KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1188
- Karar no
- 2024/1530
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç.Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/12/2021
- Esas-karar numarası
- 2021/85 Esas-2021/896 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 14.07.2020 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı şirketin taahhüdünde olan dava dışı iki şirketin işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı çerçevesinde makine, araç, alet ve ekipmanlarının ölçüm ve muayenelerini yaparak kontrol raporlarını hazırladığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimini yerine getirerek işi teslim ettiğini, davalının müvekkilince düzenlenen faturaların bir kısmını ödediğini ancak 09.11.2020 ve 01.12.2020 tarihli faturaları ödemeyerek faturalara noter kanalıyla itiraz ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin faturaların tahsili için takibe geçtiğini ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gönderdiği dava ve talep konusu (2) adet faturaya noter kanalıyla itiraz edildiğini, sözleşme teklif formunda müvekkili şirkete ait kaşenin sahte olduğunu, ayrıca müvekkilinin davacıya olan tüm borcunu ödediğini ve cari hesabın kapatıldığını, davacının iddia ettiği hizmetleri yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğuna ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takibe konu faturalardaki hizmetin davalı adına ... ve ...'a verilip verilmediği, faturaların cari hesabın kapatılmasından sonra haksız olarak düzenlenip düzenlenmediği ve takibe konu faturalara itirazın yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İşin yapıldığının davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı, davalı yararına dava dışı ... ve ...'a hizmet verdiğini, karşılığında fatura düzenlediğini iddia etmekte, davalı ise faturaya konu hizmetin verilmediğini savunmaktadır.
... tarafından davalıya kesilen faturanın 13/10/2020 tarih 32.195,12 TL bedelli, ... tarafından kesilen faturanın 13/11/2020 tarih 9.782,20 TL bedelli olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça ...'ta yapılan işlere ilişkin hesap detayı sunulmuş, ... tarafından davalıya kesilen fatura içeriği ile birbirini doğruladıkları, mail çıktılarında da test sonuçlarının davalı yana gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ...'a ilişkin raporların davalının antetli kağıtlarında teslim edildiğine ilişkin imzalı tutanak bulunduğu, fatura içeriğindeki işlerin de ...'ın davalıya kestiği fatura içeriği ile birbirini doğruladığı anlaşılmıştır.
Tarafların cari hesaplarının incelenmesinde, ...'ın fatura tarihi olan 13/10/2020 tarihinden sonra yalnız davalının savunmasında bildirdiği fatura ve ödemelerin bulunduğu, yapılan işin mahiyetinin ölçüm ve test yapılması olduğu, davalının ödeme almadan davacıya ödeme yapması mümkün olmadığından davalının mükerrer fatura olduğuna ilişkin savunmasına itibar edilmemiş, fatura içeriğindeki hizmetin davacı tarafından yerine getirildiği değerlendirilmiştir.
Teklif mektubundaki kaşenin sahtelik iddiası da ceza soruşturması kapsamında sübut bulmamıştır. Teklif mektubu da fatura içeriğindeki miktarlar bakımından alacağı oğrulamaktadır.
Her ne kadar davalı cari hesabın kapatıldığına ilişkin savunmada bulunmuş ise de, davalı tarafından sunulan 13/11/2020 tarihli dekontta açıklama bulunmadığı, 16/12/2020 tarihli 4.461,58 TL bedelli dekontta "...Hast. ... cari hesap kapatma" açıklamasının bulunduğu, bu tarih itibari ile taraf defterleri itibari ile alacak borç ilişkisinin kalmadığı, yukarıda açıklandığı üzere sonraki tarihli takibe konu faturaların gerçeğe aykırı düzenlendiğine ilişkin dekonttaki açıklamanın tek başına ispata elverişli olmadığı değerlendirilerek savunmaya itibar edilmemiştir.
Böylelikle icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşme teklif formunun sözleşme olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, faturaların hangi işle ilgili olduğunun belirtilmediğini, faturalara itiraz edildiğini, müvekkilinin cari hesabı kapattığını, faturaların mükerrer düzenlendiğini, kararın hatalı olup davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK
Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca davacı yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği, dava konusu iki faturaya ilişkin talebinin yerinde olup olmadığı, bir başka deyişle davalının dava konusu takibe itirazının yerinde olup olmadığı ve miktarı hususlarında toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2024
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/1188, K. 2024/1530, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama