İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2023/595 K.2024/1024

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar ... A.Ş., ... ve ... yönünden esastan reddine dair hükme karşı, süresi…

Esas2023/595Karar2024/1024Tarih30 Nisan 2024Okuma10 dk · 1.930 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/595 - 2024/1024
Dosya no
2023/595 Esas
Karar no
2024/1024
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/10/2022
Numarası
2022/295 Esas, 2022/706 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalılar
—
Davanın konusu
Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.930 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar ... A.Ş., ... ve ... yönünden esastan reddine dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...

Gazetesinin 22/04/2018 tarihli nüshasında ... tarafından kaleme alınan "...'nin Ayrıcalıklı Şirketi" başlıklı köşe yazısında, müvekkili şirketin işyerlerinin kamera ihtiyacı doğrultusunda yapılan ihaleye ilişkin olarak kasıtlı bir şekilde gerçekleri yansıtmayan, asılsız ve çarpıtma ifadelere yer verildiğini, söz konusu yazı ile müvekkili şirketin kamuoyundaki itibarının zedelendiğini ve manevi zarara uğradığını, söz konusu yazının tamamında kullanılan üslup ve ifadelerin müvekkili şirketi aşağılayıcı, güvenirliğini sarsmaya yönelik ifadeler olduğunu,

yer alan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek gerçeğe aykırı iddialar nedeniyle uğranılan zarar dolayısıyla 50.000TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarih olan 22/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu köşe yazısının TBMM'nin denetim görevini ifaya yönelik yürüttüğü bir Meclis çalışması vesilesiyle tutanağa girmiş bilgilerin virgülüne dahi dokunulmadan aktarıldığını, dava konusu yazının güncel olduğunu, hiçbir abartılı, incitici ifade kullanılmadığını, bu yazının yayınlanmasında kamu yararı ve toplumsal ilginin varlığının söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle. 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13 maddesinde basın yolu ile işlenen fiillerden dolayı hukuki sorumluluğun düzenlendiği, bu hükme göre" basılmış eserler yolu ile işlenen fiillerden doğan maddi ve manevi zararlardan dolayı süreli yayınlarda eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması halinde basımcı müştereken sorumludur.

Bu hüküm süreli ve süreli olmayan yayınlarda yayın sahibi, marka veya lisans sahibi, kiralayan ,işleten veya herhangi bir sıfatla yayınlayan, yayımcı gibi hareket eden gerçek veya tüzel kişiler hakkında da uygulanır.

Tüzel kişi şirketse anonim şirketlerde yönetici kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yönetici şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur."şeklinde düzenlendiği, bu kapsamda genel yayın yönetmeni ... ile yazı işleri sorumlu müdürü ... açısından açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, diğer davalılar açısından esas yönünden yapılan incelemede ise;

dava konusu yayının TBMM KİT komisyonunda 18/04/2018 günlü ...'nin hesapları incelenirken 5. Toplantı tutanağına geçirilen ve tutanağın 17 sayfasında yer alan... milletvekili ...'in ... kamera alım ihalesi ile ilgili açıklamalarının yer aldığı tutanağa atıf yapılarak açıklamaların yapıldığı, yapılan açıklamaların kamu oyunu bilgilendirme ve aydınlatma amaçlı olduğu, tutanak tarihinden kısa bir süre sonra yayınlandığı, güncel olduğu,

kamuoyunu ilgilendiren bir konu ile ilgili olduğundan Yargıtayın yerleşmiş içtihatları ve AİHM'nin benzer nitelikli karar içerikleri de gözetilerek kamera alım ihalesi ile ilgili ...'in kaleme aldığı 22/04/2018 tarihli köşe yazısının davacının ticari itibarini prestijini olumsuz yönde etkilemediği, manevi tazminatın şartları oluşmadığından diğer davalılar ... A.Ş., ... ve ... yönünden esastan reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Basın Kanunun 13. maddesine göre gazetenin genel yayın yönetmenine ve yazı işleri müdürüne husumet yöneltilemeyeceğinden bahsedilmekte ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/03/2009 gün ve 2009/479 Esas, 2009/117 Karar sayılı kararına göre husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu haberin habercilik ilkelerini ve kanunen korunan basın özgürlüğü sınırlarını aştığını, müvekkil şirket tarafından yapılan kamera sistemlerine ilişkin ihale sonucunda, 9464'ü kamu sermayesine sahip ...

A.Ş. ile sözleşme yapıldığını, ... AŞ'nin 26/04/2018 tarihli ve RFSSD-115.02.01-1000 sayılı yazısı ve eklerinden de anlaşılacağı üzere anılan şirket tarafından müvekkil şirketçe ihale edilen işin bir kısmının başka alt yükleniciler ile birlikte köşe yazısında bahsi geçen ... firmasına da taşere edildiğini, ancak dava konusu köşe yazısında adı geçen gerçek kişilerle ... ... San. Tic. Ltd.

Şti'nin herhangi bir ilişkisinin olmadığını, dava konusu köşe yazısında; müvekkil şirketin asılsız iddialarla haksız yere hiçbir sözleşmesel ilişki içerisine girmediği şahıslarla sözleşme yapmış gibi sunulduğunu, hukuka aykırı şekilde ihaleyi gerçekleştirmiş, yolsuzluklara ve usulsüzlüklere imza atmış bir şirket olarak lanse edilerek kamuoyu nezdinde güvenirliğinin sarsıldığını bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili katılma yolu ile verdiği istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece İcra Kurulu Başkanı ... yönünden esastan ret kararı verildiğini ancak Basın Kanunun 13.maddesi gereği İcra Kurulu Başkanının tazminat davalarında sorumlular arasında yer almadığını bu nedenle davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin hukuka aykırı olarak takdir edildiğini, AAÜT 7/2 ve 10/3 maddesi gereği ayrı ayrı lehe 9.200TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek, düzeltilerek hüküm tesis edilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, basın/yayın yoluyla kişilik haklarının zedelenmesinden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar ... A.Ş., ... ve ... yönünden esastan reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve katılma yolu ile davalılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/06/2019 tarih ve 2018/299 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 18/05/2021 tarih ve 2020/334 Esas, 2021/870 Karar sayılı kararı ile "...davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde yayınladığı dava konusu haberden kaynaklanan tacirler arası tazminat davasına bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi mahkemesi değil,

asliye ticaret olduğu gözetilerek mahkemenin görevli olması dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle HMK’nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılarak dava dosyasının yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.

Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.

Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birçok kararında; “...Sözleşme’nin 10/1. fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatarak ifade özgürlüğünün, Sözleşme’nin 10/2. fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen "haber" veya "fikirler" için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulandığını, bunun, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olduğunu, bunlar olmaksızın "demokratik toplum" olamayacağını ...” belirtmiştir.

İfade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu unutulmamalıdır. Sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olması da gözetilmelidir.

Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; davalı ... tarafından kaleme alınan ... Gazetesinin 22/04/2018 tarihli köşe yazısında, davacı hakkında yazılan kamera alım ihalesi ile ilgili ifadelerin basın özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu yazıda gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmek için çarpıcı başlıklarla yer verilebileceği, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, davacının itibarını ve prestijini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olmadığı, manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı kanaatine Dairemizce de varılarak davalılar ... A.Ş. ve ... yönünden esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalılar vekilinin davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddedilmesi gerektiğine ve vekalet ücretine yönelik isteminin istinaf sebebi ile sınırlı olarak değerlendirilmesinde;

5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13. maddesinde süreli ve süresiz yayınlarda hukuki sorumlular düzenlenmiştir. Buna göre süreli yayınlarda eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi, yayın sahibi tüzel kişi şirketse, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yönetici, şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Dosyada mevcut gazete künyesine göre davalı ... ... Vakfı İcra Kurulu Başkanı olup, Basın Kanunu 13. madde kapsamında bu ünvanı itibarıyle bir sorumluluğu bulunmadığından, davanın ... yönünden de pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2. maddesi gereği müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunması gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun duruşma yapılmaksızın kabulü ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)Davalı tarafın istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2022 gün ve 2022/295 Esas, 2022/706 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

B-1)Davalılar ..., ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

2)Davalılar ... A.Ş. ve ... yönünden açılan davanın REDDİNE,

3) 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 427,60TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 853,88TL harcın mahsubu ile fazla alınan 426,28TL'nin talep halinde davacı tarafa iadesine,

4)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5)Hükümden sonraki yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine,

6)Davalılar ..., ... ve ... vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,

7)Davalılar ... A.Ş. ve ... vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,

8)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca, yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra iadesine,

C-1)Davacı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2)492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; davalı tarafça istinaf kanun yolu başvurusu sırasında peşin yatırılan 179,90TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davalı tarafa iadesine, davacı taraftan alınması gerekli 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3)Davalı tarafça istinaf kanun yolu aşamasında yapılan 100TL posta/tebligat gideri ile 492TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 592TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, davacı tarafından istinaf kanun yolu aşamasında yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2024

Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2023/595, K. 2024/1024, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia
  4. Savunma
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Tartışılması, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 30/04/2024
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/595
Karar No
2024/1024
Tarih
30 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/595 K.2024/278
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/595 K.2024/288
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/597 K.2024/488
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/597 K.2024/309
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/597 K.2024/215
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/597 K.2024/276

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.