KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2022
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/1851 - 2022/2375
- Esas no
- 2020/1851
- Karar no
- 2022/2375
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2019
- Numarası
- 2018/865 Esas 2019/964 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 23/12/2022
Karar Metni
1.097 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
26.04.2016 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davalıya 09.09.2018 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nun 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 400,00 TL geçici işgöremezlik, 4.500,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
22.11.2019 tarihli talep arttırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatını 3.532,38 TL’ye; sürekli işgöremezlik tazminatını 41.077,78 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, dava 2 yıllık süre içinde açılmadığından ve davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından usulden reddini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın 15.11.2015-25.11.2016 tarihleri arasında davalı şirkete trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının gerçek zarar, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, maluliyet ve kusur yönünden ATK'dan, tazminat hesabına ilişkin raporun aktüer siciline kayıtlı bilirkişiden alınması gerektiğini, temerrüte düşmediklerinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece tüm dosya kapsamı, deliller, adli tıp raporu, olayın oluş şekline uygun kusur ve aktüer bilirkişiler tarafından düzenlenen hükme esas alınabilir, denetime elverişli raporun tümü birlikte değerlendirildiğinde; sigortalı araç sürücüsünün seyir halinde olduğu Çorum Merkez Osmancık Caddesi üzeri İkbal kavşağı istikametine gitmekte iken Ulukavak mahallesi no:238/B önüne geldiğinde gidiş istikametine göre yolun sağından no:238/B önündeki yaya geçidinden yolun karşısına, Söğütevler istikametine geçmekte olan davacı yayaya,
yaya geçidi üzerinde çarpmak suretiyle meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve 3 ay süre ile geçici iş göremez kaldığı ve %20 oranında maluliyetinin bulunduğu anlaşılmakla, olayın yaya geçidinde meydana gelmesi ve yayanın yola aniden çıktığına yönelik sürücü ve yanındaki şahsın beyanlarının ispat edilememesi ve olayın oluş şekli değerlendirildiğinde yayanın yola aniden çıkmadığının tespiti neticesinde davalı sigortalısının tamamen kusurlu olduğu ve davacının kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı,
nihayetinde davacının meydana gelen kaza nedeniyle 3.532,38 TL geçici iş göremezlik ve 41.077,78 TL daimi iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, ancak bakıcı süresine dair iddiaların ispat edilememesi nedeniyle bakıcı gideri talebinin reddine karar vermek gerektiği kanısıyla davanın kısmen kabulü ile, 3.532,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 41.077,78 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 44.610,16 TL'nin temerrüt tarihi olan 15/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakıcı tazminatı talebinin reddine karar verilmiş;
hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda gerek kaza tarihinin 26.04.2016 olması gerekse poliçe başlangıç tarihinin 25.11.2015 olması dikkate alındığında 01.06.2015 tarihli Yeni Genel Şartlar sonrası düzenlenen bir poliçe ve meydana gelen bir kaza olduğu açık olup bu nedenle poliçe teminat kapsamında bulunmamakta olan geçici işgöremezlik ile ilgili davada davalı aleyhine hükmedilen 3.532,38 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ve faizinin, SGK sorumluluğunda bulunması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın bu talep yönünden kabulüne karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin bölümünün kaldırılmasına ve bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici, sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkidir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin davacıyla ilgili geçici işgöremezlik tazminatına yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;
HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2019 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 4.400,00 TL olarak belirlenmiştir.
Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 4.400,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 4.400,00 TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilen bölümü 4.400,00 TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4)
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından bedel arttırım dilekçesi ile birlikte davacı için 3.532,38 TL geçici işgöremezlik (41.077,78 TL sürekli işgöremezlik tazminatının) tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece 3.532,38 TL geçici işgöremezlik (41.077,78 TL sürekli işgöremezlik) tazminatın kabulüne karar verilmiş olup, davalı vekili miktar yönünden kabulüne karar verilen 3.532,38 TL geçici işgöremezlik tazminatı yönünden kesin olan bu karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur.Miktar itibarıyla kesin olan geçici işgöremezlik tazminatı yönünden davalı sigorta şirketi vekili istinaf yasa yoluna başvuramaz.
HMK'nın 346.maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Bu durumda; HMK'nın 341/2.maddesinde açıklanan karar tarihi itibariyle kabulüne karar verilen miktar (istinaf sadece geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin olduğundan) istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nın 352. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda davalı sigorta şirketi vekilinin davacıya yönelik geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2020/1851, K. 2022/2375, 16 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama