KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas no
- 2020/969
- Karar no
- 2025/1142
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2017
- Esas-karar numarası
- 2014/1389E., 2017/1005K.
- Dava
- Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle
- Yazım tarihi
- 12/12/2025
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalıların kooperatif üyelerinden daire alan kişiler olduğunu, kooperatif ortağı olsun veya olmasın kooperatif hizmetlerinden yararlanan kimselerin aldıkları hizmet oranında bedellerinden sorumlu olduklarını, müvekkili kooperatifin davalıların da yararlandığı bina için 212.541,37 TL'ye asansör bedeli,
133.584,36 TL ye alt yapı bedeli 852.261,45 TL ye alt yapı ve çevre düzenlenmesi bedeli ödediğini belirterek öncelikle müvekkilinin davalılardan aidat alacağı olduğunun kabulü ile her bir davalıdan 1.000,00'er TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile mahkeme aksi kanaatte olursa 1.198.387,17 TL tutarındaki alt yapı ve çevre düzenleme giderinden daire başına düşen 11.858,20 TL'nin 1.000,00 TL'sinin davalıların her birinden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalıların yararlandığı asansör bedeli için Tasarım Asansöre Yönetim Kurulu Kararıl ile B Blok 8 numaralı dairenin verileceğini kararlaştırdığında ilgili firmaya yapıtğı iş karşılığı mal olarak verildiğinden müvekkilinin ve diğer davalıların sorumlu olmayacağını, ... İnş..'a yaptırıldığı iddia edilen alt yapı ve çevre düzenlemesi hususunda herhangi bir yönetim kurulu kararı bulunmadığını, 29/11/2012 tarihli genel kurulda çevre düzenlemesi ve diğer işler için 200.000,00 TL toplanmasına karar verildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkillerinin davacı tarafa aidat borçlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Somut olayda, davalılardan ... 20/10/2011 tarihinde, ... Emlek 23/03/2012 tarihinde, ... 18/05/2012 tarihinde, ...
07/11/2013 tarihinde davacı kooperatife ait konutları satın almışlar, dava konusu edilen hizmetlerden asansör yapım sözleşmesinin 17/02/2011 tarihinde imzalandığı, işin bitirilme tarihinin 17/07/2011 tarihi olarak kararlaştırıldığı alt yapı ve çevre düzenlemesi işlerinin sözleşme tarihinin 14/02/2011 işin bitim tarihinin ise 30/11/2012 tarihi olarak kararlaştırıldığı,
bu kapsamda davalıların daire satın aldıkları tarihler ile yapılan işlerin sözleşme ve hakediş tarihleri dikkate alındığında genel olarak söz konusu işler bitirildikten sonra daire satın aldıkları, dolayısıyla dairelerini bu haliyle satın aldıkları dikkate alındığında hizmet bedellerinden sorumlu olmayacakları anlaşılmakla davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, dosyanın gereği gibi incelenerek raporun hazırlanmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/969, K. 2025/1142, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama