KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1990 - 2025/71
- Dosya no
- 2023/1990
- Karar no
- 2025/71
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/05/2023
- Numarası
- 2022/305 Esas, 2023/313 Karar
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının dosya safahatı çerçevesinde sunulan tüm cevaplarının, beyanlarının ve itirazlarına bağlı olarak hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin hasarın oluştuğu iddia edilen bölgede ve tarihte çalışması bulunmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin pasif husumeti bulunmadığını, davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü kararının kaldırılması gerektiğini, iddia edilen hasarın, işlemin tamamlanmasından yaklaşık 7 ay sonra meydana geldiğini,
davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddia ettiği zarar bedelinin rayiç bedellere uygun olup olmadığının mahkemece dikkate alınmadığını, davacının haksız iddialarının ispat edilemediğini, dava konusu zarara ilişkin müvekkilinin pasif husumeti bulunmadığı gibi müvekkil fiilleri ile de illiyet bağı bulunmadığını, müvekkil tarafından üstlenilen işin tamamlanmasından yaklaşık 7 ay sonra meydana geldiği iddia edilen bir hasar sebebiyle müvekkil şirkete husumet yöneltilmesinin hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu,
yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu bir eylem sonucu bir zararın doğması ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında illiyet bağının olması gerekir. İlliyet bağının varlığı halinde zarar veren, zararı gidermekle yükümlüdür.
Davalı şirket tarafından içme suyu borusu döşeme çalışması sırasında davacı kuruma ait kanal hattına zarar verildiği, davalının meydana gelen zarardan yukarıda belirtilen husus da gözetilerek haksız fiil esasları uyarınca sorumlu olduğunun kabul edilmesi isabetli olup davalı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, mahkemece zararın belirlenmesi hususunda konusunda uzman bilirkişiden aldırılan raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2025
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2023/1990, K. 2025/71, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama