KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/931 - 2024/866
- Esas no
- 2024/931
- Karar no
- 2024/866
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/11/2023
- Esas-karar numarası
- 2022/610 E., 2023/825 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Dava konkordatonun feshi istemine ilişkindir. Davalı yargılamaya katılmamış, cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince “…Davalı şirket tarafından konkordato projesi kapsamındaki borcun dava açıldıktan sonra yapılan yargılama sırasında tamamen ödendiği, böylece davanın konusuz kaldığı…” gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: - Ödemenin proje kapsamında yapıldığını, - İcra dosya hesabına göre halen ödenmeyen 1.407.293,25 TL borç bulunduğunu, - Fesih koşullarının oluştuğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
I
Mahkeme içi, iflas öncesi adi konkordato İİK'nın 285 ve izleyen maddelerinde düzenlenmiştir.
Yasada konkordato tanımlanmamıştır fakat öğretide yaygın olarak kabul edilen tanıma göre konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından yasada gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan bir kolektif icra biçimidir (Kuru, B.: İcra İflas Hukuku, C.IV, 3.b., İstanbul 1997, s.3585.
Arslan, R./Yılmaz, E./Taşpınar Ayvaz, S.: İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, 3.b., Ankara 2017, s.541. Ulukapı, Ö.: Konkordatonun Feshi, Konya 1991, s.8. Tanrıver, S./Deynekli, A.: Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s.29. Kale, S.: Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s.2).
Bu ilkelere göre konkordato borçlu için borçlarını ödemesi ve işletmesini olası bir iflas durumundan kurtararak faaliyetini sürdürmesi ve bu arada istihdam ve katma değer yaratarak ekonomiye katkıda bulunmasını amacını da güder.
Konkordatosu tasdik edilen borçlunun tasdik edilen proje çerçevesinde borçlarını ödemesi gerekir. Çünkü konkordato onun için tanınmış bir imkandır ve tasdik edilen konkordato projesi alacaklılara yönelik olarak, alacaklarını tam ve derhal değil, aksine projede gösterilen biçimde tahsilat yapmak noktasında bir zorlama içerir. Borçların projeye uygun biçimde ödenmesi, toplantıda red oyu kullanmış alacaklılar üzerine mahkeme kararı ile oluşturulan hukuki baskı karşısında artık bir zorunluktur. Ödeme aşamasında borçluya ilave tolerans gösterilmesi beklenemez.
II
Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun 308/e maddesi düzenlemesine göre "Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir."
Konkordatonun feshi davası belirli bir tutarın ödenmesine ilişkin eda davası değil, konkordatonun feshini sağlayan inşai bir davadır. Konkordatonun feshi halinde alacaklı, hiç konkordato yokmuş gibi alacağını tenzilatsız ve faizle alma hakkına kavuşacaktır.
Yukarıda belirtilen yasa hükmü uyarınca, kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordatonun kendisi yönünden feshini isteyebilir. Bunun için tek bir taksitin gününden sonra veya eksik ödenmesi yeterlidir.
III
Bu davada ispat yükü davalı borçluda olup, borcu (ya da ilgili taksiti) konkordato projesine uygun olarak ödediğini davacının imzasını taşıyan bir makbuzla ya da havale dekontu gibi bir belge ile ispatlamalıdır. İcra dosyasına yapılan gecikmiş ödeme de projeye uygun bir ödeme sayılamaz. Somut dosyada davalının projeye uygun davranmadığı sabittir.
IV
Fesih koşulu dava tarihi itibariyle doğmuş olup, takip dosyasına sonradan ödemenin çekince gösterilmeden kabul edilmesi de fesih koşulunu ortadan kaldırmaz. Aksine düşüncenin kabulü halinde fesih davası açmak isteyen alacaklının taksitlerden biri geciktiğinde sonraki hiçbir taksiti tahsil etmemesi gerekir. Hukuk ve ekonomi düzeni böyle bir yaklaşıma cevaz veremez.
V
Dava tahsil davası olmadığından ödeme davayı konusuz bırakmaz. Bu dava ancak konkordatonun bütün alacaklılar yönünden feshi halinde (İİK m.308/f) konusuz kalabilir.
VI
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılması usul ekonomisine aykırı olduğu gibi yargılama sürecini uzatmış, giderleri arttırmış ve gereksiz dava malzemesinin dosyaya girmesine neden olmuştur.
VII
Aynı mahkemenin bu yöndeki birçok kararı daha önce istinaf incelemesine tâbi tutulmuş ve bu açıklamalar defalarca yapılmıştır (bkz. Dairemizin 11.10.2023/1776-1557 E.K).
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/931, K. 2024/866, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama