KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R) Davacı Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/66 - 2024/720
- Esas no
- 2023/66
- Karar no
- 2024/720
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28.09.2022
- Esas-karar numarası
- 2021/747 E., 2022/584 K.
- Davalı
- —
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davalı tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Dava davacı tarafından kullandırılan kredi alacağının iflas masasına kaydı istemine ilişkindir.
Davalı iflas idaresi memuru alacağın ipotekle tesis edilen bir kısmının birinci sırada imtiyazlı olarak masaya kaydedildiğini, kalan 1.384.495,56 TL'lik kısmın ise buna ilişkin yeterli belge sunulmaması, müflis şirket dışındaki bazı borçluların borçlarının da talep edilmesi ve bunların tutarının belirlenememesi nedeniyle (dördüncü sırada) reddedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince "...davacı banka ile davalı ve dava dışı ... A.Ş arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden dolayı müflis şirketin asaleten iflas tarihi itibariyle 1.708.458,95 TL dava dışı ... ... A.Ş kefaletinden dolayı iflas tarihi itibariyle 610.460,57 TL olmak üzere toplam 2.318.919,52 TL borcunun bulunduğu, davacının alacağının 2.129.299,20 TL miktar ile ipotek ile teminat altına alındığını, iflas idaresi tarafından alacağın 934.423,98 TL'sinin rüçhanlı alacak olarak kabul edildiği, kalan kısmın reddedildiği, davacı bankanın tespit edilen 2.318.919,52 TL'lik alacağa göre iflas idaresi red kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının davasının 1.384.495,56 TL miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar iflas idaresi tarafından reddedilip mahkememizce kabul edilen 1.384.495,56 TL'lik alacağın tamamının rüçhanlı alacak olarak iflas masasına kaydına karar verilmiş ise de ipotek miktarının 2.129.299,20 TL olduğu ve iflas idaresi tarafından rüçhanlı olarak 934.423,98 TL olduğu dikkate alındığında söz konusu miktarın mahsubu sonucu kalan rüçhanlı alacak miktarının 1.194.875,22 TL olduğu ve 4. Sıraya kaydı gereken alacak miktarının 189.620,32 TL olduğu anlaşılmış ancak sehven kısa kararda kabul edilen alacağın tamamının rüçhan alacak olarak kayıt kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı iflas idaresi memuru istinaf dilekçesinde:
- Dava konusu alacağın temlik edildiğini ancak temlik alanın mahkeme kararında yer almadığını, bunun infazda tereddüte yol açabileceğini,
- Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğunu,
- Kayıt başvurusu sırasında sunulan belgelere göre verilen iflas idaresi kararının hukuka uygun olduğunu, alacağın yargılama sonucunda saptandığı ve davanın açılmasında iflas idaresinin kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında aleyhe yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
I
Dava, davacı alacağının iflas masasına kaydına ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince hesaplamalar yasaya ve bankacılık uygulamalarına uygun biçimde yapılmış fakat kayıt kararı maddi hata yüzünden isabetle verilmemiştir. Nitekim mahkeme de bu hatanın farkındadır.
Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın içerik itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davalı iflas idaresi memurunun esasa ilişkin istinaf başvuru sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II
Ancak, Hüküm fıkrası oluşturulurken gerekçe ile hüküm fıkrası arasında farklılık oluştuğu gözetilerek bu husus Dairemizce giderilmiştir. Yine davacı alacağını temlik etmiş olup infazda tereddüt yaşanmaması bakımından karar başlığında bu durum da gösterilmiştir.
III
Bu noktada iki hususa değinmekte de yarar görülmektedir:
Birincisi iflas idaresinin bir alacağı hem reddedip hem de ona sıra belirlemesi mantığa aykırıdır. Bu tür uygulama hataları gereksiz yere hem esas hakkında dava açılmasına hem de icra mahkemesinde şikayete neden olmaktadır.
İkinci husus şudur: İflas sıra cetvelinde her bir alacak için bir "kayıt" açılır. Bu kayıt bir şeyi bir yere kaydetmek anlamında olmayıp tapu ya da trafik kaydı gibi bir anlam ifade eder. Eldeki davanın doğru adı "sıra cetveline itiraz davası"dır (İİK m.235). Kayıt kabul ve kayıt terkini davaları ise davanın iflas sıra cetvelindeki bir alacak kaydını hedeflemesi nedeniyle uygulamada kullanılan ve yasal dayanağı olmayan kavramlardır.
Bu nedenle hüküm fıkrası oluşturulurken "kayıt ve kabulüne" değil sadece "masaya/iflas sıra cetveline kaydına" denmesi yeterli ve doğrudur.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2023/66, K. 2024/720, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama