KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2333 - 2026/417
- Esas no
- 2021/2333
- Karar no
- 2026/417
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/06/2021
- Esas-karar numarası
- 2019/129E., 2021/436K.
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 20/02/2026
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Davacı şirketle dava dışı sigortalı arasında işyeri paket poliçesi tanzim edildiğini , sigortalı işyerinde 12-13.08.2018 günlerinde şehir şebekesi temiz su hattının sigortalı işyerine yakın bir noktadan patlaması ve işyerine sızarak sirayeti sonucu emtia demirbaş, koruma, kurtarma, enkaz kaldırma hasarları meydana geldiğini, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek sigortalısına ödediği 12.575,-TL'nin 17.12.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili özetle: Şube yollarının bakım ve onanırımın İdarenin, korunması ve sayaçtan sonraki arızanın ise aboneye ait olduğunu, üçüncü şahısların bu nedenle uğradığı zararların tazmin yükümlülüğünü abonelere ait olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...davacı sigorta şirketi vekili, şehir şebekesi temiz su hattına ait boruların sigortalı işyerine yakın bir noktadan patlaması ve sızan suyun sigortalı işyerine sirayet etmesi sonucu hasar meydana geldiğini, davalı tarafın kusuru nedeniyle oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini belirterek, ödenen bedelin rücuen tazminini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın, davalı tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen alt yapı çalışmaları sırasında boruların patlaması sonucunda davacıya sigortalı işyerinin zarar görmesi nedeniyle işyerim paket sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tazmini isteminin haklı olup olmadığı, söz konusu olayda kusurun kime ait olduğu, var ise davacının talep edeceği alacak miktarının ne kadar olacağı hususlarına ilişkindir.
Sunulan 05/04/2021 tarihli bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle söz konusu rapor hükme esas alınmıştır.
Somut olayda hasarın meydana geldiği adreste, ASKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca boruların döşenmesi ve işletilmesinin İdare’nin sorumluluğunda olduğu, abonelerin borulara müdahalesinden söz edilemeyeceği, su borusunun patlamasının dava dışı sigortalı abonenin kusur veya ihmalinden kaynaklanmadığı, kusurun davalıda olduğu, hasar bedelinin sigortalıya ödendiği ve oluşan hasar bedelinden, davalı şirketin sorumlu olduğu anlaşıldığından, ödeme tarihinden itibaren avans faize hükmetmek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne..." şeklinde karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, şube yolunun bina parsel sınırı içerisinde kalan kısımda oluşan arıza sebebi ile oluşan hasardan idarenin sorumlu olmayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsili taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/2333, K. 2026/417, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama