KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2026
- Esas no
- 2021/2274
- Karar no
- 2026/808
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 27/01/2021
- Esas-karar numarası
- 2017/166E., 2021/47K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 10/04/2026
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraf vekillerince tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Taraflar arasında tercüme hizmeti verilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin hizmetin verilmesini takiben davalıdan ücret borcunu ödemesini istediğini ancak davalının edimini yerine getirmekten imtina etmesi üzerine 28.08.2016 tarihli faturaya istinaden KDV dahil 12.390,00 TL talebini içeren 22.08.2016 tarihli ihtarname çekildiğini, davalının noterden gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapmaması üzerine 28/11/2016 tarihinde ilamsız takip üzerinden davalıya ödeme emri gönderildiğini, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Taraflar arasında hukuki bir ilişki kurulmadığını, davacı şirket ortağı ... ile davalı arasında bir hukuki ilişki olduğunu, müvekkili şirketin Türkiye Belediyeler Birliği’nin ihale ile bir işini üstlenerek, bir topluluğun ABD’ye seyahat işini organize ettiğini, onların bu seyahatleri sırasında ulaşım, konaklama, rehberlik gibi hizmetlerini üstlendiği, bazı projelerde müvekkili şirketle çalışmış olan ...'in müvekkili şirketle iletişime geçerek,
“tercüman aradıklarını duyduğunu, kendisinin Amerika vizesi olduğunu ve Amerika’yı özlediğini, gitmek istediğini, kabul edilmesi halinde ücret almayacağını, yalnızca Amerika uçak biletini, konaklama masrafını, yeme-içme-gezme masraflarının karşılanması halinde bir ücret istemeksizin geleceğini” söyleyerek,
bu hususta ısrarcı olduğunu ve ...'in bu şekilde programa dahil edildiğini, Amerika’dan döndükten bir süre sonra ise müvekkili şirketten ücret talep ettiğini, aradaki görüşmeler nedeniyle ödeme yapılmaması üzerine de önce davacı şirket adına fatura düzenleyerek müvekkili şirkete gönderdiğini, faturanın noter ihtarıyla iade edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: "...davalının yüklenicisi olduğu Türkiye Belediyeler Birliğinin 22-29 mayıs tarihleri arasındaki Amerika Birleşik Devletlerindeki iki farklı şehre 24 kişilik heyet ile yapılan toplu taşıma kurumları çalışma ziyaretinde tercüman olarak davacı şirketin yetkilisi ...'in katıldığı,Amerikada simultane çeviri hizmeti ifa ettiği tarafların kabulündedir, davalı yan davacı şirketle sözleşme yapmadığını iddia etmiş ise de;
... ile daha öncede iş yaptığı şirketinin tek yetkilisi olduğunu bildiği ve davacı yan davacı şirketin danışmanlık tercümanlık şirketi olduğu ve davalı şirketinde bu iş için danışmana ihtiyacı olduğu ve bilerek şirket yetkilisine bu teklifi götürdüğünden davalı iddiasına itibar edilmemiş, TTK 20.maddesi kapsamında tacirin işletmesi ile ilgili yaptığı ticari işte ücret isteyebileceği, aralarında yazılı sözleşme olmadığından o tarih itibarı ile rayiç ücret araştırması yapılmış, bilirkişi mütalaası karar vermeye yeterli bulunmuş,
7 gece 8 gündüz olarak hizmetin verilmesine göre tek kişi olarak 24 kişilik gruba yurt dışında simultane tercümanlık ve rehberlik hizmeti günlük 400 dolar, toplam 3.200,00 doların o tarih itibarı ile kdv'si ile 11.101,44 TL olduğu..." gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulüne Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/22184 Esas sayılı dosyasında 10.500,00 TL asıl alacak ve 296,01 TL işlemiş faiz olmak üzere 10.796,01 TL alacakla ilgili borçlu itirazının iptali ile asıl alacak olan 10.500,00 TL için takip tarihinden itibaren %10,50 oranını geçmeyecek şekilde avans faizi ile takibin devamına, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Haklı bir bir gerekçe olmadan icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Cevap dilekçesinde belirttiği savunmaları aynen tekrar ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ve davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/2274, K. 2026/808, 10 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama