KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1472 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1357
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/04/2022
- Esas-karar no
- 2021/296 E - 2022/284 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 18/11/2024
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında mülkiyeti muhafaza kaydı ile 2 adet aracın satışı için sözleşme imzalandığını, buna karşılık olarak davacının davalı şirkete bono verdiğini, bono bedellerinin ödenmesine rağmen aracın teslim edilmediğini belirterek davacının sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, bono bedelinin ödendiği hususunun davacı tarafça yazılı olarak ispat edilmesi gerektiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, ödeme belgesinin sunulması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bono asıllarının davacı elinde olduğu, bu durumun yapılan ödemeye delil sayılması gerektiği, davalı tarafın ödemenin aksine yönelik olarak bir delil sunamadığı, bu durumda davacının sözleşmeye yönelik borcunun kalmadığının anlaşıldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, kabul etmemekle birlikte davalının icra dosyasındaki parayı 28.536,30 TL’yi tahsil etseydi bile davacının 100.000,00 TL borcu olduğundan 71.463,70 TL borcun halen ödenmemiş olacağını, ödeme belgesinin aslının borçlu davacıda olacağını, davacının bu bonoların ödendiğine dair ödeme belgesini dosyaya sunması gerektiğini, dosyaya ödeme belgesi sunmadığı için ödemesini ispatlayamadığını, tek başına her zaman düzenlenebilecek bir bononun ödemenin ispatı için yeterli olmadığını, zaten en baştan beri davacı tarafından davalıya herhangi bir bono da verilmediğini, bu sebeple yerel mahkemenin kendisinden bonoların asıllarını sunmasını beklemesinin doğru olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık davacının taraflar arasında imzalanan mülkiyeti muhafaza sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındak mülkiyeti muhafaza sözleşmeleri kapsamında verilen bono bedellerinin ödendiği iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle mülkiyeti muhafaza sözleşmelerinin 8. maddesi kapsamında davalıya teslim edildiği yazılı olan bono asıllarının davacı elinde olmasının ödeme iddiasına karine teşkil etmesi ve bu karinenin aksinin davalı yanca ispat edilememesine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1472, K. 2024/1357, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama