KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/845 - 2026/266
- Esas no
- 2021/845
- Karar no
- 2026/266
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/01/2021
- Esas-karar numarası
- 2019/505E., 2021/52K.
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Yazım tarihi
- 06/02/2026
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkili Şirketçe davalıya ait işyeri için 14.02.2019- 14.02.2020 tarihleri arasını kapsayan İşyeri Paket Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, 02.05.2019 tarihinde ASKİ 'ye ait su borularından sızan suların sigortalı işyerine sirayeti neticesinde sigortalı işyerinde maddi hasar meydana geldiğini, 7.350,-TL zarar miktarının 30.05.2019 tarihinde sigortalısına ödendiğini, davalı tarafın sigortalı işyerinde vuku bulan zarardan ötürü sorumlu olduğunu, davaya bakmaya Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 7.350,-TL"nin ödeme tarihi olan 30.05.2019'dan itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili özetle: Sigortalı iş yerinin ASKİ ye ait su borusundan sızdığı iddia olunan sular neticesinde zarar gördüğüne ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunu, tasdikli mimari projesinde kömürlük olarak gözüken bir yerin iş yeri depo olarak kullanılmasından sigortalının hasarın meydana gelmesinde kusurunu oluşturduğunu, İdare aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Dava konusu zararın davalı şirketin kusuru veya ihmalinden mi, yoksa davacının kusuru veya ihmalinden mi kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda bilirkişi marifetiyle araştırma yaptırılmış, dava konusu hasarın dava konusu dükkana gelen davalının sorumluluğunda bulunan temiz su hattından kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. Bu halde davalı yanın herhangi bir kusur ya da ihmalinden bahsedilemez, dolayısı ile hukuken sorumluluğuna da gidilemez. 18.01.2020 ve 13.10.2020 tarihli bilirkişi raporu açık ve ayrıntılı olup, hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğundan hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora yapılan itirazlarının değerlendirilmediğini, davalı tarafın sorumluluklarını yerine getirmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/845, K. 2026/266, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama