İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/1196 K.2023/941

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2021/1196Karar2023/941Tarih23 Kasım 2023Okuma10 dk · 1.910 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Vekilleri

Karar tarihi
23 Kasım 2023
Esas no
2021/1196
Karar no
2023/941
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/02/2021
Numarası
2020/74 Esas 2021/269 Karar
Davacı
—
Davalı
—
Vekili
—
Davanın konusu
İtirazın İptali
Yazılma tarihi
18/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.910 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 10/08/2016 tarihinde davacı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan davalıya ait ... plakalı aracın ... idaresindeyken meydana gelen kazada ...’nın yaralandığını ve 16.609,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, tespit tutanağında her ne kadar sürücünün ... olduğu belirtilmiş ise de Milas Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/269 Esas, 2017/40 Karar sayılı dosyasında sürücünün ... olduğu ve kaza esnasında ehliyetinin bulunmadığı ve alkollü olduğunun belirlendiğini, bu hususu ikrar ettiğini ve cezalandırıldığını,

dava dışı ...’ya yapılan ödemenin işleten davalı ... ve sürücü ...’dan Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi ve Genel Şartlar'ın B.4/C ve B.4/B maddeleri gereğince rucuen talep edildiğini, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/3048 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı ...'nın takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk faaliyetinden sonuç alınamadığını ileri sürerek davanın kabulü ile, Eskişehir 8. İcra müdürlüğünün 2019/3048 Esas sayılı dosyasındakie itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın haksız olup davalının üzerine bulunan araçları kiralık olarak işletmekte olduğunu, kaza tarihinde aracın dava dışı ...’ya kiralandığını, kira sözleşmesinin sunulacağını, kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsünün ... olduğunu, eşi olan ...’nın yanlış beyanda bulunduğunu ve sigortadan para almak amacıyla kendisinin sürücü olduğunu iddia ettiğini, ardından sigorta tarafından yanlış bir işleme dayalı olarak dava dışı ...’ya ödeme yapıldığını, haksız ve kötüniyetli olarak yapılan ödemenin talep edildiğini, aracın kiralanmasının ardından kime kullandırılacağının bilinemeyeceğini, davalının sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın rücuen alacak istemine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, makine mühendisi bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü Ziynet Tayboğa'nın (Kayalı) % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı ... tarafından dava dışı ...'ya ödenen 16.609,00 TL tazminat tutarının talep edilebileceğinin bildirildiği, kazada ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunan ...'ya karşı araç sahibi, ..., dava dışı araç sürücüsü ... ve poliçe kapsamında davacı sigortacının müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu,

davalı araç sahibinin aracı kiralamak suretiyle davacı dışı ...'ya teslim ettiği, dosya içindeki kiralama sözleşmesinin 15 gün olarak düzenlendiği ve uzun süreli kiralama olmadığı, bu nedenle araç sahibinin sorumluluğunun devam ettiği, meydana gelen kazada dava dışı sürücü ...'nın sürücü belgesinin olmadığı ve alkollü olduğunun tespit edildiği,

davacı tarafından haksız fiile bağlı olarak zarar gören ...'ya ödenen 16.609,00 TL tazminatın davalıdan rücuen talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/3048 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20'sine karşılık gelen 3.321,80 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvurusunda, aracın davalı adına hususi araç olarak kayıtlı olması ve tüketici ilişkisi bulunması nedeniyle davanın önce tüketici mahkemesinde açıldığını, davalı tarafça araç kiralama işi yapıldığı ve aracın bu iş kapsamında kiralandığının bildirildiğini, Tüketici Mahkemesi tarafından herhangi bir araştırma yapılmadan davalının beyanı esas alınarak görevsizlik kararı verildiğini, görevli olduğu belirlenen mahkemece tarafından yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, ancak davalının hiçbir yerde ticari kaydına rastlanmadığını, davalının bu sıfatının davadan evvel tespitinin mümkün olmadığını,

ayrıca davalının tacir olduğunun ortaya konulamadığını, davanın tüketici mahkemesinde açılmasında kusurları bulunmadığı halde aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf başvurusunda, meydana gelen trafik kazasında araç sürücüsünün ... olduğu ileri sürülse de kaza tespit tutanağında sürücünün ... olduğunun belirtildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte araç sürücüsünün dava dışı ... olduğunu düşünüldüğünde dahi aracın ...’ya kiralanmış olup sözleşme imzalandığını, sözleşmede adı geçenin aracı kullanabileceğini, ...’nın aracı üçüncü kişi olan ehliyeti olmayan ve alkollü ...’nın kullanımına izin vererek sözleşmeye aykırı davrandığını, ayrıca olay tarihinde kendisinin de alkollü olduğunu, aracın kiralanmasının ardından kimin tarafından kullanılacağının bilinemeyeceğini,

davalı açısından uygun illiyet bağının kesildiğini, emsal yargı kararlarının bu yönde olduğunu ve davalının sorumluluğu bulunmadığını, bilirkişi raporunda araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacı şirket tarafından yapılan ödemenin talebinin haklı olmadığını, kaza tespit tutanağında araç sürücüsü olarak ...’nın yer aldığını, tarafların yanlış beyanda bulunup sigortadan para almak adına sürücünün ... olduğunu iddia ettiğini, 15 günlük kiralama süresinin uzun süreli kiralama sayılamayacağına ilişkin gerekçenin yerinde olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı ..., zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar gören dava dışı ...'ya ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.

Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.

Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.

Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.

Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:

a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,

b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,

c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,

ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,

d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,

e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,

f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,

Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.

Davacı ..., davalıya ait davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi le sigortalı araç sürücüsünün neden olduğu kazada zarar gören kişiye ödeme yapıldığını, kaza tespit tutanağında sürücü olarak ... olarak belirtilmiş olsa da Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/269 Esas, 2017/40 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada olay esnasında araç sürücüsünün ... olduğunun, kaza sırasında sürücü belgesinin bulunmadığının ve alkollü olduğunun tespit edildiğini, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında dava dışı ...'ya ödenen 16.609,00 TL için Genel Şartlar'ın B.4/C ve B.4/B maddeleri uyarınca rücu koşulları oluştuğunu ileri sürerek bu nedenle başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.

Dosya içeriğinden, 10/08/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında; sürücü ...'nın idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda yolun sol tarafındaki tepelik kısma aracının ön kısımları ile çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği belirtilmiştir.

Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2017 tarihli ve 2016/269 Esas, 2017/40 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nın alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmak suçunu işlemediği sabit olduğundan beraatine, sanık ...'nın alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmak suçundan cezalandırılmasına ilişkin kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 19/10/2017 tarihli ve 2017/1976 Esas, 2017/1638 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu hale göre davanın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar gören dava dışı ...'ya ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı ... tarafından kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün ... olarak belirtilmesine rağmen araç sürücüsünün ... olduğunun ve bu durumun Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2017 tarihli ve 2016/269 Esas, 2017/40 Karar sayılı dosyasında tespit edildiğini ileri sürüldüğü,

ancak bu kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 19/10/2017 tarihli ve 2017/1976 Esas, 2017/1638 Karar sayılı kararı ile bozulduğu gözetilerek öncelikle ceza davasının kesinleşip kesinleşmediği belirlenerek 10/08/2016 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün kimliğinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması,

daha sonra davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 ve Genel Şartlar'ın B.4/C ve B.4/B maddelerine dayalı olarak araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğu ve sürücü belgesine sahip olmadığı belirtilerek sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmeye aykırılık sebebiyle açılan dava olduğu nazara alınarak tüm delillerin yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.

Öte yandan kabule göre de davacı ... ödediği değil, ödemesi gereken gerçek zararı rücu edebilir. Hükme esas alınan 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda zarar görenin ödeme tarihindeki gerçek zararının belirlenmesi için Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde maluliyetinin tespiti ve bu tespit doğrultusunda aktüer bilirkişiden rapor alınması gerekirken anılan hususlar göz ardı edilerek karar verilmiş olması da isabetsizdir.

Ayrıca dava konusu rücu alacağının yargılama sonucu belirleneceği ve likit olmadığı gözetilmeden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve Tüketici Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı üzerine ticaret mahkemesi tarafından yargılamaya devam edilerek karar verildiğine göre görevsizlik kararı nedeniyle ayrıca davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması da isabetli olmamıştır.

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2021/1196, K. 2023/941, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1196
Karar No
2023/941
Tarih
23 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1197 K.2023/1588
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1198 K.2023/1598
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2021/1201 K.2023/1600
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1201 K.2023/1861
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1201 K.2023/2056
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1202 K.2023/2189

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.