KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2055 - 2026/713
- Esas no
- 2021/2055
- Karar no
- 2026/713
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13/02/2018
- Esas-karar numarası
- 2016/932 E., 2018/51 K.
- Dava
- Alacak
- Yazım tarihi
- 01/04/2026
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri uyarınca davalının 16.03.2007-10.04.2010 tarihleri arası temizlik işi yaptığını, sözleşme kapsamında davalının çalıştırdığı ... tarafından işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla açtığı davada mahkemece 3.201,98 TL'nin üst işveren olarak müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, hükmün icraya konulması üzerine müvekkili tarafından toplam borç tutarı olan 6.589,76 TL'nin takip dosyasına ödendiğini ve sorumluluğun davalıda olduğunu belirterek ödenen 6.589,76 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek sözleşmelerde yazılı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davacının asıl işveren sorumluluğunun yasadan kaynaklandığını ve davalıya rücu talebi yöneltemeyeceğini, rücu hakkının zamanaşımına uğradığını ve haksız ödeme yapan davacının da davalıya rücu hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "......Davalılar hizmet akdi ile çalıştırılan işçiye karşı yasadan kaynaklanan sorumlulukları müteselsildir. İşçiye karşı müteselsil borçlu konumundaki davacı ve davalının iç ilişki bakımından sorumluluğu sözleşmede aksi hüküm bulunmadıkça eşit olmak zorundadır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 22. ve 37/15 maddesinde; sözleşme kapsamında çalıştırılacak işçilere yönelik ücret, fazla mesai ve benzeri işçilik hakları, prim, vergi ve fon gibi konularda davalı yüklenici sorumlu kılınmış kıdem ve ihbar tazminatı da bu kapsamda değerlendirilmiştir. Bu durumda davacının yaptığı ödemelerin tamamını davalıdan isteyebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Hem davacı hem de davalı iş mahkemesindeki davanın ve icra takibinin tarafı oldukları için davalıya rücu edilebilecek alacağın kapsamına ilam ferilerinin yanı sıra icra takibinden kaynaklanan ferilerini de kapsamaktadır.
Davalının davacıya karşı sorumluluğu kendi dönemi ile sınırlı olup bilirkişi raporunda saptandığı üzere davalının sözleşme dönemi 10.03.2008-25.03.2008 ve 12.09.2008-10.04.2010 arasındaki süreler ile sınırlı olduğundan bu sürelere isabet eden alacak ve ferilerinin davalıdan tahsil edilebileceği anlaşılmıştır.
Bu döneme ilişkin bilirkişi tarafından hesaplanan tutar 3.667,69 TL olup davalının icra dosyasına yaptığı ödeme düşüldükten sonra davacının davalıdan tahsilini isteyebileceği tutar (3.667,69 TL - 1.253,41 = 2.414,28 TL) olmakla davanın kısmen kabulüne......" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 16/03/2007-31/03/2007, 01/04/2007-15/04/2007, 10/10/2008-11/11/2008, 12/11/2008-21/02/2009, 22/09/2009-21/02/2010 tarihli ve diğer tüm sözleşmeler uyarınca işçilik ödemelerinde davalının sorumlu olduğunun sabit olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İşçilere yapılan ödemelerden sorumlu olmadıklarını aksi düşünülse bile en fazla %50 sorumluluğunun kabul edilmesi gerektiği ve sözleşmede sorumlu olduğuna dair herhangi bir hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik ödemelerinin rücuen tahsili taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/2055, K. 2026/713, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama