının saklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Genel kurul ve karar defterleri detaylı incelediğinde, davacının üyelik başvurusunun olmadığının ve üyeliğe kayıt edildiğine ilişkin bir karar veya belgenin de bulunmadığının görüleceğini, davacının delil olarak gösterdiği belgelerin kanunen herhangi bir hak sahipliği oluşturmadığını, ayrıca belgelerin doğruluğunun şüpheli olduğunu, davacının hak sahipliği iddia ettiği kısmın eklenti olduğunu, kooperatif üyelerinin davacıyı hiçbir zaman üye olarak kabul etmediğini, 2005 sonrası kooperatif yönetiminin değişmesinden bu güne kadar davacının ne kooperatif aidatı ödediğini ne de üyelik sıfatının gerektirdiği işlemlere katıldığını;
Bilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluşturulduğunu ve hak sahipliğini tespite yönelik hukuki delil niteliği bulunmadığını, rapordaki tüm değerlendirmelerin eski bir takım hazırun cetvelleri ve mizan sayfaları esas alınarak yapıldığını;
Bilirkişinin davacının şartlı üyelik iddiasını kabul ediyorsa, şartlı üye olma talebinde bulunan davacının üyelik şartını yerine getirip getirmediğini incelemesi, dosya içerisinde üyelik şartının gerçekleştiğini gösterir hiçbir belgenin sunulmadığının farkına varması ve bu sebeple davacının üye sıfatını kazanamadığını raporlaması gerektiğini, ancak raporda bu durumların hiçbirinin dikkate alınmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 04.07.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1774, K. 2024/985, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama