KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Esas no
- 2020/715
- Karar no
- 2025/830
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/12/2019
- Esas-karar numarası
- 2016/571 Esas-2019/1081 Karar
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalı hakkında Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/2496 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, davalı-borçlunun itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, davalı-borçluya karşı yapılan takibin konusu olan alacağın müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 20.01.2015 tarihli proje danışmanlık hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkiye dayandığını, davalı-borçlu vaki itirazında;
yetkiye, faiz oranına, borca ve tüm ferilere itiraz ettiğini, davalı- borçlunun takibe itirazları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve iptalinin gerektiğini, müvekkilinin verdiği danışmanlık hizmeti ve proje oluşturulması, yazımı vs. sayesinde davalı, ...’nın mali destek programı kapsamında sağladığını fon ve hibeyi almaya hak kazandığını beyanla, davanın kabulü ile davalı-borçlunun; yetkiye, borca, tüm ferilere, faize, faiz oranına, ödeme emrine itirazlarının iptaline, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yetkili mahkemenin Sakarya Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak davacı şirketin edimini tam ve vaktinde ifa etmediğinden başarı primine hak kazanamayacağının tespitine ve davanın reddine, müvekkili şirket hakkında haksız icra takibi başlatan davacı aleyhine %20 oranından az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi'nce "Taraflar arasında akdedilen 20/01/2015 tarihinde akdedilen Proje danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesinin incelenmesinde davacının yükümlülüğünün davalının ... tarafından desteklenebilecek bir proje oluşturulmasına yardımcı olacak danışmanlık desteğinin verileceği, destekleyici verilerin toplanması için yönlendirici desteğin verilmesi proje başvurusundaki başvuru formu, risk tanımları, vs. dokümanların hazırlanmasına yardımcı olmak ve dökümantasyon yöntemi hakkında danışmanlık hizmeti vermek, projenin bütçesinin hazırlanmasında destek olmak, proje sunma kontrol listesini hazırlamak,
projenin başvuru formatına uygun hale getirilmesi hakkında danışmanlık hizmeti vermek ve projenin ilgili makama teslim edilecek hale getirilene kadar olan dosyalama işlemlerini gerçekleştirmek olduğu, ücretin ise teslim edilen projenin hibe almaya hak kazanması ve uygulanması halinde hibe bedelinin %3.5+KDV oranında, hak kazanmasına rağmen uygulamaması halinde %3+KDV başarı pirimi olarak belirlendiği,
ayrıca uyuşmazlık halinde Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmış ve öncelikle davalının yetki itirazının sözleşmenin 10.maddesi uyarınca Ankara mahkemeleri ve icra daireleri yetkili bulunduğundan reddi gerekmiş, ...'na yazılan yazı uyarınca davalının sözleşme imzalamaya davet edildiği, destek alacağına hak kazandığı ancak kendisinin süresi içerisinde başvurmaması nedeniyle bu hakkından feragat edeceğinin belirtilmesi karşısında davalının sözleşme kapsamında hibe desteği almaya hak kazanmış olduğu, ancak hibe desteğinden faydalanmadığı,
davalı tarafından sözleşme uyarınca davacının edimlerini ifa etmediğinin belirtilmesine karşı buna dayanak olarak sunulan faturaların içeriği ile davacının sözleşme kapsamındaki hükümlülüğü birbirinden farklı olup, davacının sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, davalının hak kazanmış olduğu, hibe miktarının %3+KDV'si dikkate alındığında 13.414,22-TL pirim alacağının bulunduğu anlaşılmakla, takip talebindeki alacak miktarı dikkate alındığında, davanın kabulü ile,
13.414,22-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin kaldığı yerden aynı şartlar ile devamına, alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden davacı lehine %20 inkar tazminatına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının edimini tam ve gerektiği gibi ifa etmediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından kendisine başarı prim ödemesi yapılmasının gerekli olmadığını, sözleşmenin ücretlendirmeye ilişkin maddesi uyarınca müvekkili firmanın hibeye hak kazanmadığını ve uygulanmadığını, kazanılacak ek ödemenin projenin başarılı olmasına bağlı olup, davacının hazırladığı projenin başarısız olduğunu, davaya konu faturanın davalının ticari defterlerinde yer almadığını, aksi durum olsa bile müvekkili şirketçe ödenen 3.000,00 TL'nın hesaba hiç katılmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, yerel mahkeme kararının bu nedenlerle kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK
Uyuşmazlık; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/715, K. 2025/830, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama