KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2116 - 2026/801
- Esas no
- 2021/2116
- Karar no
- 2026/801
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 20/10/2021
- Esas-karar numarası
- 2020/414 E., 2021/806 K.
- Dava
- Sıra Cetveline İtiraz
- Yazım tarihi
- 10/04/2026
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin müflis ... San. Ve Tic. A.Ş.'den, ilk iflas tarihi itibarı ile iflas tarihi olan 25.10.2017 tarihi itibarı ile 67.781.606,51TL alacağının, İİK. 196. maddesi uyarınca iflas tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte masaya kayıt ve kabulü talep edildiğini, iflas idaresince, “talep edilen alacağın 63.752,289,19TL'sinin kayıt ve kabulüne bakiye 4.029.317,32TL'sinin reddine..." karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, sıra cetveline itirazların kabulüne ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davacı tarafın kredi sözleşmelerine konu asıl alacakları ve ferilerinin tamamının masaya kaydedildiğini, bu nedenle banka kayıtları üzerinde alacağın varlığı ve miktarı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığını, sıra cetvelinde reddedilen ve huzurdaki davaya konu edilen tutarın, icra takip dosyasında hesaplamaya dahil edilen tahsil harcı tutarı olduğunu, Harçlar Kanunu 28/1 ve 132. Maddelerine göre bu tutarın masaya kaydının mümkün olmaması nedeniyle sıra cetveli kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince ".....Davacının iflas masasına yapmış olduğu alacak başvuru dilekçesi ve eki belgeler ile sıra cetveli kararı incelendiğinde; sıra cetvelinde reddine karar verilen tutarın, İstanbul 10. İcra Dairesi'nin 2016/572 sayılı takip dosyasından alınan 25.10.2017 tarihli hesap tablosunda; Takipte Kesinleşen Miktarın 35.407.006,00TL, Tahsil Harcı Miktarının 4.029.317,32TL, Vekalet Ücreti Miktarının 419.270,06TL, Toplam Faiz Miktarının 26.595.791,55TL, Masraf Miktarının 432,00TL, BSMV Miktarının 1.329.789,58TL olmak üzere Bakiye Borç Miktarının 67.781.606,51TL olduğu görülmüş, dosya hesabında yer alan 4.029.317,32TL'nin %11,38 oranı üzerinden hesaba dahil edilen tahsil harcı olduğu görülmüştür.
Harçlar Kanunu'nun 28/1. maddesinin ''İcra Tahsil Harcı'' başlıklı 6. bendi, ''İcra takiplerinde tahsil harcı alacağın ödemesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğmasından itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç alacağı icranın yerine getirilmesiyle doğar. Konunun değeri üzerinden alınacak iflas harçlarında da bu bent hükümleri uygulanır.'' hükmünü içermektedir.
Kayıt kabul davası sırasında, iflâs tasfiyesi sonunda alacaklıya fiilen ödenebilecek para miktarı belli olmadığı için tahsil harcının hesaplanması da olanaksız olacaktır. Aynı Kanun'un 132. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde harçlar, harca mevzu olan işlemleri yapan daireler tarafından tahsil olunur.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu durumda, anılan yasal hükümler sebebiyle tahsil harcının kayıt ve kabulüne karar verilen alacağa dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı gerekçesiyle tahsil harcının kaydına yönelik istemin reddine dair verilen iflas idaresi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 13.03.2015 tarih ve 2015/131 Esas-2015/1611 Karar sayılı kararı)
Bu itibarla, davacı tarafının kredi sözleşmelerine konu asıl alacakları ve ferilerinin tamamının masaya kaydedildiği, sıra cetvelinde reddedilen ve eldeki davaya konu edilen tutarın, icra takip dosyasında hesaplamaya dahil edilen tahsil harcı tutarı olduğu, Harçlar Kanunu 28/1 ve 132. maddelerine göre bu tutarın masaya kaydının mümkün olmaması nedeniyle sıra cetveli kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine....." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 25.10.2017 iflas tarihi itibarıyle 67.786.666,51 TL alacakları bulunduğu, İflas İdaresi'nce 63.752.289,19 TL'nın kayıt ve kabluüne, 4.029.317,32 TL'nın reddine karar verildiği, bu kararın iptali için açtıkları davanın da reddedildiği, İstanbul 10 İcra Müdürlüğü'nün 2016/572 Esas sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yürüttükleri, icra satışı sonrasında tahsil harcı kesileceği, bu tahsil harcının iflas masasına kaydedilmesinde hukuki engel bulunmadığı, mahkemece icra satışının iflas müdürlüğü-iflas idaresince yapılacağının değerlendirilmesinin hatalı olduğu,
taşınmazın satışının rehin alacaklısı olan davacı banka tarafından icra dosyasında yapıldığı, takip masraflarını iflas idaresinin değil müvekkilinin ödediği, TMK'nin 875.maddesi ile İİK'nın 195.maddesince takip masraflarının ve tahsil harcının da ipoteğe dahil olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, İİK 235. maddesine göre açılan sıra cetveline itiraz taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/2116, K. 2026/801, 10 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama