KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1994 - 2025/1236
- Dosya no
- 2024/1994 Esas
- Karar no
- 2025/1236
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/11/2021
- Numarası
- 2016/1045 Esas, 2021/781 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından 09.11.2021 tarih ve 2016/1045 Esas ve 2021/781 Karar no'lu kararı ile davamızı kısmen kabul ederek, kusur oranları oranında, asıl alacak üzerinden 6.037,51TL olarak takibin devamına karar verildiğini, faiz ve icra inkar taleplerini reddettiğini, müvekkil yeraltı kablolarını yasal mevzuata uygun bir şekilde döşemediğini, müvekkilin meydana gelen hasarda herhangi bir kusuru bulunmadığını, kararda faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddedildiğini ancak gerekçesinin açıklanmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil Şirketin Taraf Sıfatı (davalı Sıfatı) (pasif Husumet) bulunmadığını, davanın dava konusu yerlerdeki Altyapı İşlerini yapan firmalar olan ... İnşaat ve Turizm San. Tic. A.ş. İle ...
Elektrik Elektronik Aş nin sorumluluğu bulunduğunu, davacının bizzat hasarın gerçekleşmesine sebebiyet verdiğini, davacının davasının husumet bakımından olduğu gibi, esas bakımından da mesnetsiz ve haksız bir dava olduğunu, davacının iddia ve belgelerinin hasarın müvekkil şirketçe gerçekleştirilmiş olduğunu ispatlamaya elverişli olmadığı gibi, arada illiyet bağı da mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için dava konusu hasarların meydana geldiği düşünülse bile;
davacıya ait altyapının usulüne uygun tesis edilmemesi nedeniyle davacının asli kusuru nedeniyle gerçekleştiğinden, usulsüz altyapıda meydana gelen hasara ilişkin husumeti işi bizzat yürütmeyen müvekkili şirkete yöneltilmiş olmasının hukuka aykırı bir durum teşkil ettiği açık olduğunu, davacının doğrudan sebep olduğu zarara ilişkin olarak %30 oranında hesaplanan kusuru olduğu tespiti ise haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... İnş. Ve Tur. San. Tic. Anonim Şti vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu hasarın meydana gelmesine davacı tarafın kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini ve işbu hususunda bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde tevsik olduğunu, durumun bu şekilde olmasına karşın davacı, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini,
dava konusu hasarın tamamiyle davacının kusurundan ileri gelmiş olduğundan ortaya çıkan zararın miktarından da davacının kendisinin sorumlu olduğunu dava konusu olayda davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesine yönelik istinaf başvurusunun haksız ve mesnetsiz olduğunu, tüm bu sebeplerle davacının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
İhbar olunan tarafın istinaf isteminin incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 61-64.maddelerine göre dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü istinaf etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı istinaf etme hakkı yoktur. Ancak, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün kendisiyle ilgili bölümünü istinaf edebilir edebilir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/10914 Esas ve 2015/7784 Karar sayılı ilamı).
Eldeki davada ihbar olunan davaya katılmadığından taraf sıfatı bulunmadığı ve ihbar olunan hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığından, ihbar olunan ... İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ve davalı tarafın istinaf istemlerinin incelenmesinde ise;
Emsal nitelikteki Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16/12/2015 tarihli, 2014/18143 Esas ve 2015/14823 Karar sayılı ilamı ile; “Dosya kapsamından, davalılar arasında mevcut sözleşme uyarınca yapılan kazı çalışması nedeni ile davacı ... A.Ş.'ye ait yer altındaki fiberoptik kablolarının zarar gördüğü sabittir. Olayın meydana gelişinde, davalılardan .... Şti %100 kusurlu kabul edilerek, zararın bir kısmından sorumlu tutulmuş, diğer davalı ... A.Ş ise alt yapı çalışmalarını anahtar teslim usulü ile davalı ....Ltd. Şti.'ne vermiş olması nedeniyle kusursuz kabul edilmiştir.
Somut olayda, davalı ... A.Ş. işinin bir bölümünü diğer davalıyla imzaladığı sözleşme ile devir etmiş ise de, diğer davalı tarafından yapılan işi kontrol ve denetim yükümlülüğü bulunmakta olduğundan BK'nın 55. maddesi (TBK m.66) uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumlu, davalı ....Ltd.Şti ise BK'nın 41. Maddesi (TBK m.49) uyarınca haksız fiil faili olarak sorumludur.
Şu durumda, davalılardan ... A.Ş'nin işi istisna sözleşmesi ile diğer davalıya devretmesi nedeni ile sorumluluktan kurtulamayacağı, aksine müteselsilen sorumlu olmaya devam edeceği dikkate alındığında, bu davalı yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken istemin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." ifadelerine yer verilmiştir.
Yukarıda zikredilen Yargıtay kararı uyarınca davalı ... A.Ş'nin işi istisna sözleşmesi ile diğer dava dışı ihbar olunan şirkete devretmesi nedeni ile sorumluluktan kurtulamayacağı ve dava dışı şirket tarafından yapılan işi kontrol ve denetim yükümlülüğü bulunmakta olduğundan TBK'nın 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğu anlaşıldığından, davalının davanın tümden reddi gerektiğine yönelik istinaf itirazına itibar edilmemiştir.
Zararın miktarına gelince; Mahkemece tüm deliller toplanmış, davanın esasının çözümlenebilmesi için dava dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış ve bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle zararın doğmasında davacı tarafın da kusuru bulunduğu gözetilerek müterafik kusur indirimi üzerinden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı ve davalı tarafın zararın miktarına yönelik istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; ihbar olunanın istinaf dilekçesinin reddine, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/06/2025
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2024/1994, K. 2025/1236, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama