KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (E Sasıincelemeden Kararınkaldırılmas I)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/462 - 2025/479
- Esas no
- 2025/462
- Karar no
- 2025/479
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/06/2022
- Esas-karar numarası
- 2022/237 E.-2022/559 K.
Karar Metni
1.276 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.12.2018 tarih ve 2015/237 E., 2015/232 K. sayılı kararı ile iflasına karar verilen ... İnş. Taah. ve Tic. Elektrik Ürt. A.Ş.'nin iflas tasfiyesinin Ankara 21. İcra (İflas) Müdürlüğünün 2018/42(iflas) E. sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, iflas idaresine 06.04.2021 tarihinde kayıt başvurusunda bulunduklarını, iflas idaresince 15.03.2022 tarih ve 192 sayılı karar ile, "kesinleşmiş mahkeme ilamının müştereken ve müteselsilen tahsil hükmü doğrultusunda 84.918,36 TL tutarın müflis uhdesine düşen 42.459,18 TL'sinin kabulüne, bakiyesinin reddine" karar verildiğini, iflas masasının alacağın müşterek ve müteselsil olmasından bahisle yarısına hak kazanılacağı yönündeki görüşünün hatalı olduğunu,
Müvekkili İdare ile davalı şirket arasında 04.11.2011 ve 05.03.2013 tarihli yapım sözleşmeleri imzalandığını, müflis şirket çalışanları ile müvekkili İdare arasında doğrudan işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasındaki Hizmet Alım Sözleşmeleri ve sözleşmenin eki Şartnameler, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri gereğince müvekkili İdarenin borçlu müflisten alacaklı olduğunu,
Dava dışı işçi ... tarafından müvekkili İdare ve müflis şirkete açılan alacak davası sonunda Ankara 18. İş Mahkemesinin 02.05.2017 tarih ve 2015/476 E., 2017/64 K. sayılı kararıyla bir kısım işçi alacaklarının tahsiline karar verildiğini, müvekkilince ilama dayalı olarak başlatılan Ankara 20. İcra Dairesinin 2017/19960 sayılı dosyasını 26.11.2019 tarihinde 84.918,36 TL ödeme yapıldığını,
İleri sürerek, toplam 84.918,36 TL'nin ödeme tarihi olan 26.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa tebligat yapılmamıştır.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesince; "Dava şartlarını düzenleyen HMK'nun 114/g fıkrasında; gider avansı yatırmanın dava şartı olduğu, HMK 115/2 maddesinde; dava şartlarının giderilmesi mümkün ise tamamlanması için kesin süre verileceği, kesin süre içerisinde giderilmemesi halinde usulden reddedileceği düzenlenmiştir. Davacı yanın ise dava açılırken gider avansını yatırmadığı, bu nedenle taraflara tebligat işlemlerinin dahi yapılamadığı, bu nedenle eksikliğin tamamlanması için dahi ihtarat yapılamadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle, HMK'nın 114, 115 ve 120. maddeleri gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçelerinde Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi yerine sehven Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi yazıldığını, 01.04.2022 tarihli ön büro alındı belgesinden de anlaşıldığı üzere müvekkili İdare ile hiçbir alakası olmayan Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/237 sayılı hukuk dosyasına talep dilekçesi olarak kaydedildiğini, dava dilekçelerinin ön büro kayıt aşamasında hatalı dosyaya gönderilmesi nedeniyle müvekkili İdarenin dosyaya avans yatıramadığını, sonrasında Ankara
Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosunun 01.04.2022 tarihli kararı ile dava dilekçelerinin işbu Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek 2022/237 esasına kaydedildiğini, HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115. maddesinde, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." düzenlemesinin bulunduğunu,
Müvekkili İdareye gider avansının tamamlanması için herhangi bir süre verilmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, yukarıda bahsolunan tevzi bürosundaki karışıklıktan dolayı hangi mahkemenin hangi esasına kaydedildiğinin müvekkili İdarece bilinmesinin mümkün olmadığını,
İlk derece Mahkemesince 11.839,39 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmişse de kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılması gerektiğini,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; öncelikle herhangi bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi adına, hak düşürücü sürece itirazı ve zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini,
Ayrıca başvurucu İİK. m. 206, 207, 232 uyarınca herhangi bir imtiyaza sahip olmadığından 4. sıra kapsamında yer verilmesinin de usul ve yasaya uygun olduğunu,
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile değişik 6012 sayılı TTK'nın 5/a maddesine "Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri
hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirildiğini, davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, iflas idaresinin arabuluculuk görüşmelerinde müflis şirketin iflas idaresini temsil etme yetkisi bulunduğunu, Ayrıca tebligat eksiklikleri bulunduğunu, Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
1-Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden;
Dava, alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Mahkemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 3/(1). maddesi, "Davacı, bu Tarifede gösterilen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı her türlü tebligat ücreti ile posta ücretleri gibi giderleri kapsar." hükmünü,
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-g maddesi, "Dava şartları şunlardır:...g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması." hükmünü,
115/(2) maddesi de, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmünü içermektedir.
Dosya kapsamından dava dilekçesinin, başlıkta sehven "Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine" yazması nedeniyle, muhtemelen dilekçe içeriğinde belirtildiğinden Tevzi Bürosunca önce davalı şirketin iflasına karar verilen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/237 E. sayılı dosyasına gönderildiği,
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince, "Davacı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından davalı İflas İdaresi Memurluğu (Ankara İflas Müdürlüğü 2018/42 İflas dosyası) hakkında davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü talebi ile açılan dava dilekçesi ve eklerinin mahkememizin 2015/237 esas 2015/232 karar sayılı dosyasına gönderildiği anlaşılmakla sıra cetveline itiraz talebine ilişkin dava dilekçesinin Ankara 1.,2. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere yazımız ekinde gönderilmiştir." açıklamasıyla tevzi bürosuna gönderildiği anlaşılmıştır.
İlk derece Mahkemesince; davanın niteliği gereği İİK'nın 235. maddesi kapsamında hak düşürücü süreye tâbi olduğu, gider avansı yatırılmamasında tevzi bürosunun da hatası bulunduğu, HMK'nın 115/(2). maddesinin emredici hükmü gereği tamamlanabilir nitelikteki dava şartı noksanlığının giderilmesi için davacıya kesin süre verilmeden davanın usulden reddedilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek,
dosyada taraflara tebligat yapılmasını sağlayacak masrafın dahi bulunmaması halinde hak kaybına sebebiyet verilmemesi için masrafı suç üstü ödeneğinden karşılanmak suretiyle davacı vekiline gider avansını yatırması için kesin süre ihtarlı tebligat yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dosyada masraf bulunmadığı gerekçesiyle tebligat dahi yapmadan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a. 4 ve 6. maddeleri uyarınca, esası incelemeden İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazları yönünden; Kararın niteliğine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2025
Başkan · e-imza · Üye · e-imza · Üye · e-imza · Katip · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2025/462, K. 2025/479, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama