KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/598 - 2025/1675
- Dosya no
- 2024/598 Esas
- Karar no
- 2025/1675
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2024
- Numarası
- 2018/18 Esas, 2024/60 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, yerel mahkemece davalının, müvekkili aleyhine uygulattığı ihtiyati haciz işleminin haksız olduğu teyit edilmiş ise de haksız ihtiyati haciz sebebiyle uğranılmış olan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı tarafa hiçbir borcu olmamasına rağmen yapılan ihtiyati haciz işlemi ile müvekkiline ait oteldeki 53 adet ...
Marka Led Tv menkul malların haksız ve kötüniyetli olarak cebri icra yoluyla fiili olarak haczedip adliye yediemin deposuna götürüldüğünü, davalının ihtiyati haciz talebinden 1,5 ay sonra vazgeçmesinin dahi haksız ve kötüniyetli olduğunu ispatladığını, haciz nedeniyle müvekkilinin sosyal ve ticari kariyerinin alt üst olduğunu, tanık beyanları ile de davalının haksız ve kötüniyetli olduğunun ve müvekkilinin manevi olarak zarar gördüğünün ispatlandığını, manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine ilişkin kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 259. maddesinin 1. fıkrasında; ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Haksız ihtiyati hacizden dolayı alacaklının maddi tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için; borçlunun malları için ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu karar yerine getirilmiş olmalı, ihtiyati haciz koydurmuş olan alacaklı haksız çıkmış olmalı, borçlu (veya üçüncü kişi) malları üzerine ihtiyati haciz konulmuş olmasından bir zarar görmüş olmalı ve zarar ile haksız ihtiyati haciz arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.
İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 09/03/2021 tarih 2019/1961 Esas, 2021/1088 Karar)
Ancak, haksız ihtiyati haciz kararı alan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK’nın 49'ncu maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır.
Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamından, taraflar arasında davacı şirkete ait otelin inşaatı hususunda anlaşma bulunduğu, davalı tarafından üç adet faturaya dayanılarak alınan ihtiyati haciz kararı ile davacı şirkete ait henüz tamamlanıp faaliyete geçirilmemiş olan otel inşaatındaki televizyonların haczedilerek muhafaza altına alındığı, davacı şirket tarafından teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırıldığı, davalı alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilerek hükmün kanun yolu denetiminden geçerek kesinleştiği, davacı şirket tarafından maddi ve manevi tazminat istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili yalnızca, manevi tazminat isteminin reddine hükmedilmiş olması yönünden kararı istinaf etmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf nedenleri ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde; her ne kadar kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşen itirazın iptali davası ile ihtiyati haciz koydurmuş olan davalı alacaklı haksız çıkmış ise de; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, haksız ihtiyati haciz sebebiyle tazminat davasında manevi tazminata hükmedebilmek için davalı alacaklının kötüniyetli veya kusurlu olmasının da gerektiği, somut olayda taraflar arasında otel inşaatı hususunda bir anlaşma ve alacak borç ilişkisinin bulunduğu,
ancak yerel mahkemece de benimsendiği üzere borcun sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olduğu, ihtiyati hacze dayanak fatura içerikleri, ödeme dekontlarında yer alan ödeme açıklamaları ve taraflar arasındaki hizmet ve mal alımına ilişkin ticari ilişkinin niteliği ve kapsamı gözetildiğinde davalı alacaklının kötüniyetli ve kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, manevi tazminat ödetilmesi koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2025
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2024/598, K. 2025/1675, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama