KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/176 - 2025/632
- Esas no
- 2023/176
- Karar no
- 2025/632
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19/09/2022
- Esas-karar numarası
- 2022/33E., 2022/521K.
Karar Metni
1.445 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili,taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi akdedilerek 2014-2016 eğitim döneminde eğitim görecek çocukların eğitimi, bakımı, beslenmesi ve sağlık faaliyetlerini içeren kreş hizmetlerinin davalıya ihale edildiğini, hizmetin ifasında çalışan dava dışı işçi ... tarafından Ankara 21. İş Mahkemesi'nin 2017/42 esasında davacı ve diğer davalılar aleyhine iş kazası sebebiyle dava açıldığını, karara istinaden Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16302 esas sayılı dosyasından gönderilen icra emri uyarınca davacı tarafından 18/11/2021 tarihinde yasal kesintiler dahil olmak üzere 111.450,52 TL ödeme yapıldığını,
mahkeme ve icra dosyalarına toplam 5.243,56 TL harç ve masraf ödemesi yapıldığını, sözleşme ve ekleri ile kabul edilen düzenlemeler gereği personel ile ilgili tüm yükümlülüklerden davalı yüklenicinin sorumlu olduğunu, meydana gelebilecek kazalardan ve kaza sebebiyle yüklenicinin çalıştıracağı personele ödenecek tazminatlardan yüklenicinin sorumlu olduğunu,dava dışı işçi ...'ın davalı yüklenici firmanın işçisi olduğunu, müvekkili Şirket ile işçi arasında bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, ödemeye dayanak karar ile müşterek müteselsil sorumluluğuna hükmedilen davalılardan ...'in 24/11/2021 tarihinde 1.117,81 TL,
...'in 26/11/2021 tarihinde 11.178,08 TL müvekkili kurum hesabına ödeme yaptığını, her ne kadar ödemeye dayanak kararlar ile müvekkili Kurum yönünden de kusur belirlemesi yapılmış ise de, sözleşme ve eklerindeki hükümler uyarınca tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, diğer davalılarca yapılan ödemelerin tenzili neticesinde bakiye 99.154,63 TL ile harç ve masraflar toplamı 5.243,56 TL'nin her bir ödeme kalemi için ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte işveren davalıdan tahsili gerektiğini savunarak,
icra takibi neticesinde ödenen işçilik alacakları, mahkeme ve icra harç ve masraflarının, her bir ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, süresi içeresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında kaza tarihini kapsayacak şekilde hizmet alım sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı asıl, davalı ise alt işveren konumundadır. Dava dışı işçi ...'ın davalı şirket çalışanı olduğu dosya arasında mevcut SGK kayıtlardan sabittir. Davacıya ait kreş ve anaokulu yemekhanesinde görevli olan dava dışı işçinin 18.05.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde sol 2, 3 ve 4. parmağında açık kemik kırıkların oluşması suretiyle yaralandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından, dava işçinin uğradığı iş kazası nedeniyle mahkeme ilamına dayalı olarak toplam 116.694,17 TL ödeme yapılmıştır.
Ankara 21. İş Mahkemesi'nin 2017/42 esas sayılı dosyasında alınan ve mahkemesince de hükme dayanak yapılan 18/03/2019 tarihli rapor ile; dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde; davalı şirketin %50 oranında, davacı ...
A.Ş.'nin (çalışanı ...'e atfedilen %5 oranındaki kusur dahil) %20 oranında, davalı şirket çalışanı ...'in %10 oranında, işçi ...'ın ise %20 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiş, aktüer bilirkişisi tarafından düzenlenen 19/08/2019 tarihli raporda işçi ...'ın olay nedeniyle uğramış olduğu net maddi zarar %20 kusur tenzili ve yapılan ödemeler mahsup edilerek hesaplanmıştır.
Bu durumda davacı ..., yapmış olduğu ödeme nedeniyle kendi ve çalışanına izafe edilen toplam %20 kusur oranını aşan, başka bir ifade ile davalı ve çalışanının kusuruna isabet eden ödeme miktarını TBK'nın 167/2. maddesi uyarınca davalı şirkete rücu edebilecektir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, olayın oluşumunda davalı şirketin kendi ve şirket çalışanı ...'in kusur oranına karşılık gelen ve davacı tarafından yapılan ödeme yönünden sorumlu olduğundan, davacı üst işveren, yaptığı 76.342,55 TL'yi davalıdan talep etmekte haklıdır.
Açıklanan gerekçelerle, 76.342,55 TL'nin 72.508,13 TL'lik kısmına 18.11.2021 tarihinden, 3.834,42 TL'lik kısmına ise 22.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilmesine..." denilerek; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilerek 76.342,55 TL'nin 72.508,13 TL'lik kısmına 18.11.2021 tarihinden, 3.834,42 TL'lik kısmına ise 22.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, hükmedilen alacaklara tek bir tarih üzerinden (18.11.2021 ve 22.09.2021) avans faizi yürütülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira Ankara 21. İş Mahkemesi dosyası kapsamında yaptıkları yargılama gideri ve masraf ödemelerinin tarihlerinin birbirinden farklı olduğunu, her bir ödeme kalemine ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini,
Ankara 21. İş Mahkemesi'nin 2017/42 E. sayılı dosyasında belirlenen kusur oranlarına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemece taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerinde getirilen düzenlemeler incelenerek, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan hükümler gereğince müvekkili idarenin kusur oranına tekabül eden tutarı da kapsayacak şekilde, müvekkili tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemenin tamamından davalı şirketin sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
"Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir..."
(Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K.,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları)
Taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşme eki “Hizmet İşleri Genel Şartnamesi”nin “Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları” başlıklı “ALTINCI BÖLÜM” “Çalışanların Kazaya Uğramaları” başlıklı 40. Maddesinde;
“Yüklenicinin önlemler almasına rağmen olabilecek kazalarda, yüklenicinin işçi ve personelinden kazaya uğrayanların tedavilerine ilişkin giderlerle kendilerine ödenecek tazminat yükleniciye aittir. Ayrıca işçi ve personelden işbaşında veya işe bağlı nedenlerle ölenlerin defin giderleri ile ailelerine ödenecek tazminatın tümü de yüklenici tarafından karşılanır.
Yüklenici bu hususta, yürürlükte bulunan genel hükümlere uyacaktır." denmiştir.
Somut uyuşmazlıkta iş kazası nedeniyle davacının ödediği miktar sabit olup, o olaya bağlı olarak işçinin kendi kusuru dışında kalan ve davacının ödediği tüm miktardan davalının sorumlu olacağı sözleşme ve ekleri ile açık olarak belirlenmiştir. İhale bu şartlar altında imzalanmıştır. Bu durumda davacı yanın kusuru olsa dahi bu miktarın da davalı tarafından ödeneceği açıktır.
Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda bu ihtimale göre düzenlenmiş seçenek gereği hüküm kurulması gerektiğinden Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek, davacının ödediği tüm miktarın tahsili ile davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2025
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2023/176, K. 2025/632, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama