KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 24. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/425
- Karar No
- 2021/1416
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2021
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·20 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/01/2020
NUMARASI : ...
DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : DAVACI VEKİLİ
KARAR TARİHİ : 30/11/2021
KARARIN YAZILDIĞI
TARİH : 01/12/2021
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin davalı tarafından 30/01/2018 tarihinde düzenlenen ihaleye girmek suretiyle bu ihale için sehven iki defa 100.000,00 TL teminat bedeli yatırdığını, teminatın birinin geri ödenmesine rağmen ihalenin davacı üzerinde kalmaması nedeni ile davalının diğer teminat bedelini de iade etmesi gerektiğini, 30/01/2018 işlem tarihli ve.... numaralı dekontta yer alan ve teminat olarak yatırılan 100.000,00 TL'nin davacıya iade edilmediğini belirterek, ödenen teminat bedelinin iadesi amacıyla davalı aleyhine Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali ile %20' den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, yapılan ihaleler neticesinde davacının katılım teminatlarının arsa sahibi dava dışı .... iletildiğini, davacıya ait herhangi bir teminatın davalı tarafta bulunmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebinde, bankadan gelen yazılara göre davalı hesabına gönderilen 2 adet 100.000,00 TL bedelin aynı ihaleye ilişkin olarak yollandığının teyit edildiğini, davalı tarafından iadenin gerçekleştirilmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme durumunun gerçekleştiğini, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılması şeklindeki taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davada, davacının katıldığı ihale neticesinde yatırılan teminat bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talep edilmektedir.
..... tarafından açık arttırma yolu ile satışı sunulduğu, davacı şirketin 30/01/2018 tarihinde gerçekleştirilen açık artırma ile yapılan satış ihalesine girdiği ve bu ihaleye ilişkin olarak teminat yatırdığı taraflar arasında ihtilafsızdır.
Uyuşmazlık, 30/01/2018 tarihli ve ...... numaralı dekont ile yatırılan 100.000,00 TL teminat bedelinin davalı tarafından davacıya iadesinin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
HMK’nın 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda İstinaf denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Dosya kapsamından, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece; konusunda uzman bilirkişi heyetinden, dava konusu teminat bedelinin iadesinin gerekip gerekmeyeceği konusunda ilgili belgeler getirtilerek, inceleme yapılarak, açık, anlaşılır, ihtilafı çözücü, hüküm kurmaya ve istinaf denetimine uygun rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, mahkemece; dava konusu ihtilafı çözücü nitelikte bilirkişi incelemesi yapılmadan, gerekli deliller toplanmadan, yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. İnceleme 6100 sayılı HMK'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2020/425, K. 2021/1416, 30 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama