KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 25. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/520
- Karar No
- 2025/913
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Başkan
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/01/2025
- Numarası
- 2024/939 Esas, 2025/40 Karar
- Davacı
- .....
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.934 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
İDDİA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin diyaliz merkezi olarak hizmet vermek üzere....Adresindeki taşınmazı kiraladığı. 09/06/2019 tarihinde yağan yağmurun neticesinde şehir kanalizasyon sistemiyle tahliye edilemediği; diyaliz merkezinin bulunduğu ...
Caddesi ile arka cephesinde bulunan tren yoluna paralel 2000 sokakta yaklaşık 2 metre su biriktiği; biriken suların diyaliz merkezinin bodrum katına girerek 1 metrelik su birikintisi oluşturduğu; biriken suyun pis ve çamurlu olduğu ve diyaliz merkezine ait ekipmanlara zarar verdiği; zarar gören taşınmazın müvekkilinin halihazırda işletmeye devam ettiği yer olduğundan, taşınmazın ... koşulları açısından elverişsiz hale geldiği; yaşanan su baskınına ilişkin Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/41 D.
İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı, tespit dosyası ile su sızıntısı ve su basması sonucu oluşan makine ile ilgili zararların giderilmesi için gereken toplam maliyetin 26.265,00 TL, inşaat ile ilgili zararların giderilmesi için gereken toplam maliyetin 12.920,00 TL olduğu sonucuna varıldığı ve belirtilen nedenlerle davalının kusurlu olduğu beyan edilmiş olup.
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada, 39.185,00 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; aletlerin onarım gideri olan ve faturaları sunulan 85.000,00 TL ve 8.694,08 TL zararların ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; müvekkilinin ticari faaliyetinin durmasından ve gecikmesinden kaynaklanan zarar miktarının tespiti ile şimdilik 100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline.
Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/41 D.İş sayılı dosyası tespit raporunda zarar tespiti yapılmayan zarara kalemlerine ilişkin zarar miktarının tespiti ile şimdilik 100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. .
SAVUNMA
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili tarafından yapılan incelemeler sonucunda, .....
Ankara adresinde meydana gelen arızanın oluşu ile ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı; açılan davada usule ilişkin zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki ve derdestlik ve husumet yokluğu ile davanın reddinin gerektiği; ... ilçesinde 09/06/2019 tarihinde aşırı yağış nedeniyle sel baskınlarına idare tarafından anında müdahale edildiği; alt yapının yeterli ve işler vaziyette olduğu; müvekkilinin görev ve sorumluluklarını yerine getirdiği; yağan yağmurun afet derecesinde yağdığı;
mücbir sebep neticesinde meydana geldiği iddia olunan hasarın oluşumunda idarenin hiçbir kusurunun ve kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı; kazaya sebebiyet veren yağış miktarının ...
Genel Müdürlüğü ile yazışma yapılarak öğrenilmesi gerektiği; yağışın afet boyutunda olduğu ve bu durumda idareye kusur yüklenemeyeceği beyan edilmiş olup; usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın öncelikle usulden reddine; davanın usulden reddinin Mahkeme tarafından uygun görülmemesi halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından; "...Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, 09/06/2019 tarihinde Ankara ilinde yaşanan yağış neticesinde, davacı şirketin işyerinde meydana gelen su basması ile ilgili olarak davalı idarenin (kanalizasyon sistemlerindeki) hizmet kusuruna dayalı olarak ikame edilen tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca; kamu hizmeti yürüten davalı idarenin, bu hizmeti yürüttüğü esnada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan işbu dava kapsamında; kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin ve bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespiti gerekmekte olup; söz konusu tespitin ancak idare hukuku ilkelerine göre gerçekleştirilmesi mümkün bulunduğundan ve bunun yanı sıra Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının, tüm yargı organları bakımından bağlayıcı niteliği de dikkate alınarak.
Mahkememizin yargı yolu bakımından görevsizliğine ve bu doğrultuda davanın HMK'nın 114/1 (b) ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine..." karar veriliş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
BAM KALDIRMA KARARI
Dairemizin 2024/2022 Esas- 2024/2589 Karar sayılı ilamında özetle; “....... de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir.
Şu durumda, davalının haksız eylem teşkil ettiği ileri sürülen faaliyetinden kaynaklanan uyuşmazlığın da, yerleşik yargısal uygulamalar gereğince adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir.
İlk derece mahkemesi tarafından açıklanan olgular gözetilerek, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhinde açılan davada işin esasına girilip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi...” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; “…Dava konusu yağışın niteliğinin tespiti amacıyla ve davalı vekilinin talebi doğrultusunda, Mahkememizce ... Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup; ... Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği tarafından sunulan 06/04/2021 tarih ve .... sayılı cevabi yazı kapsamında; dava konusu mevki için, ... ...
İstasyonu dakikalık yağış verilerinin yapılan değerlendirmesi sonucunda, 09/06/2019 tarihi saat 09:00 ile 10/06/2019 tarihi saat: 09:00 arasında 44.6 mm şiddetli karakterde yağışın ölçüldüğünün; yağış-şiddet-süre-tekerrür analizine göre 09/06/2019 tarihi saat 16:10 ile saat 20:09 arasındaki 4 saatlik sürede düşen 44.0 mm yağışın tekerrür periyodunun 37 yıl olduğunun; diğer standart zamanlarda gerçekleşen yağışların tekerrür periyotlarının 5-36 yıl arasında değiştiğinin; ...
Haziran ayı toplam yağış normalinin 1981-2010 yılları baz alınarak yapılan hesaplama ile 31.2 mm olduğunun; yapılan tüm değerlendirmeler neticesinde 9. ... Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve fevk (olağanüstü olay) rapor kayıtlarına göre, 09/06/2019 tarihinde Ankara ili ... ilçesinde meydana gelen yağışın, neticeleri itibariyle meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Bunun yanı sıra Mahkememizce; uyuşmazlık konusu yağışın tetkiki hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve anılan bilirkişi raporları kapsamında özetle; olay tarihinde gece yarısı 2. katta yer alan kör tapanın patlaması ile ilgili olarak; temiz su tesisatında kullanılan malzemenin çatlayıp dağılmasında suyun su sayacından geçtiğinin, dolayısıyla olağan ve normal basınçta olduğunun, ayrıca davalı idarenin sorumluluğunun sayaca karar gelen bölge ile sınırlı olduğunun ve patlayan tesisatın sayaçtan sonraki kısma denk geldiğinin rapor edildiği anlaşılmıştır.
Neticeten dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava konusu yağışın meteorolojik karakterli doğal afet (mücbir sebep) niteliğinde bulunduğunun ve bunun yanı sıra, davalının iş yerinde meydana gelen zararın, sayaç sonrası hasardan kaynaklanması nedeniyle davalı idarenin sorumluluk bölgesinde bulunmadığının anlaşılması hususları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 09/06/2019 tarihli yağış neticesinde davalının iş yerinde meydana gelen hasarda, davalı idareye kusur atfedilemeyeceği kanaatiyle, davanın reddine …” dair karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen hüküm hukuka aykırı olduğunu, dava konusu Ankara ili, ..... Caddesi üzerinde bulunan müvekkil şirket ... ... ... AŞ'ye ait diyaliz merkezinin 09/06/2019 tarihinde yağan yağmur sonucu, taşınmazın bağlı olduğu kanalizasyon hattının yetersiz olması nedeni ile tahliye edilemeyen yağmur suyunun taşınmaza girmesi sebebi ile uğradığı zarardan davalı kurumun kusuru nedeniyle sorumlu olduğu;
mevcut altyapının yetersizliğinden kaynaklı yaşanan sel ve taşkının mücbir sebep sayılmayacağı tüm dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile ek raporları, değişik iş dosyası, tutulan tutanaklar ile dosya bütününe tarafımızca sunulan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunun sabit olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan (davalı ...'nin hizmet kusuru nedeniyle oluşan) zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamından, 09/06/2019 tarihinde Ankara İli .... üzerinde meydana gelen yoğun ve sağanak yağış sonucu davacıya ait işyerinin (diyaliz merkezine ait ekipmanların) hasar gördüğü, davacı tarafından delil tespiti yaptırılarak zararın ödetilmesi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Emsal nitelikteki Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01/02/2021 tarih ve 2020/3593 Esas, 2021/356 Karar saylı ilamı ile "Dosya kapsamında bulunan 15/01/2019 günlü ... Genel Müdürlüğü cevabi yazısına ek fevk (olağanüstü olay) raporu incelendiğinde; "olay tarihinde Ankara ili Mamak ilçesinde sağanak yağışın sele dönüştüğü, park halindeki birçok aracın sel sularına kapılarak sürüklendiği ve maddi zararların meydana geldiği" belirtilmiştir.
Bu haliyle aşırı yağış nedeniyle yağmur sularının yükseldiği ve rögarların yetersiz kalıp taşmasına sebep olduğu, bu durumun davacının aracında meydana gelen zararının artmasında etkili olduğu gözetilerek olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi uyarınca hükmedilen tazminattan uygun bir miktar indirim yapılması" gerektiği şeklindeki kararı da gözetildiğinde, her ne kadar yerel mahkemece son bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğine hükmedilmiş ise de; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile özellikle ...
Genel Müdürlüğünün kuvvetli sağanak yağış tespitlerine göre, aşırı yağmur yağışı sonucu yolda bulunan rögarların biriken suyu tahliye edememesi nedeniyle davacıya ait iş yerinde su birikmesi neticesinde zararın meydana geldiği, olay günü yaşanan aşırı yağışın davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracak ve illiyet bağını kesecek mahiyette olmadığı sonucuna varılmış, davaya konu zararın davalının hizmetin gereklerine uygun hareket etmemesinden kaynaklandığı, davacıya ait iş yerinde meydana gelen zarar ile davalının belirtilen eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunduğu,
davalının meydana gelen zarardan yukarıda belirtilen husus da gözetilerek haksız fiil esasları uyarınca sorumlu olduğu anlaşıldığından yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.(Aynı tarihte aynı yerde aşırı yağış nedeniyle meydana gelen zarar nedeniyle açılan davada Dairemizin 2023/1546 Esas ve 2024/2469 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.)
Dosyanın incelenmesinde; mahkemece dosyaya kazandırılan 1.bilirkişi heyet raporunda meydana gelen zararının bir kısmından davalı ...’nin sorumlu olduğu, ancak 2.kattaki zarardan sorumlu olmadığının mütalaa edildiği.
2. bilirkişi heyet raporunda ise davacıya ait işyerindeki su sayacından sonra 2. kattaki kör tapanın patlaması nedeniyle ... nin sorumlu olmayacağı mütalaa edildildiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın tümden reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporundaki sorumluluk görüşüne göre dava reddedildiğinden tarafların itirazlarını karşılayacak ve önceki rapor ile oluşan farkın nedenleri gerekçeleri ile birlikte açıklatılacak şekilde yeni heyetten bilirkişi raporu alınmaması doğru olmadığı gibi,
zararın doğmasında davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun bilirkişi raporu ile belirlenmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilmiş olması yerinde hatalı olmuştur.
Diğer yandan, Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesinde "hakkaniyet" hususu düzenlenmiş, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hâllerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir.
Olay günü meydana gelen aşırı yağış illiyet bağını kesecek nitelikte değil ise de; somut olayın özellikleri, olay günü yağan yağmurun şiddeti, olayın meydana geliş şekli gözetilerek belirlenecek zarardan takdiren hakkaniyet indirimi de yapılmalıdır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda anlatıldığı üzere uzman heyetten oluşan yeni bilirkişi raporu alınarak tarafların itirazlarını karşılayacak ve önceki rapor ile oluşan farkın nedenleri gerekçeleri ile birlikte açıklatılması ve zararın doğmasında davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun bilirkişi raporu ile belirlenmesi suretiyle toplam zarar miktarı hesaplatılıp, TBK’nın 51 ve 52 maddeleri uyarınca uygun bir hakkaniyet (ile varsa müterafik kusur) indirimi yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesinde; Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, bölge adliye mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2025
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2025/520, K. 2025/913, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama