KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1050 - 2023/1000
- Esas no
- 2023/1050
- Karar no
- 2023/1000
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30.03.2023 tarihli ara karar.
- Esas-karar numarası
- 2023/227 E.
- İhtiyati tedbir isteyen davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili şirketin ...
Rüzgar Enerjisi Santralini işlettiğini, rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılan lisans başvurularına ilişkin yarışma yönetmeliği kapsamında yapılan yarışma sonucunda sisteme bağlantı hakkı kazandığını, davalı şirket ile RES katkı payı anlaşması imzaladığını, davalı şirketin ... için 2022 yılı RES katkı payı bedeli adı altında fatura düzenleyerek müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkilinin KDV dahil 5.204.999,52-TL tutarındaki bu faturayı bedelin hatalı hesaplandığından bahisle Ankara 35. Noterliği aracılığıyla keşide ettiği ihtarname ile itirazları ile birlikte iade ettiğini,
müvekkilinin kendisinin yaptığı hesaplar ile 1.377.891,22-TL tutarında bir katkı payı ödemesi bulduğunu, bunu da ihtirazi kayıtla ödediğini, fatura bedelinin şimdilik 3.827.108,30-TL'lik kısmı için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/200 esas sayılı dosyası üzerinden aynı konuda yürümekte olan yargılamadaki bilirkişi raporuyla davalı şirketin hesaplama yönteminin yönetmeliğe aykırı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin borçtan kaynaklı alacaklarından kesinti yapılması ihtimalinin mevcut olduğunu, yıllık tahmini bütçesinde ciddi sapma olacağını ve ödeme dengesini bozacağını,
bu nedenle müvekkilinin aciz hale düşme ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 1.377.891,22-TL tutarında bir ödeme yaptığını, mevzuatta ve ahde vefa ilkesine göre hareket ettiğini, davalı şirketin bu nedenle alacağına kavuşmama şansının bulunmadığını, verilecek tedbir kararında davalı şirketin zarara uğramasının mümkün olmadığını belirterek davalı şirketin müvekkili şirkete yönelttiği 5.204.999,52-TL tutarlı fatura bedelinin yapılan ödemeler de nazara alınarak tahsilinin yargılama sonuçlanıncaya kadar mümkünse teminatsız,
mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Tedbir talebinin içeriği, dava dilekçesi ve eki belgeler itibariyle ihtiyati tedbir konulması için yeterli nitelikte görülmediğinden yasal koşulların oluşmayan tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir. İstinaf yasa yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle:
İhtiyati tedbir taleplerinin reddine dair ara kararın gerekçesiz olarak tesis edildiğini, taleple karar arasında uygun bir bağın bulunup bulunmadığının tespitinin, neden-sonuç ilişkisi kurulmasının, mahkeme kararının anlaşılmasının ve denetlenmesinin kararın gerekçeli olmasına bağlı olduğunu.
HMK'nun 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin, davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi şeklindeki yegane şarta bağlandığını, dava dilekçesi ve ekindeki belgelerin yeterli nitelikte görülmediği yolundaki soyut gerekçe ile taleplerinin reddedilmesinin, hukuki dinlenilme haklarının ihlali niteliği taşıdığını; müvekkili şirketin sözleşmeye göre yaklaşık olarak hesapladığı RES katkı payını ödeyerek, mevzuata ve sözleşmeye uygun hareket etme iradesini gösterdiğini;
ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde davalının alacağına kavuşamama ihtimali bulunmamakta iken fatura bedelinin tamamını ödemesi halinde müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İstem, RES katkı payı anlaşması kapsamında davalı tarafça tanzim edilen faturanın tahsilinin tedbiren durdurulması talebinin reddine dair ara kararının istinafına yöneliktir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01.06.2023
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2023/1050, K. 2023/1000, 31 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama