KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (E Sasıincelemeden Kararınkaldırılmas I)
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Esas no
- 2022/2183
- Karar no
- 2026/484
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05.07.2022
- Esas-karar numarası
- 2021/31 E., 2022/586 K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 27.02.2026
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Davalının, kooperatif üyeliğinden doğan borçlarını müvekkiline ödemediğinden aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9122 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcun 4.000 TL kısmını kabul edip 21.767,90 TL'lik kısmına haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek o kısım için takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Müvekkilinin davacıya ileri sürülen meblağ kadar değil kısmi bir borcu bulunduğunu, tüm borçlarını eksiksiz ödediğini, davacı ile ... İnş. Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşmede her dairenin bedelinin 48.000 TL olduğunun belirtildiğini, buna rağmen davacının her genel kurulda para talep ettiğini, borcun neye istinaden olduğunun da anlaşılamadığını savunarak davanın reddi ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler, gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesinde göre genel kurulun, bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup, kanun ve anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konularda karar vermeye yetkili olduğuna tereddüt bulunmadığı,
davaya konu aidat ve ek ödeme alacakları genel kurul kararları ile belirlenmiş olup niteliği itibariyle genel kurul kararlarının kooperatif ile üyeler arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olduğu ve alınan kararların kesinleşmesi halinde tüm ortakları bağlayacağının açık olduğu (Emsal: Yargıtay 23. HD.'nin 13/05/2019 tarih ve 2016-4657/1922 sayılı ilamı), davalı tarafından genel kurul kararları ile talep edilen alacak kalemlerinin yerinde olmadığı savunulmuş ise de dayanak genel kurul kararlarının iptalinin istendiği ve/veya iptal edildiği hususlarının ise iddia ve ispat olunmadığı,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından sunulan ödeme belgeleri de değerlendirilerek ispatlanan ödemelerin düşüldüğü, neticeten asıl alacak bakımından 21.722,00 TL anapara alacağının bulunduğu, gecikme cezası bakımından bilirkişi tarafından 3.461,91 TL hesaplanmış ise de icra takibindeki taleple bağlı kalınarak gecikme cezasının 2.150,90 TL olarak kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olup neticeten davacının davalıdan toplamda 23.872,90 TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda davacının davasının kısmen kabulü ile davalı tarafından kabul edilen 4.000,00 TL'nin düşümü sonrasında TBK m.100 hükmü de nazara alınarak neticeten 19.872,90 TL asıl alacak için davalının kısmi itirazının iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, takibe konu alacak likit nitelikte bulunduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.974,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal koşulları olmayıp kanıtlanamayan davalının kötüniyet tazminatı isteğinin de reddine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ne zaman paraya sıkışılsa hemen her genel kurulda yasal olmadığı halde para talep edildiği, davacının bir banka hesabı olmaması nedeniyle ödemelerin elden yapıldığı, bu şekilde tüm üyelerin mağdur olduğu, dava dilekçesinde talep edilen miktarın neye göre ve hangi aylara ait borçlar olduğunun belirtilmediği, neye göre hesaplama yapıldığının anlaşılamadığı, müvekkilinin talep edilen kadar borcu bulunmadığı, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Davacı vekilinin 20.02.2026 tarihli dilekçesinde icra takibine konu alacakların ödendiğini beyan ettiği, davalının karar tarihinden sonra 26.09.2025 günü vefat ettiği anlaşılmakla mahkemesince davalının mirasçılık belgesinin temini ile taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın konusuz kalıp kalmadığının tespiti ile dava tarihi itibariyle haklılık durumu da değerlendirmek suretiyle bir karar verilmek gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1.a.6 madde gereğince kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/2183, K. 2026/484, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama