KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R) Asıl Dava Birleşen Dava Asıl Ve Birleşen Davada Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1450
- Karar no
- 2024/1523
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç. Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/04/2022
- Esas-karar numarası
- 2021/5 E., 2022/261 K.
- Mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas-karar numarası
- 2021/393 E., 2022/134 K.
- Davacı
- —
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Dava, davacı işçinin işçilik alacaklarının iflas sıra cetveline kaydı; birleşen dava ise işçilik alacaklarının iflas sıra cetvelinde birinci sıraya alınması istemine ilişkinidr.
Davalı iflas idaresi vekili alacağın yargılamayı gerektirdiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince "...Davacı işçinin SGK'dan gelen belgelerinden, davacının 21/10/1992-22/12/2008 tarihleri arasında müflis şirkette çalıştığı, kıdem tazminatı talep edilebilmesi için ilgili işçinin kusurlu hareketi ile işten çıkarılmaması, iş akdinin feshinin davacı işçi yönünden haksız ve geçersiz olması gerektiği, İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığının ispat yükümlülüğünün işverene ait olup, somut olayda işçinin (22) koduyla "Diğer nedenler" gerekçesiyle feshedildiği, işvereninin haklı feshe ilişkin iddiası ve bu yönde sunulan bir delil olmadığı, tanık beyanlarının haksız feshi doğrulaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı işçi yönünden feshin haksız ve geçersiz olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişice davacının kıdem tazminatı, dosyaya ibraz edilen SGK kayıtları, tanık anlatımları ve dosya kapsamı dikkate alınarak, ayrıca İİK'nun 195 maddesi gözetilerek iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz de dikkate alınarak hesaplanmış, 23.141,62 TL kıdem tazminatı ve 12.758,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.900,58 TLTL yönünden davasının sübut bulduğu ve bu miktar üzerinden asıl davanın kısmen kabulüne, alacağın İİK'nun 209. maddesi uyarınca iflas tarihinden 1 yıl önce doğmamış olması nedeni ile 4. sıraya kaydının gerekeceği, bu hali ile de birleşen davanın reddi..." yönünde karar oluşturulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde:
- Alacağın birinci sırada kaydının gerektiğini,
- Vekalet ücretinin yanlış tayin edildiğini;
Davacı vekili istinaf dilekçesinde:
- Alacağın varlığının yeterince araştırılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
I
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle davacı alacağının iflasın açılmasından geriye doğru bir yıl içinde doğmadığının anlaşılmasına ve alacağın varlığının usulüne uygun biçimde saptanmış olmasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
II
Davanın kabulü halinde vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince buna ilişkin hüküm sonucu kısmının hatalı yazıldığı gözetilerek davacı vekilinin buna ilişkin istinaf sebebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmelidir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/1450, K. 2024/1523, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama