KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/936 - 2025/1028
- Esas no
- 2022/936
- Karar no
- 2025/1028
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21.01.2022
- Esas-karar numarası
- 2018/310 E., 2022/34 K.
- Dava
- Tazminat
- Yazım tarihi
- 21.11.2025
Karar Metni
915 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön incelemede eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkilinin ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1600 adet badem ağacını "dolu, fırtına, hortum, deprem, sel ve su baskınına" karşı sigorta ettirdiğini, ağaçların dolu sonucu hasara uğradığını, hasar ihbarında bulunulduğunu, Bala Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/70 D.İş sayılı dosyasıyla 1600 adet badem ağacının zarar gördüğünün tespit edildiğini, davalı şirket tarafından zararın karşılanmadığını iddia ederek 108.305 TL sigorta tazminatının hasar tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir .
Davalı vekili özetle; davacının poliçe teminatı kapsamında karşılanması gereken zararı bulunmadığını, hasar ihbarı üzerine eksper grubu tarafından hasar tespiti yapıldığını, dolu hasarı emarelerine rastlanmadığını, dölleme yetersizliği ile bakla zınnı zararlısının çiçeklerde ve meyvelerde dökülmelere neden olduğunun tespit edildiğini, poliçe teminatında yer almayan etkenler nedeniyle verimin azaldığı belirlenerek zeyilname düzenlendiğini, müvekkil kurumun yokluğunda yapılan delil tespiti raporunun aleyhe kullanılamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla muafiyet hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Tarım Sigortaları Havuzunun kâr amacı gütmeyen kuruluş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; devlet destekli tarım sigortaları kapsamında sigorta ettirilen badem ürününün dolu olayı nedeniyle uğradığı hasarın tazminine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın 06.05.2017 tarihinde davacıya ait taşınmazdaki badem ağaçlarının dolu yağışı nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, bakla zınnının meydana gelen zararda etkisinin olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Dosya kapsamına alınan tespit dosyası, bilirkişi raporları, ilçe tarımdan alınan bilgi ve belgeler, dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ağaçlarda oluşan hasarın yoğun dolu yağışı nedeniyle meydana geldiği, birtakım bitkisel hastalıklara ilişkin tedbirlerin her dönem alınabileceği, alınan tespit raporunda da badem ağaçlarının yaprak ,dal, çiçek kısımlarının dolu yağışının etkisi ile zarar gördüğü anlaşılmakla oluşan zararın dolu yağışı nedeniyle meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda hesaplanan tazminat bedelinin 96.400,00-TL olduğu hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporundan anlaşılmakla, tazminat bedelinin poliçe limitleri kapsamında kaldığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tek taraflı olarak aldırdığı 19.06.2017 tarihli tespit raporunun denetime elverişsiz ve poliçe hükümlerine aykırı olduğu, aynı bilirkişilerin sonradan kendi tespitlerini inkâr eden çelişkili ek rapor düzenlemelerinin tarafsızlıktan uzak olduğunu gösterdiği, müvekkili kurum eksperlerinin zamanında yaptığı hasar tespitlerinde ürünlerde dolu hasarı bulunmadığının, verim düşüşünün çiçek zınnı zararlısı ve dölleme yetersizliğinden kaynaklandığının belirlendiği,
dosyada zeyilname bulunmadığı gerekçesiyle gerçek verimin dikkate alınmadığı izlenimi verilmiş olsa da, gerçekte verim tespiti yapılarak zeyilname düzenlendiği ve prim iadesinin poliçeyi düzenleyen sigorta şirketine gönderildiği, bu işlemle müvekkilinin poliçeler yönünden tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişinin tazminat hesabını dahi genel şartlar ve tarife–talimat hükümlerine aykırı şekilde yaptığı, muafiyet, müşterek sigorta ve gerçek verim esaslarının gözetilmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, davacıya ait 1600 adet badem ağacında meydana gelen zararın taraflar arasındaki Tarsim Sigorta Poliçesi kapsamında tazmini taleplidir.
Taraflar arasındaki sözleşme gereğince düzenlenen TARSİM bitkisel ürün sigortası poliçesinin 23.04 - 28.09.2017 döneminde meydana gelecek dolu, fırtına vd. riskleri güvence altına aldığı, hasarın 06.05.2017 tarihinde gerçekleşen dolu yağışı nedeniyle oluştuğu, riskin poliçe kapsamında kaldığı ve teminat döneminde gerçekleştiği, bilirkişi heyetince poliçe hükümleri ve yerinde yapılan tespitlere göre zarar ve tazminatın hesaplandığı anlaşılmakla davalının zararın nedeni ve poliçe teminatı kapsamında olmadığına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ise de;
hüküm altına alınan bilirkişi raporunda belirlenen 96.000 TL zarardan poliçe hükümlerine uygun olarak %10 muafiyet indirimi yapılırken tazminat miktarının 86.400 TL yerine sehven 96.400 TL yazılmış ve mahkemece hatalı olarak yazılan 96.400 TL'nin hüküm altına alınmış olması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/1.b.2 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüyle 86.400 TL'nin davalıdan tahsiline dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/936, K. 2025/1028, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama