İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/331 K.2024/694

Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme…

Esas2020/331Karar2024/694Tarih8 Mayıs 2024Okuma9 dk · 1.878 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)

Karar tarihi
8 Mayıs 2024
Esas no
2020/331
Karar no
2024/694
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın
—
Mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
02.12.2019
Esas-karar numarası
2018/7E., 2019/908K.
Davacı
—
Vekili
Av. ... - E tebligat
Davalı
...
Vekili
Av. ... -E tebligat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.878 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 2008 yılından beri devam eden ... Madencilik Sanayii ve Tic. A.Ş. İnşaat Bakım Onarım Sözleşmesi”, 01/03/2014 tarihli "...

Çevre ve Bahçe Bakım İşleri Sözleşmesi” ile 01/11/2014 tarihli, “...nin "Fabrika Sahasındaki Demir Cevherlerinin Yüklenmesi, Taşınması ve Stoklanması İşine ait Hizmet Sözleşmesi” düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmiş iken davalının edimlerini eksik yerine getirdiğini, müvekkilinin ek maliyet gerektiren bir çok işi davalının talimatı ile ve ücretinin ödeneceği belirtilmesi üzerine yerine getirmesine rağmen ödemelerin yapılmadığını, davalıdan noter ihtarı ile alacaklarının talep edildiğini ve alacaklarına ilişkin fatura düzenlendiğini, toplam 1.054.920,00 TL alacağın ödenmesinin talep edildiğini,

davalının söz konusu faturaları iade ettiğini ve hiç bir borcun olmadığının iddia edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, vergi diliminin ve asgari ücretin haksız hesaplanmasından doğan zarar için 100,00 TL, yemek fiyat artışının hak edişe yansıtılmaması nedeniyle 100,00 TL, yükleme sözleşmesinde belirtilen tolerans dışında olan ve gerçekleşen maliyetin altında kalmasından 2 yıllık zarar bedeli olarak 100,00 TL, sözleşmede yer almayan işin sözleşmedeki poza uyarlanması sonucu doğan zarar için 100,00 TL, sözleşmede yer almayan loder çalıştırılmasından doğan zarar için 100,00 TL,

fazladan alınmak zorunda kalınan loader alım maliyeti 100,00 TL, davalının işçi olarak kaydettirdiği kişi için ödenen 100,00 TL, zorunlu çalıştırılana gönderilen ödemelerin hak edişten mahsup edilmesi nedeniyle 100,00 TL, zorunlu çalıştırılanın yakıt giderleri nedeniyle hak edişten kesilen 100,00 TL, 2008 yılından-2016 yılına kadar 2 adet sözleşmeden doğan eskalasyon bedeli 100,00 TL olmak üzere 1000,00 TL'nin 19.10.2016 tarihinden ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile tahsiline (eskalason bedelinden doğan zararlar için dava tarihinden itibaren olmak üzere) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; taraflar arasında davacının belirttiği sözleşmelerin imzalandığını, davacının sözleşme kapsamında yerine getirdiği tüm edimlerinin karşılığını aldığını, 9 yıllık çalışma nedeniyle 108 hak ediş yapıldığını ve hak edişlerinin karşılığının davacıya ödendiğini, davacının hak edişlere hiç bir itirazının bulunmadığını, davacı sözleşmeler sona erdikten sonra ve tüm ödemeler mutabakat ile ödendikten sonra sözleşme içi ve sözleşme dışı alacağının olduğunu belirterek müvekkiline fatura gönderdiğini, davacının amacının hak aramak değil,

müvekkili firmanın 2016 yılı Eylül ayında açtığı “Kaba Artık ve Yükleme İşleri” ihalesine ön yeterlilik sağlayamaması nedeniyle ihaleden elenmesi, mevcut sözleşmelerin süresinin dolmuş olması ve yeni sözleşmenin yapılmayacak olduğunun anlaşılması karşısında bir şeyler alabilmek olduğunu, davacının davasında 2008-2016 yılları arasında bağıtlanan sözleşmeden bahsetmiş ise de kastedilenin hangi sözleşme olduğunun netleştirilmediğini, buna rağmen davacının belirttiği sözleşmenin taraflar arasındaki “İnşaat Bakım ve Onarım Sözleşmesi” olduğu kabul edilerek açıklama yapılacağını,

taraflar arasındaki sözleşmenin her sene bağıtlanarak tarafların yükümlülüklerinin belirlendiğini, en son sözleşmenin ise 15/01/2015-31/12/2015 tarihleri arasında yürürlükte kaldığını, sözleşme bedelinin 25.976,00 TL/Ay +KDV olarak kararlaştırıldığını ve toplam bedelin 298.724 TL+ KDV olduğunu, davacının mutabık kalınan bu bedel üstünde ayrıca vergilerden ve asgari ücret artışından kaynaklanan ek maliyetler talep ettiğini, davacının sözleşmede müvekkiline yüklenmeyen, maliyetlerden sorumlu tutulamayacağını, yine davacı firmaların işçilerin yemeğine ilişkin hususlarda da taraflar arasındaki sözleşemede bağıtlanmış bir hüküm bulunmadığını,

davacı işçilerinin yemeğini 3. kişilerden temin edebileceği gibi müvekkilinin yemekhanesinden de ücreti mukabilinde temin edebileceğini, davacının da müvekkilinin yemekhanesinden temin ettiğinden, yemek bedellerinin hak edişlerinden indirildiğini, davacının da buna itiraz etmediğini, kaldı ki yemek fiyatlarının müvekkilinin işçilerine ilişkin yemek fiyatları ile farklılık göstermediğini, bu nedenle buna ilişkin taleplerinin de haksız olduğunu,

yine davacının dilekçesinde 01/11/2014 tarihli yükleme işinde teknik ünite tarafından tesisteki üretim miktarları ve geçmiş yıllardan yapılan bu iş ile alakalı işler baz alınarak yapılacak her bir iş için farklı bir poz numarası ve iş tarifi ile +- %25 tolerans öngörüldüğünden teklif edilen her bir poz numaralı iş için ayrı ayrı fiyat verilerek oluşan zararı talep ettiğini, bu talebinin de sözleşenin 8. maddesi gereğince haksız olduğunu, sözleşmenin 8. maddesinin işin az yapılması veya fazla yapılması olasılığına göre konulduğu ve sözleşme gereğince bu durumda ödeme yapılırken gerçekleşen imalat miktarının esas alındığını,

müvekkilinin yapılmayan işlere karşılık 231.000 TL ödemesi söz konusu olmadığı gibi sözleşme gereğince de böyle bir hesaplamanın ve ödemenin mümkün olmadığını, davacının yapmış olduğu işinde sözleşmeden belirtilen opsiyonlar içerisinde kaldığını, bu nedenle zarar talep edemeyeceğini, yine davacı tarafından sözleşmede yer almayan hizmetler açısından doğan zararından bahsetmiş ise de bu durum hakkında davacının açıklamada bulunması halinde cevap verebileceklerini, yine davacının loader çalışmasından kaynaklanan zararlarından bahsettiğini, bu zararının da anlaşılmadığını, loader almadan kayanaklanan zararlarını kabul etmediklerini,

sözleşme gereğince davacının yapılacak iş için gerekli ve yeterli ekipmanı sağlayarak, iş alanında kullanılacak araçlar listesini, imzalı ve firma kaşeli olarak müvekkiline ibraz ettiğini, müvekkilinin sözleşme dışında başka bir araç talebinin olmadığını, öte yadan davacının işçisi ... isimli şahsın müvekkili firmaya mal edilerek zarar talep edilmesinin de kabul edilemez olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince "...Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacı HMK'nun 194 maddesine göre dayandıkları vakaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalı, dayandıkları delillerin hangi vakalara ilişkin olduğu açıkça gösterilmelidir. Davacının bir kısım zarar kalemlerinden bahsedilmesi, davanın somutlaştırılması için yeterli olmayıp, davacı tarafından açıkça, hangi ödemelerdeki hataların nereden kaynaklandığı, hesaplamanın ne şekilde yapılması gerektiği, ayrıntılı olarak gösterilmeli, talebi doğrultusunda ve hak edişlerinden yapılan yakıt gideri kesintilerinden hangi tarihtekilere ne miktarda itiraz edildiği, yapılan kesintilere hak edişlerin hesaplanması sırasında neden yazılı olarak itiraz edilemediğine ilişkin delillerin ortaya konulması gerekir.

Somut olayda, davacı tarafından 2008 yılından beri bir çok hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde dava açmış ise de, 2014 yılında imzalanan 3 adet sözleşme dışındaki delillerini yasal süresi içerisinde sunmadığı gibi, 2008 yılından 2016 yılına kadar devam eden süreçteki, birbirinden bağımsız söleşmelerden ne ölçüde bir alacak talep ettiğini de ortaya koymamış, bu nedenle davacının talepleri mevcut deliller çerçevesinde incelenmiştir.

Öncelikle davacının hak edişinin hatalı hesaplandığına ilişkin iddiaları yönünden, taraflar arasında 2008 yılından beri bir çok sözleşme imzalandığı tarafların kabulünde olup, dosyaya sadece 3 adet sözleşme sunulmakla berbaber, taraflar arasında yapılan hak edişlere eksik hatalı ödeme yapıldığına ilişkin davacı tarafından itiraz edildiği kanıtlanamamış olup yapılan hak edişler çerçevesinde faturaların tanzim edilerek ödendiği tarafların kabulündedir.

Bu aşamada davacının itiraz etmemiş olması nedeniyle, davalının çalışanlarından geldiği iddia edilen tehdit ve baskının ise davalının kurumsal şirket olması karşısında, birbirini takip eden sözleşmeler aşamasında ileri sürülmemiş olması ancak ihalenin 2016 yılından sonra alınamamış olmasından sonra ileri sürülmesi karşısında kanıtlanmadığından, yerinde görülmediği gibi ...'a yapılan ödemelerin şirket ortağı ve görevi dahilinde davacının bilgisi dahilinde yapıldığı gibi bu şahsa ait araç yakıt giderlerinin de, 3. kişi olan yakıt firmasına,

davacının talebi üzerine ödemeler yapılarak hak edişten mahsup ediliği anlaşılmakta olup, davacı bu şekilde yapılan haksız ödeme var ise eski şirket ortağı ve temsilcisinden talep edebileceği gibi bu çalışana yapılan hak ediş ödemeleri şirkete iadesi gereken miktarlar ise ancak çalışanından iadesini talep edebilir. İtirazı kayıtsız hak edişte yapılan ödemlere bu aşamada itiraz edemez.

Ayrıca söz konusu kişinin baskı ile işe aldırıldığını ve söz konusu kişiye yapılan ödemelerden kendisinin sorumlu olmadığını, bu nedenle davalıdan tahsilini istemiş ise de davalı iddiasını şirketin zorlamasına değil, davacı şirketin söz konusu işletmesindeki iki çalışanın baskı ve ücretlerini kendilerinin ödeyeceği yönünde telkinine dayandırmış ise de davalının buna iştiraki ortaya konulmadığı gibi 2008 yılından beri süre gelen ilişkide iddilarını kanıtlayamadığından, bu nedenle oluşan ödemeleri de davalıdan talep edemez.

Haksız alındığı ileri sürülen yemek bedelleri yönünden ise, bilirkişi tarafından da belirtildiği üzere taraflarca yapılan sözleşmelerde yemek ücretleri davacıya ait olup, bahsi geçen gerekçeler çerçevesinde davalından fazla ödeme talep edilemez.

Yine loader çalıştırmasına ilişkin olarakta, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında gerekli alet ve ekipmanın sağlanması zorunlu olup, işin niteliği gereği loader çalışması şart olduğu gibi davalının kendisine ait cihazların arızalı olduğundan bahisle loader sağlanmasına ilişkin bir talebi olduğu da davacı tarafından kanıtlanamamıştır.

Davacı loader çalışmasının sözleşme kapsamı dışında iş olduğu ve bedelinden ve giderlerinden davalının sorumlu olacağını kanıtlayamadığından yine loader alım maliyetine davalının neden olduğunu kanıtlayamadığından bu talebi de yerinde görülmemiştir.

Gelir Vergisi dilimlerinden kaynaklanan talepleri yönünden ise yukarıda da belirtildiği gibi, davacının 2008 yılından 2016 yılına kadar devam eden sözleşme süresi içerisinde buna ilişkin bir talebini ileri sürmediği gibi hak edişlere de itiraz etmediği, sözleşme kapsamlarında bu nedenle ödeme yapılacağı sonucuna ulaşamadığından bu nedenle de talepleri yerinde görülmemiştir.

Yine davacının eksik yapılan iş nedeniyle tolerans bedeline ilişkin hesaplama yönünden ise, davacı tarafından hesaplamaya hak edişlerde itiraz etmediği gibi yapılan hesaplanamın sözleşmeye aykırlığının da net olarak ortaya konulmadığı, sözleşmede yer almayan poza uyarlanması sonucu doğan zararlarını, yine 2008 yılından beri süre gelen eskalasyon zararlarını hak edişleri imzalayarak itiraz etmediğinden davacının mevcut deliller çerçevesinde davasını ispatlayamadığından, davanın reddine ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı ... şirketinin, ticari bilgi ve belgelerine, muhasebe kayıtlarına, banka havale işlemlerine, hak ediş raporlarına delil olarak dayandıkları halde karşı taraf bu belgeleri sunmadığından,

bilirkişinin incelemesinin eksik olduğunu, 2008 ila 2017 yılları arasında yapılan tüm sözleşme hak edişlerine kanunen verilecek zamların eklenmediğini, sözleşme dışı işler hakkında keşif yapılmadan ve tanıklar dinlenmeden soyut bilgi ile bilirkişinin sonuca gittiğini, Cevher Yükleme Taşıma ve Otomatik Yükleme İşleri Sözleşmesinde personelin çalıştığı alanda otomatik yükleme kısmında davalı tarafın yükümlülüğünde olan otomatik anbar boşatma tahliye bunkerlerinin %40 ının arızalı olması ve bu arızalar yüzünden sözleşme dışı bu alanlardaki cevheri loaderle taşıyarak çalışan boşatma tahliye bunkerlerine sözleşme dışı imalat yaptırıldığını,

2015 ila 2017 yılları sözleşme dışı işler hakkında talimat ile keşif yapılıp tanıkları dinlendiğinde bu işlerin yapıldığının ispatlanmış olacağını, sözleşme dışı işlerde ihtirazi kayıt sunmaya gerek olmadığını, tanık olarak bildirilen kişilerin dinlenmesi gerektiğini, gerekli deliller toplanmış olsaydı ...'a haksız avans ödendiğinin ve bu durumda Cevher Yükleme Sözleşmesinden bile 2014-2015 yılı yaklaşık 450.000,00 TL eksik ödeme, yine 2015-2016 yılında ise yaklaşık 541.815,00 TL eksik hak ediş ödemesi ile müvekkil şirketin zarara uğratıldığının ortaya çıkacağını bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava, hizmet sözleşmelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1- HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/7E., 2019/908K. sayılı dava dosyasında verdiği 02.12.2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 54,40 TL'nin düşümü ile kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.

4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.

08/05/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 08.05.2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/331, K. 2024/694, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddia Ve Savunmaların Özeti
  5. İlk Derece Mah. Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  8. Gerekçeli Karar Yazım Tarihi : 08.05.2024
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/331
Karar No
2024/694
Tarih
8 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/332 K.2024/488
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/333 K.2024/329
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/334 K.2024/440
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/337 K.2024/90
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/339 K.2024/338
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/339 K.2024/463

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.