KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (E Sasıincelemeden Kararınkaldırılmas I)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2026
- Esas no
- 2022/414
- Karar no
- 2026/1192
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/12/2021
- Esas-karar numarası
- 2019/343 E., 2021/1012 K.
- Dava
- Tazminat
- Yazım tarihi
- 20/05/2026
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalının haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin zararının tahsili için ihtarname gönderdiğini ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını öne sürerek toplam 300 TL'nin fesih tarihi olan 19.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari/avans faizi ile birlikte karşı yandan tahsilini talep etmiş, talebini 81.681,54 TL'na yükselterek ıslah harcını tamamlamıştır.
Davalı vekili özetle: Yaptıkları kontroller sırasında tespit edilen eksiklikleri hizmet veren işletmeye bildirdiklerini, bunun üzerine hizmet alımının 31.03.2019 tarihinde sonlandırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 31/12/2018 yılına ilişkin olduğunu, 2019 yılı için bir hizmet alım sözleşmesi bulunmadığını, 2018 yılına ilişkin sözleşmede "fesih ihbarında bulunulmaması halinde sözleşmenin aynı şartlarla yenileneceğine" dair bir madde bulunmadığını, dolayısıyla davalının hizmet alımını her zaman için durdurabileceğini ve sözleşmenin haklı olarak sona erdirilmiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "....Taraflar arasında 2018 yılı için akdedilen sözleşmede sözleşmenin aynı şartlarla 2019 yılında da devam edeceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığı, her ne kadar 2019 yılı ilk aylarında davacı tarafından kısa süreli hizmet verilmiş ve buna ilişkin bedelin davalı tarafından ödendiği görülmüş ise de; taraflar arasında 2019 yılı için akdedilmiş ya da yenilenmiş bir sözleşme olmadığı anlaşılmıştır.
Sözleşmenin yenilenmemesi davacıya herhangi bir tazminat hakkı doğurmayacağı gibi davalının davacı ile yeni dönem için sözleşme yapmaması da haksız fesih olarak kabul edilmeyip, sözleşmenin haksız fesihle feshedildiğinin ispatlanması gerekmektedir.
Davacı, 2019 yılı için sözleşmenin yenileneceği inancı ile yatırım yaptığını ve sözleşmenin yenilenmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüş ise de, davacının basiretli tacir olarak yenileme garantisi olmayan ve bir yıllık süre ile imzalanan sözleşmelere uygun olarak yatırım yapması gerektiği gibi, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirketin haksız fesih nedeni ile değil de kendiliğinden sona erdiği dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşmenin yenilenmeyip kendiliğinden sona ermesi nedeniyle; davacının sözleşmenin yenilenmemesi nedeniyle tazminat ve kar payı talep hakkı olmayacağından davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı yanca cevap dilekçesinin zamanında sunulmadığı, davalının delillerinin toplanamayacağı, taraflar arasında 2019 yılı için sözlü sözleşme yapıldığı, davalının haklı nedenle feshettiğini beyan ettiği, bu hususun davalı tanığı beyanları ile tekrar edildiği, davanın ıslah edildiği ancak mahkemece AAÜT'nin 13/4.maddesine göre vekalet ücretinin haksız olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini taleplidir.
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sabit olduğu, sözleşmenin 2018 yılı için imzalandığı, hizmetin 2019-Mart ayına kadar devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı hususunun araştırılması ile davalı tarafça bu hususun ispatı yönünde işlem yapılarak, 5980 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve ilgili mevzuat ile Borçlar Kanunu genel hükümleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1).a.6 madde uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararın kaldırılması nedenine göre davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/414, K. 2026/1192, 20 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama