KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2026
- Esas no
- 2021/1518
- Karar no
- 2026/395
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18.02.2021
- Esas-karar numarası
- 2018/923 E., 2021/98 K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 20.02.2026
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Kooperatif muhasebecisinin yaptığı incelemeler sırasında davalının kooperatifle alakası olmayan makbuzlar karşılığında, Ocak 2013-Aralık 2013 döneminde 400 TL x 12 Ay = 4.800 TL., Ocak 2014-Aralık 2014 döneminde 400 TL x 12 Ay = 4.800 TL, Ocak 2015-Aralık 2015 döneminde 400 TL x 12 Ay = 4.800 TL. olmak üzere 36 aylık süreçte 14.400 TL aldığının tespit edildiğini, adına belge düzenlenen S.S. ...
Arsa ve KYK.'nin gayri faal ve müflis bir kooperatif olduğunu, bu suretle müvekkili kooperatifin zarara sokulduğunu, davalıdan haksız yere almış olduğu 14.400 TL istenilmesine rağmen iade etmemesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürtüğü'nün 2017/35942 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu iddia ederek takibe yapılan itirazın iptali ile davalının %20'den az olmamak üzere tazminat ödemeye hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı vekili özetle: Kooperatifin şahsıyla ilgisi bulunmayan afaki bir konuda dava açtığını, S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin yönetim kurulu üyeliği yaptığını, bu sebeple kendisine huzur hakkı ödendiğini, görev süresinin Haziran 2015 ayında sona erdiğini, davacı kooperatiften para çekme yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyeliğine ilişkin huzur hakkı ödemelerinin davacı kooperatif kasasından yapıldığı, uyuşmazlığın bu sebeple doğduğu ve paranın iadesinin talep edildiği, her ne kadar davalı tarafından iki kooperatifin ortak şekilde yürütüldüğü savunulmuş ve müflis S.S. ...
Konut Yapı Kooperatifinin bazı borçlarının davacı kooperatif tarafından ödendiği, bu şekilde bir uygulama olduğu savunulmuş ise de, iki kooperatifin ayrı ayrı faal oldukları, ortaklarının tamamının aynı olmadığı, hesaplarının ayrı şekilde tutulduğu, genel kurullarda iki kooperatifin birleşmesine yönelik ve ortak hesap yürütülmesine dair herhangi bir karar alınmadığı gözetilerek,
davalının huzur haklarının ödenmesi için davacı kasasından ödenen miktarların iadesi gerektiği anlaşıldığından kooperatifler hukukunu ilgilendiren uyuşmazlık bakımından mahkememiz görevli olduğundan esasa dair değerlendirme yapılarak davanın kabulü ile davalı icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden takibin asıl alacak üzerinden devamına, alacak miktarı hesaplamayı gerektirmediğinden ve kooperatif kayıtları ile sabit olduğundan davacının icra inkar tazminatının kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davaya konu huzur hakkı ödemelerinin müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu dava dışı S.S. ...
Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi’ne ait olduğunu, her iki kooperatifin ayrı tüzel kişiliğe sahip bulunduğunun mahkemece de kabul edildiğini, bordroların ve ödemelerin dava dışı kooperatif kayıtlarına dayandığını, müvekkilin davacı kooperatif ile herhangi bir hukuki ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle husumetin yanlış yöneltildiğini, müvekkilinin 24.6.2012 tarihli genel kurul kararı ile üç yıllığına seçildiğini ve görev süresinin 24.6.2015 tarihinde sona erdiğini, buna rağmen 01.01.2013–31.12.2015 döneminin tamamı üzerinden sorumluluk yüklenerek görev süresi dışındaki dönemi de kapsayacak şekilde hüküm kurulduğunu,
bilirkişi raporunda dahi 30 ay huzur hakkı alındığının belirtilmesine karşın 36 ay üzerinden 14.400 TL hesaplama yapılarak maddi hata ile hüküm tesis edildiğini, huzur hakkının TTK 394. madde kapsamında yönetim kurulu üyelerine hizmet karşılığı ödenen yasal bir hak olduğunu, müvekkilin bu hakkı inkâr etmediğini, davacı kooperatif kasasından çıktığı iddia edilen bedellerin müvekkilline doğrudan ödenmediğini ve varsa muhasebe veya hesap aktarımına ilişkin tasarrufların davacı kooperatif yöneticilerinin sorumluluğunda bulunduğunu, bilirkişi incelemesinin eksik ve yüzeysel olduğunu, yalnızca faiz hesabına odaklanıldığını, görev süresi,
ödeme kaynağı, tüzel kişilik ayrılığı ve hesaplama hataları birlikte değerlendirildiğinde müvekkili yönünden hukuki ve fiili sorumluluk koşullarının oluşmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif üyesi ve eski muhasebecisi olan davalıya usulsüz olarak yapıldığı iddia edilen ödemelerin iadesi için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1518, K. 2026/395, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama