İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2020/1479 K.2022/1564

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi…

Esas2020/1479Karar2022/1564Tarih9 Haziran 2022Okuma7 dk · 1.461 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Haziran 2022
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2020/1479 - 2022/1564
Esas no
2020/1479
Karar no
2022/1564
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/07/2020
Numarası
2019/359 Esas 2020/287 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
06/07/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.461 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 12.11.2017 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacının desteği ...’ün yolcu olarak bulunduğu aracın çarpıştığını, meydana gelen kaza sonucu ...’ün vefat ettiğini, davacının oğlunun ölümü ile destekten yoksun kaldığını, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/352 E. sayılı dosyasında ... Sigorta A.Ş.'ye karşı dava açtıklarını, sigortalının tali kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini 84.390,34 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, dava açılmadan önce usulüne uygun biçimde başvuru yapılmadığından dava şartı bulunmadığını, sigortalının kusuru oranında sorumlu olduklarını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacı murisinde olduğunu, müterafik kusurun araştırılması gerektiğini, murisin araçta hatır için taşındığını, davacıya destek olduğunun kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece toplanan delillere göre. 13.11.2017 günlü trafik kaza tespit tutanağından davacının oğlunun bulunduğu aracın KTK’nın 47/1-c maddesine aykırı davrandığı, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kural hatasının olmadığının belirtildiği, Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/352 esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda davacı desteğinin bulunduğu araç sürücüsünün %20, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,

Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 20.09.2018 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 23.05.2019 tarihli raporunda da benzer saptamalar yapılarak davacı desteğinin asli kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının zararının saptanması için aktüer bilirkişiden rapor alındığı,

17.02.2020 günlü bilirkişi raporunda rapor tarihinde 84.390,34TL destekten yoksun kalma zararının belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 84.390,34 TL bedelin 27.06.2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı yanın zararlarından, sigorta şirketinin ancak sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigorta şirketin müşterek müteselsil sorumluluğunun sadece sigortalısı araç işleteni ile arasında olduğunu, davada davacı yan, kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı araç sürücü ...'ın %20, müteveffanın yolcu konumunda bulunduğu karşı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen sigorta şirketinin davacının tüm zararından sorumlu tutulmayacağını, (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 10.10.2013 tarih,

2012/13545 Esas ve 2013/16208 Karar sayılı ilamında Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 11.03.2014 tarih, 2013/4256 Esas ve 2014/3421 Karar sayılı ilamı) davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte 17.02.2020 tarihli hesap raporunda da içeriğinde her ne kadar sigortalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmişse de sonucunda %100 kusura istinaden hesaplama yapıldığını, davalı şirketin yalnız %20 kusuruna tekabül eden 16.878,07-TL sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olacağını,

kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz yönünden davalı şirketin sorumluluğu ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olacağını, davaya konu hadise haksız fiil teşkil ettiğinden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin kurulan hüküm hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öyle ki davacı tarafça usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan alacağın muacceliyetinden söz edilmeyeceğini, davacının ıslah ettiği miktar için ancak ıslah tarihinden itibaren faiz işleyebileceğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE; Davalı vekilinin HMK.nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpıştığını, davacının desteği ...’ün ... plakalı araçta yolcu olduğunu, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/44 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Raporu ile sürücü ...'ın asli kusurlu, ...'ın alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, diğer aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası olan ... ...

Sigorta A.Ş. tarafından 05.04.2018 tarihinde davacıya ödeme yapıldığını, ancak eksik ödeme yapması nedeniyle Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/352 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dosyada alınan rapor ile ...'ın asli kusurlu (%80) ve ...'ın tali kusurlu (%20) kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu yüzden de geride kalanların muhtemel yaşam süreleri ve sigortalının tali kusurlu oluşu dikkate alınarak kalan bakiye tazminat alacağının hesaplanmasını talep etmiştir.

Mahkemece gerekçeli kararda ceza mahkemesi doyası ve Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında alınan kusur raporları alındığı belirtilerek, davalıya sigortalı araç sürücünün asli kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu raporlarına göre davacı desteğinin kusurlu olduğu belirtilerek aktüer bilirkişiden alınan raporda davacı anne için 98.003,23 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiş, ... ...

Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsubu ile 84.390.34 TL tazminat hesaplanmış, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesinde 84.390,34 TL'nin 100,00 TL'sine dava tarihinden kalanına ıslah tarihinden faiz uygulanması talebiyle ıslah edilmiş,

mahkemece belirtilen gerekçelerle 84.390,34 TL'nin 27.06.2019 tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de mahkemenin karar gerekçesi ile davalı sigortalısının asli kusurlu olduğu belirtilmişken daha sonra davacının desteğinin tam kusurlu olduğu belirtilerek dosya kapsamı ve karar içeriğinde birbiri ile çelişkili şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Ayrıca 6100 sayılı HMK.nın Tasarruf ilkesi başlıklı 24. maddesinde (1) Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz.

(2) Kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz.

(3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisi devam eder.

6100 sayılı HMK.nın 25. Maddesinde “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz ve Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz.” düzenlemesi gereğince taraflarca getirilme ilkesi benimsenmiş olup hakimin tarafların söylemediği şeyi veya vakıları kendiliğinden dikkate alması hukuka aykırılık oluşturur.

HMK.nın taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. Maddesinde ise “ Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. “ hükmü gereğince hakim tarafların taleplerinin aşacak şekilde karar veremez.

Davacı vekili dava dilekçesinde davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında sigortalı araç sürücünün %20 oranında kusurlu olduğunu belirterek diğer aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... ...

Sigorta A.Ş.'den tazminata aldıklarının belirterek kalan tazminatın davalıdan tahsilini ve ıslah dilekçesinde dava dilekçesi ile talep edilen 100,00 TL'sine dava tarihinden, kalan miktara ıslah tarihinden faiz uygulanmasını talep ettiğine göre davacının talebi gibi davalının %20 kusur oranına isabet eden miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi ve hükmedilen tazminatın 100 TL'sine dava tarihinden kalan miktara ıslah tarihinden faiz uygulanması gerekirken davacı tarafın talebini aşacak şekilde HMK.nın 26. Maddesine aykırı olarak hüküm kurulmuş olması isabetli görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile

ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.353/1.b.2.maddesi gereğince aktüer raporu ile belirlenen 98.003,23 TL tazminatın davalıya sigortalı araç sürücüsünün %20 kusur oranına isabet eden 19.600,64 TL'nin davalıdan tahsiline dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

I-Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

Buna göre;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 19.600,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının 100,00 TL'sinin 12.07.2019 dava tarihinden, kalan 19.500,64 TL'nin 23.02.2020 ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 1.338,91 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40 TL'nin ve tamamlama harcı olan 1.433,00 TL'nin mahsubu ile kalan 138,49 TL'nin davacıya iadesine,

3-Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.100,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. Maddesi gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 44,40 TL peşin harç, 1.338,91 TL tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 847,20 TL tebligat/posta/müzekkere/bilirkişi ücreti olmak üzere yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 194,81 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

II-İSTİNAF BAŞVURUSU NEDENİYLE YAPILAN HARÇ VE MASRAFLAR YÖNÜNDEN

1- Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 09.06.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2020/1479, K. 2022/1564, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Iı-istinaf Başvurusu Nedeniyle Yapılan Harç Ve Masraflar Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1479
Karar No
2022/1564
Tarih
9 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2020/1485 K.2022/1194
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2020/1487 K.2022/1170
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2020/1491 K.2022/1359
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2020/1495 K.2022/1195
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2020/1496 K.2022/1334
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2020/1501 K.2022/1360

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.