KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafdilekçesininreddi ) (D Üzelterekyenidenesas Hakkındakarar )
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1430
- Karar No
- 2026/842
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1287 - 2026/834
- Esas no
- 2022/1287
- Karar no
- 2026/834
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13/01/2022
- Esas-karar numarası
- 2020/312 E., 2022/12 K.
- Dava
- Alacak
- Yazım tarihi
- 15/04/2026
Karar Metni
1.587 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili ile davalı ... İnşaat...Ltd.Şti.vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: DHMİ Genel Müdürlüğünün işletmekte olduğu hava meydanlarındaki temizlik hizmetlerinin davalı şirketler tarafından yürütüldüğünü, davalılar bünyesinde çalışmakta olan dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılan davada verilen kararın kesinleşmesi neticesinde başlatılan icra takibi nedeniyle icra dosyasına 12/11/2019 tarihinde davacı tarafından 16.345,12.-TL ödeme yapıldığını, davalılar ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşme, ekleri,
teknik şartname ve özel şartnameler uyarınca davalı tarafın sorumluluğunun bulunduğunu ve davalı şirketlerle müvekkili arasında dava şartı arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını öne sürerek şimdilik 16.345,12.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan payları oranında ayrı ayrı tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat...Ltd.Şti. vekili özetle: Dava dışı işçi ...'ın gerçekte asıl işveren olan davacı kurumun işçisi olup, emir ve talimatları davacı kurumdan aldığını, ihaleyi kazanan firma bir sonraki dönemde değişse bile aynı iş yerinde aynı pozisyonda aynı maddi ve ekonomik haklar çerçevesinde istihdam edilmeye devam edildiğini, işin ve iş yerinin gerçek sahibinin iş veren konumundaki davacı kurum olması nedeniyle ödemelerden sorumlu olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince "......İddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşmeler ve eklerinin içeriği, iş mahkemesi ve icra dosyası kapsamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde ve özellikle davacı vekilince açıklayıcı beyanında her bir davalı için istediği tutarda dikkate alınarak, bilirkişi raporundaki hesaplama hükme esas alınmak sureti ile davanın kısmen kabulü......" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince verilen karar ile beyanlarının uyuşmadığı, bilirkişi raporuna itiraz ettikleri ancak ek rapor alınmadan raporun hükme esas alındığı, mahkeme gerekçesi ile hükmün uyumsuz olduğu ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 6552 sayılı Yasa uyarınca kıdem tazminatının rücusunun mümkün olmadığı, davacının asıl işveren olduğu, sözleşmeye göre sorumluluklarının bulunmadığı, aksi kabul edilse dahi 1/2 oranında sorumluluğa hükmedilebileceği, yasal faiz talep edilebileceği ve mahkemece avans faizine hükmedilmesinin haksız olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak taleplidir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden, HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Diğer taraftan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20 maddesi ile HMK Ek 1/2 madde değiştirilmiş olup "... 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas..." esas alınacaktır.
Buna göre asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı ilk derece mahkemesinin dava tarihi 13/07/2020 itibariyle 5.390 TL olarak uygulanacaktır.
Dava konusu edilen alacak miktarı 16.345,12 TL olup mahkemece 14.992,18 TL üzerinden davanın kabulü ile davalılardan tahsiline, 1.352,84 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davacı tarafça istinafa getirilen bu miktar HMK'nın 341/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin dava tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.
HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafça dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren faiz talep edildiği, ancak dosyaya temerrüdün oluştuğuna dair belge sunulmadığı, bu durumda davalılar yönünden temerrüdün davanın açıldığı tarihte oluştuğu anlaşılmıştır.
Buna göre ilk derece mahkemesince, dava tarihinden itibaren avans faizi yütürülmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalı ... İnşaat...Ltd.Şti.vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak bu davalı yönünden yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/1430, K. 2026/842, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama