KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1473 - 2024/1549
- Esas no
- 2022/1473 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1549
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/04/2022
- Esas-karar no
- 2019/510 E - 2022/258 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 26/12/2024
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketle davalı arasında cari hesap ilişkisine dayanan ticari ilişki olduğunu, bu kapsamda davalının borcu olduğunu, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1494 Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu iddia ederek, davalının icra takibine yaptığı itirazının iptaline takibin devamına, takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
05/01/2021 tarihli ıslah dilekçesinde de; davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2019/1494 Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin; 2.831,15 EURO bakımından 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile, 2.338,25 TL bakımından avans faizi ile birlikte her iki alacak kalemi yönünden takip tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere devamına, her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan herhangi bir mal veya hizmet almadığını, düzenlenen faturalarda müvekkili şirketin imzasının olmadığını, müvekkili şirket defterleri incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, dosyaya sunulan belgelerin ispat kabiliyetinin olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmede faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olduğu, davalı tarafından davaya konu fatura bedelinin çekle ödendiğinin görüldüğü, çekin bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, ülke parası ile de düzenlenebileceği, Yargıtay içtihadı uyarınca yabancı para birimi üzerinden yapılan satışlarda “TL” üzerinden düzenlenen çeki ifa amacıyla kabul eden alacaklının bu aşamadan sonra kur farkını isteyemeyeceği, çek ile Türk Lirası esas alınarak yapılan ödeme nedeniyle kur farkından kaynaklanan alacağın bulunmadığı anlaşıldığından ve davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davanın REDDİNE, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Davalının müvekkili şirkete karşı borçlu sıfatını haiz olduğu Yerel Mahkeme nezdinde düzenlenen bilirkişi raporları ile ispatlanmış olmasına rağmen Mahkemece hatalı gerekçelendirme ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davanın kabulü gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Dava ve takibe konu alacağın kapsam ve miktarı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/1494 Esas sayılı takip dosyasında; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 2831,15 Eur+ 2.338,25TL asıl alacak gösterilerek 2 adet cari hesap açıklaması ile İzmir İcra Dairesinde 05.12.2018 tarihinde takip başlatıldığı, boçlunun yetki itirazı üzerine Ankara İcra Dairesine dosyanın geldiği, borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarından dava konusu olayda 29.5.2018 tarihli 14.750 Euro değerindeki fatura için aynı tarihte davalı tarafından davacıya 80.000,00 TL değerinde ve 15.9.2018 vadeli bir çek verildiği, 29.05.2018 tarihli faturanın Euro cinsinden ve 14.750,00 tutarlı düzenlendiği,davalı, davacının düzenlediği ve TL karşılığı 79.416,95 TL olan 29.05.2018 tarihli ve 14750,00 Euro bedelli faturayı aynı gün 15.09.2018 keşide tarihli ve 80.000,00TL bedelli çek keşide ederek ödediği belirtilmiştir.
Buna göre mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle dava ve takibe konu fatura bedelinin çekle ödenmesine, çeki ifa amacıyla kabul eden davacının kur farkı talep edememesine göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1473, K. 2024/1549, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama