KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2022
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1379 - 2022/1287
- Esas no
- 2022/1379
- Karar no
- 2022/1287
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11/05/2022
- Esas-karar numarası
- 2021/476E., 2022/389K.
- İflas isteyen
- —
- Vekili
- —
- Alacaklılar
- —
- Vekili
- —
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Alacaklılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İstem borca batıklık hukuki nedenine dayalı olarak borçlu tarafından açılan iflas davasıdır.
İlk derece mahkemesince “…İlgili kurum yazı cevapları, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı şirketin net çalışma sermayesinin ve öz kaynaklarının negatif olduğu, eş söyleyişle kalmadığı, öz sermayesini kaybettiği, kısa vadeli borçlarını ödeyemez, günlük faaliyetlerini sürdüremez hale geldiği ve borca batık olduğu, aktiflerinin pasiflerini karşılayamaz halde bulunduğu, borca batıklık şartlarının oluştuğu, bu nedenle net çalışma sermayesi yaratmasının mümkün olmadığı, bu haliyle İcra İflas Kanunu 179. maddesi gereğince doğrudan iflas koşullarının oluştuğu…” gerekçesiyle istemci şirketin iflasına karar verilmiştir.
İtiraz edenler...vekili istinaf dilekçesinde:
- Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, varlıkların değerinin tespitinin hatalı yapıldığını; itiraza rağmen yeni rapor alınmadığını,
- İstemcinin borçlarını ödeyebilecek yeterlikte olduğunu; borca batıklık ve aciz halinde olduğuna ilişkin saptamaların kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve iflas isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
İcra ve İflas Kanunu'nun 178’inci maddesi aciz hali, 179’uncu maddesi ise borca batıklık hukuki nedenine dayalı doğrudan doğruya iflas halini düzenlemektedir. Bu iki kavram birbirinden farklıdır. Borca batıklık varlıkların borçları karşılayamaması olarak tanımlanır ve kaldıraç oranı (varlıklar/borçlar) ile hesaplanır. Aciz hali ise uzun süreli likidite darlığıdır. İlke olarak borca batık olan her işletme aciz halinde sayılabilirken, aciz halinde olmasına rağmen borca batık olmayan işletmeler de bulunabilir. Aciz hali cari oran ya da asit-test oranı gibi oranlarla saptanır.
İflas hukuku belirlilik gerektirir.
Somut olayda istemci dilekçesinde hangi nedene dayalı olarak iflas istediğini netleştirmemiştir. Bilirkişi de hem aciz halini hem de borca batıklığı saptamıştır.
Gelinen noktada şirketin borca batık olduğunda ve İcra ve İflas Kanunu'nun 179 ve Türk Ticaret Kanunu'nun 376’ncı maddesi anlamında iflas koşullarını sağladığında tereddüt bulunmamaktadır. Bu nedenle gerek istemcinin yarışan talepleri gerek bilirkişinin farklı hesaplamalar yapması kararın kaldırılmasına yeter sebep sayılmamıştır.
İtiraz ve müdahale eden bankalar vekili de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 342/2-e düzenlemesinde gösterilen biçimde istinaf sebeplerini gerekçelendirmemiştir. Yaptırılan değer tespitlerinde ve buna bağlı olarak alınan raporun re’sen incelenmesinde yasaya aykırı yöne rastlanamamıştır.
Açıklanan durum karşısında İtiraz ve müdahale eden bankalar vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi uyarınca reddine karar verilmelidir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14/09/2022
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/1379, K. 2022/1287, 14 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama