KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R) Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1860 - 2023/1566
- Esas no
- 2023/1860
- Karar no
- 2023/1566
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13.07.2023 tarihli ara karar
- Esas-karar numarası
- 2023/477 E.,
- Davacı
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde; taraflar arasında danışmanlık hizmeti bulunduğunu, davacının davalıya SGK, KOSGEB, Ticaret Bakanlığı vs. kamu tarafından verilen teşvik ve destekler ile ilgili danışmanlık hizmeti verdiğini ve bu şekilde davalının elde ettiği kazanç veya ödemekten kurtulduğu külfet nispetinde davalıdan danışmanlık bedeli aldığını, davalı tarafından müvekkilinin faturalandırılmış hizmet karşılıklarının ödenmemesi üzerine Ankara 1. Genel İcra Dairesi nezdinde 2023/198509E. sayılı icra takibi başlatıldığını, anılan takipte davalı tarafından 06.04.2023 tarihinde dosyaya ödeme yapıldığını, akabinde davalı tarafından,
icra takibine konu edilen ve davacı tarafça davalı adına tanzim edilmiş faturalar dayanak yapılarak müvekkili aleyhine Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2023/13297 E. sayılı icra takibi yapıldığını, elektronik tebligat sistemi nedeni ile müvekkilinin ödeme emrinden haberdar olamadığını ve takibin kesinleşiğini tesadüf eseri hacizden ve icra takibinden haberdar olunduğunu, müvekkilinin davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, davada ispat külfetinin davalı üzerinde olduğunu,
Ankara 27. İcra Müdürlüğü dosyası celp edildiğinde görüleceği üzere davalının takip dayanağı yaptığı faturaların dahi müvekkilinin davalı adına tanzim etmiş olduğu faturalar olduğunu belirterek, öncelikle icra veznesine girecek paranın ihtiyati tedbir yolu ile davalıya ödenmemesine, Ankara 27. İcra Müdürlüğü 2023/13297E. sayılı icra takibi nedeni ile müvekkilin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile anılan takibin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Dava dilekçesi ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de; dava dilekçesi anlatımlar dikkate alındığında taraflar arasındaki alacak- borç durumunun tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve bu bağlamda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği dikkate alınarak yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir isteminin reddine..." şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde : Dava dilekçesinde belirttiği hususları tekrarlayarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, İİK 72/3 uyarınca ihtiyati tedbire ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde; borçlunun, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabileceği; icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasına bakan mahkemece, talep üzerine gecikmeden doğan zararların karşılanması ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yolunda ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiş olup, bu madde özel bir tedbir türünü düzenlemiştir. Eldeki davada da bonolara dayalı takip bakımından teminat yatırılması karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmesinin önlenmesine dair tedbir kararı verilmesinde bir engel bulunmamaktadır.
Öte yandan İİK'nın 72/4. maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü düzenlenmiş olup; alacaklı tarafın belirtilen anlamda bir zararının olması halinde anılan madde uyarınca, zararın karşılanması olanağı da bulunmaktadır.
Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2023/1860, K. 2023/1566, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama