KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/2135 - 2026/166
- Dosya no
- 2025/2135
- Karar no
- 2026/166
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/01/2024
- Numarası
- 2023/363 Esas, 2024/3 Karar
- Davanın konusu
- Manevi Tazminat- Saldırının Önlenmesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki manevi tazminat ve saldırının önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, manevi tazminat ve saldırının önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, hukuk sistemimize göre habere konu edilecek bir konu haber yapılmadan önce konu içerisinde geçen bilgilerin gerçek olup olmadığının araştırılması gerektiğini, sonucuna göre haber yapılması gerektiğini, buna rağmen davalı tarafın taşeron firma yetkilisinin gerçeğe aykırı beyanlarının doğruluğunu araştırmadan haber yaptığını ve kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, bir haberin suç teşkil edip etmediğinin dört kritere bakılarak karar verilmekte olduğunu, haberin gerçek olması gerektiğini, güncel olması gerektiğini, kamu yararı bulunması gerektiğini,
haberin veriliş şekliyle özü arasında bir düşüncel bağ bulunması gerektiğini, dolayısıyla bu dört unsurdan biri dahi yoksa yapılan haberin hukuka uygun olarak kabul edilemez olduğunu, ancak dava konusu olayda iddiaların doğruluğu araştırılmadan sanki ilgili kişinin tüm iddialarının doğruymuş gibi haber yapıldığını, davalı tarafın yargısız infaz yaptığını, dava dışı şahsın ithamları üzerinden davacı müvekkil şirketi kamuoyu önünde cezalandırıldığını, gerçek dışı beyanların paylaşılması nedeniyle kamuoyu önünde Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın zan altında bırakıldığını, iddiaların iftira niteliğinde olduğunu,
davalı taraflarca tekzip yayınlanmadığını, müvekkil şirketin onur ve saygınlığının zedelendiğini, gerçeğe aykırı olduğu öğrenilen müvekkil Şirket'in saygınlığını ve ticari itibarını zedeleyen asılsız ve dayanaktan yoksun haberin yayından kaldırılmadığını, bu nedenle kişilik haklarının zedelenmesinin devam ettiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; Mahkemece, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2025/2135, K. 2026/166, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama