KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2026
- Esas no
- 2022/42
- Karar no
- 2026/973
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 03/06/2021
- Esas-karar numarası
- 2019/663 E., 2021/396 K.
- Dava
- Alacak
- Yazım tarihi
- 29/04/2026
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Taraflar arasında “hekimlik hizmeti” sözleşmesi olduğunu, 23 Nisan 2019 tarihi itibariyle davalı tarafça haksız olarak son verildiğini, bu kapsamda müvekkilinin 53 günlük hekimlik hizmeti alacağı davalı tarafça ödenmediğini, arabuluculuk işlemlerinden sonuç alınamadığını, öne sürerek 01.04.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline, 2019 yılı Nisan ayına ilişkin 23 günlük hekimlik hizmeti bedelinin tespiti ile sözleşmenin fesholduğu 23 Nisan 2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Dava dilekçesininin talep ve sonuç kısmının açık olmayıp asgari bir tutar da belirtilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, gerek belirsiz alacak davasında gerek ise kısmi davada düşük tutarlı da olsa belirli bir meblağın gösterilmesi gerektiğini, danışmanlık sözleşmesinin davacı tarafça fesih edildiğini, davacının herhangi bir alacağı olmayıp 08/04/2019 tarihli dilekçesi ile müvekkili ibra ettiğini, müvekkil şirket kayıtlarında fatura edilmiş ödenmemiş alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "....ibra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırır. Tam ibrada borcun tamamı, kısmi ibrada ise borcun ibra edilen kısmı sona erer. Bunun sonunda borçlu da borcundan tam veya kısmen kurtulur (Bkz. Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. Baskı, Ankara 2017, s. 1299).
BK’da yer bulmayan ibra sözleşmeleri 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) açıkça düzenlenmiş olup, bu Kanun’un “İbra” başlıklı 132. maddesinde borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borcun, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabileceği belirtilmiştir.
Bu doğrultuda taraflar arasında yapılan Tıbbi Cihaz Temini ve Bakımı ile Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Hizmetine yönelik Kalite Danışmanlığı ve Organizasyon Danışmanlığı Sözleşmesi nedeniyle davacı taraf davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüşse de, düzenlenen davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu 08/04/2019 tarihli belge uyarınca tarafların birbirlerini ibra ettikleri, davacının alacak isteminin de bu sözleşmeden kaynaklandığı, taraflar arasında başkaca sözleşme veya hukuki ilişki olduğuna dair davacı tarafça delil ileri sürülmediği,
dolayısıyla belirtilen alacak veya borcu sona erdiren ibra nedeniyle davacının davasının reddine...." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunun yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli olmadığı, rapora itirazlarının değerlendirilmediği, cihaz kullanılmadan inceleme yapıldığı, eksik inceleme yapıldığı, bu nedenle yeni bilirkişi raporu alınması gerektiği, davalının ticari defterlerinin araştırılması gerektiği, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı alacak taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/42, K. 2026/973, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama