KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2592 - 2024/725
- Dosya no
- 2022/2592 Esas
- Karar no
- 2024/725
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/07/2022
- Numarası
- 2021/662 Esas, 2022/490 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Manevi Tazminat
Karar Metni
837 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız takip ve haciz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, mahkeme kararının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin kaldırma kararı öncesinde vermiş olduğu ilk kararı yerinde olmasına rağmen istinaf sonrasında hatalı olarak davanın kabulüne karar verdiğini, taraflarına kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, sigorta rücu alacağının tazmini amacıyla davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz dilekçesi muhabere yolu ile sunulduğundan itirazın UYAP sistemine yüklenmesinin zaman aldığını, dosyada itirazın bulunup bulunmadığı ve talep gereği işlem yapılıp yapılmaması gerektiği hususunu araştırmanın İcra Müdürlüğü'nün görev alanı içerisinde olduğunu,
zarar doğması halinde safi talepte bulunan alacaklıya kusur izafe edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın ticari itibarının sarsıldığı ve zarara uğradığı bir ihtimalde dahi bu hususun icra müdürlüğünün talep gereğini yerine getirmeyerek sürüncemede bırakmasından kaynaklandığını ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirket aleyhine 06/06/2017 tarihinde İstanbul 33. İcra Dairesinin 2017/20373 Esas sayılı dosyası üzerinden toplam 1.312,21TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı şirket tarafından süresinde borca itiraz edildiği ve icra müdürlüğünce de 07/07/2017 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durmasına karar verildiği, ancak akabinde takip işlemlerine devam edilerek davacı şirkete ait beş adet araca 04/08/2017 tarihinde haciz konulduğu, ...
Bankasından gelen yazı cevabına göre banka tarafından yapılan genel kredi sorgulamasında tutarı belli olmayan haciz blokesi görüntülendiğinden davacı şirketin kredi talebinin haciz kaldırımı yapılana kadar olumlu karşılanmadığının bildirildiği, sehven konulan hacizlerin talep üzerine sonradan kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri gözetildiğinde; süresinde itiraz edilmesi nedeniyle duran icra takibi kapsamında ve cüzi miktardaki borç için şirketin taşınır taşınmaz tüm malvarlığı değerleri yönünden haciz talep edilerek beş adet aracına haciz konulmasında davalı şirketin ağır kusurunun bulunduğu, haksız haciz nedeniyle davacı şirketin kredi sorgulamasının bankalar nezdinde olumsuz neticelendiği, bu itibarla davacının ticari itibarının sarsıldığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davacı şirket yararına tazminata karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Manevi tazminatın miktarına gelince; kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hâkim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır.
Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu haksız eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması, somut olayın özellikleri, kusurun ağırlığı, yaşanan mağduriyetin düzeyi, tarafların sıfatı, ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminat adı altında hükmedilecek paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olması, fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmemesi de gözetildiğinde, mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının davacıda manevi huzuru gerçekleştirecek mahiyette olduğu, fazla olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2024
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2022/2592, K. 2024/725, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama