KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24.HUKUK Dairesi İstinaf Talebinde Kararın Yazıldığı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/432 - 2023/707
- Esas no
- 2023/432
- Karar no
- 2023/707
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/12/2022
- Numarası
- 2021/840 E. 2022/1040 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- MENFİ TESPİT
- Bulunan
- TARAF VEKİLLERİ
- Tarih
- 13/04/2023
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin sanayi abone grubunda sanayi tarifesine göre fatura ödediğini, 2006-2012 döneminde sanayi sicil belgelerinin yenilenmesine rağmen, davalının bilgilendirme yapmadan 2010/7-2012/10 dönemlerini kapsayan vizenin sunulmadığı gerekçesiyle sanayi tarifesi yerine ticarethane tarifesi uygulanarak 28.126,10 TL tahakkuk edilen tarife farkından borçlu olmadıklarının tespiti ile dava açılmasından sonra davacı şirketin ödemek zorunda kalacağı taksit bedellerinin davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı şirketin sanayi sicil belgesini süresinde ibraz etmediğini, bu nedenle ticarethane tarifesi üzerinden ücretlendirme yapıldığını, bilgilendirme ve uyarı yükümlülüklerinin olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsilinin talep edildiğini, mahkemenin bu konuda hüküm kurmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, aynı dönem için yerleşik içtihatlara göre tam zıt karar verildiğini, çelişkili kararların adil yargılanma hakkını ihlali niteliğinde olduğunu, hukuki güvenlik ilkesini zedelediğini, davalının bildirim yükümlülüğünün olmadığını, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin kararının hatalı olduğunu, 2010/7-2012/10 dönemi için uygulanmayan mevzuata göre davalıya bildirim yükümlülüğü yüklenmesinin maddi hata olduğunu, bilgilendirme yükümlüğünün 4193 sayılı kurul kararı ile getirildiğini, 01/01/2013 tarihinde uygulandığını, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 31/01/2019 tarih ve 2017/2157 E., 2019/333 K. sayılı kararının dikkate alınmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davada, sanayi sicil belgesinin ibraz edilmemesi nedeni ile davalı şirket tarafından ticarethane tarifesine göre düzenlenen faturalardan davacının sorumlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı talep edilmektedir.
Dairemizin 14/09/2021 tarih, 2019/1276 E., 2021/934 K.sayılı kararı ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2019 tarih, 2014/392 E., 2019/647 K.sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince kaldırılarak dosya mahkemesine gönderilmiştir.
Hükme esas alınan 18/08/2022 tarihli raporda;"Sanayi Sicil Belgesinin vize bitim tarihinden en az 2 ay önce ilgili aboneye, davacı şirkete yazılı olarak bilgilendirme veya ihtar yapılmadığından; davacı adına düzenlenen faturaların sanayi tarifesi üzerinden yapılması uygulaması doğru olup, davalı idarenin davacı şirketten alacağı bulunmamaktadır. Davacı şirketin davalı idare tarafından tahakkuk ettirilen 28/11/2012 son ödeme tarihli 28.126,10-TL bedelli fatura kapsamında borcunun olmadığı, eğer davacı şirket tarafından söz konusu fatura ödendi ise bu bedelin istirdatının talep edilebileceğinin" tespit edildiği görülmüştür.
Raporun, ihtilafı çözücü, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve mahkeme gerekçesi dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu alacağın dava tarihinden sonra ödendiği ve dava dilekçesinde faiz talep edildiği anlaşıldığına göre, mahkemece; dava konusu alacağa faiz işletilmemesi doğru görülmemiştir.
Ancak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden "29.502,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde yazılmak suretiyle, HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince hükmün DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA karar verilmesi gerekmiştir.
İnfazda duraksamaya yol açmamak için hükmün kesinleşen kısımlarına kararda aynen yer verilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2023/432, K. 2023/707, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama