KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (E Sasıincelemeden Kararınkaldırılmas I)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/2008 - 2025/1264
- Esas no
- 2020/2008
- Karar no
- 2025/1264
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2020
- Esas-karar numarası
- 2015/1166E., 2020/343K.
- Dava/şikayet
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Yazım tarihi
- 25/12/2025
Karar Metni
785 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davacı sigorta şirketi tarafından ... marka Panel Serme Makinesi ile ilgili olarak makine kırılması sigorta poliçesinin düzenlendiğini, davalı ...'ye ait lokomotifin davacı tarafından makine kırılması sigorta poliçesi düzenlenen panel serme makinesine çarpması sonucunda hasar meydana geldiğini, meydana gelen zarar miktarının 57.800,98 Euro olduğunu ileri sürerek davacı tarafından sigortalısına ödenen 57.800,85 Euro tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve ... şirketleri adına ... - ... - ... İş Ortaklığı vekili; davalı şirketlerin meydana gelen hasara ilişkin herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, iş makinesini çalıştıran dava dışı ... İnşaat ve Sanayi Limited Şirketinin kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, diğer davalılar ile imzalanan protokolün 4. maddesi hükmü gereğince meydana gelen zarar ile ilgilerinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "... davacı tarafından makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalanan poliçe kapsamındaki makinenin meydana gelen kaza sonucunda hasar gördüğü, davacı sigorta şirketi tarafından hasara ilişkin olarak sözleşme kapsamında dava dışı ihbar olunan ...
Taahhüt İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketine hasar ödemesinin yapıldığı, dosya kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişkiyi giderir ve Yargıtay kararları uyarınca kesin nitelikte bulunan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre davalılara yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği, davacı sigorta şirketinin meydana gelen hasar nedeniyle yapmış olduğu ödemeyi ancak kusuru oranında ilgililerden talep etme hakkının bulunduğu,
4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 16/2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olan rapora göre davalıların kusursuz olmaları nedeniyle dava konusu poliçe kapsamında bulunan makinede meydana gelen hasardan davalıların sorumluluklarının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine ..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde: işverenlerin işletmeci olarak sorumlulukları değerlendirilmediği gibi işveren olarak TBK 66. madde uyarınca kusursuz sorumlulukları da irdelenmeden, işçilerin şahsi kusurları değerlendirilerek kararın kurulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemenin davalılardan rücuen tahsili taleplidir.
Mahkemece, kusurun yalnızca makine operatörü ve şantiye şefine ait olduğu, davalı şirketlerin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalılar ile ihbar olunan ... İnşaat Ltd.Şti arasında taşeronluk sözleşmesinin olduğu, davalılara ait inşaat sahasında kullanılan iş makinesinin, tünel içerisinde park halinde bırakıldığı, olay sırasında şantiye şefinin ve diğer çalışanların olay yerinde bulunmadığı, bu sırada davalı ...'ye ait trenin iş makinesine çarpması sonucu hasarın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Asıl işveren ve taşeronluk ilişkisinin bulunması halinde, kendisine ait işi bir başka kişiye yaptıran kişi ya da kurum, alt işverenin (taşeronun) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile müteselsilen sorumlu olacaktır.
Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66.maddesi uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında, kusurlu bulunan makine operatörü ve şantiye şefinin davalı şirketlerin veyahut ihbar olunan alt taşeron şirketinin çalışanı olup olmadıkları belirleyici nitelikte olup kusurlu kişilerin davalı şirket çalışanı olması halinde davalıların işveren sıfatıyla doğrudan sorumluluğu olacaktır.
Mahkemece, kusurlu bulunan operatör ve şantiye şefinin hangi şirket bünyesinde çalıştığı, davalılar ve ihbar olunan şirket arasındaki alt taşeronluk sözleşmesi ve adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında kusurun hangi işverene izafe edileceği hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Buna göre Dairemizce, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, esası incelemeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/2008, K. 2025/1264, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama