İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/1664 K.2023/1034

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf…

Esas2021/1664Karar2023/1034Tarih15 Aralık 2023Okuma15 dk · 2.938 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Aralık 2023
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2021/1664 - 2023/1034
Esas no
2021/1664
Karar no
2023/1034
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/04/2021
Numarası
2019/615 Esas 2021/324 Karar
Davacılar
—
Vekili
—
Davalılar
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Yazılma tarihi
25/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.938 kelime·15 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 23.07.2018 tarihinde, davalılardan ... Sigorta Şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’na ait sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacılardan ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktöre arkadan çarpması sonucu davacının aracında yolcu olarak bulunan davacı ...’nin eşi, diğer davacıların annesi ...’ın araçtan düşerek 16.09.2018 tarihinde kazaya bağlı olarak vefat ettiğini,

davalı sigorta şirketine 25.10.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı eş ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı eş ... için 50.000,00 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.

17.10.2020 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından 30.09.2020 tarihli sulh ve ibraname protokolü gereğince 49.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ferileri toplamı 80.745,00 TL ödeme yapıldığından maddi tazminat isteminin ödeme nedeniyle konusuz kaldığını, manevi tazminat yönünden davaya devam ettiklerini açıklamıştır.

Davalı ... vekili, ikametgah mahkemesi ve olay yeri itibarıyla Çekerek Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin yetkili olduğunu, kazanın davacı ...’ın sevk ve idaresindeki traktör ile seyir halinde iken, traktörün aniden virajda durması nedeniyle meydan geldiğini, kaza mahallinde yol çalışması nedeniyle sağda mucur dökülü olduğundan davacının mucuru görünce aniden sol şeride geçerek durduğunu, davalının da traktörün sol şeritte durduğunu görmesi üzerine frene bastığını, yola dökülü olan asfalt malzemesi nedeniyle aracın kayarak,

davacının kullanmış olduğu traktörün arka tekerliğine çarptığını, çarpmanın etkisi ile traktördeki yolcu olarak bulunan ...’ın düştüğünü, olay yerine gelen ambulansa yürüyerek binen ...’ın tedavisi sonrasında hastaneden taburcu olduktan 56 gün sonra vefat ettiğini, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığını, ölümün kazadan meydana geldiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, desteğin 70 yaşında ve kronik hastalıkları bulunduğunu, davacı araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu traktörün muayenesinin bulunmadığını,

davacının trafiğe çıkmaması gereken traktörü ile eşini hastaneye götürmek için yola çıktığını bu nedenle kazanın meydana gelmesinde davacı ...’nin ve desteğin kusurlu olduğu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın çift taraflı trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm nedeniyle, ölenin yolcu olduğu araca çarpan araç sürücüsü ve ZMM sigortasından destekten yoksun kalma nedeniyle tazminatı, araç sürücüsünden manevi tazminat istemine ilişkin olduğu,

toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Dikmesöğüt Köyü yönünden Seyhan yönüne seyir etmekte iken kaza mahalli olan sağa virajlı yol kesiminin çıkışına geldiğinde, yolun sağında yolcu indirmek için yavaşlayarak duran ya da tam durmak üzere olan davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün sol arka kesimine otomobilin sağ ön kesimi ile çarpması sonucu, ... plaka sayılı traktör üzerinde yolcu olarak bulunan müteveffa ... ...'ın yaralandığı ve akabinde vefat ettiği,

vefatında yaralanma öncesi kendisinde mevcut olan koah ve kalp yetmezliği hastalıklarının da etkisi ve katkısı olduğu, davalı ...'nun kazada %80 oranında, davacı ...'ın kazada %20 oranında kusurlu olduğu, destek ... ...'ın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı,

ancak olay öncesinde kara yollarında güvenli yolcu taşımasına uygun olmayacak şekilde traktör üzerine yolcu olarak binmekle, traktör üzerine binmiş halde bulunduğu yer itibariyle kendisini traktöre sabitleme imkanının olmaması nedeniyle, sol arka kesimden çarpılmaya maruz kalan traktörün sarsılması ve savrulması esnasında traktörün üzerinden yer düşmesi şeklinde meydana gelen olayın kendisinin vefatı ile sonuçlanmasında, olay öncesi kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek bu davranışları kural ihlali ise de olayın fiziksel oluşumunda doğrudan illiyet bağı bulunmadığından, vefatı ile ilgili müterafik kusurlu olduğu,

dosya kapsamı ve davacı vekilinin beyanları ve sunduğu evraklar doğrultusunda maddi tazminat davası yönünden davanın konusuz kaldığı hususları dikkate alınmakla; maddi tazminat talebine yönelik davada davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ancak maktulün eşi ve çocukları olan davacıların manevi tazminat talepleri yönünden açılan davaya yönelik, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, davalı ...'nun ve davacı ...'ın kazadaki kusur oranları,

müteveffanın kendi vefatı ile ilgili müterafik kusuru ve maruz kaldığı trafik kazasında yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı bulunmasıyla birlikte, ölüm olayında yaralanma öncesi kendisinde mevcut olan koah ve kalp yetmezliği hastalıklarının da etkisi ve katkısı olması, kaza tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve sair hususlar göz önüne alınarak manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiğinden maddi tazminat talebi yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile;

davacı ...'a 35.000,00 TL, davalı İsmail ...'a 21.000,00 TL ve davacı ...'a 21.000,00 TL olmak üzere toplam 77.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacılara ödenmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; eş ve annelerin kaybeden davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminat miktarın çok düşük olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkemece belirlenen ve hükme esas alınan kusur oranlarını kabul etmediklerini, kazanın tamamen davacı ...’ın kusurundan kaynaklandığını, engelli ve ehliyetsiz olan ...’ın traktörle seyir halindeyken traktörün aniden dur işareti (kırmızı ışık) olmamasına rağmen en sağ şeritte gitmesi gerekirken şerit ihlali ve traktör sürücüsü ...’ın sol orta şeritte virajda durması nedeniyle davalının yanlış şeritte olan ve duran traktöre çarpması sonucu meydana geldiğini,

traktörde bulunan ve ambulansa yürüyerek binen kaza esnasında hayati tehlikesi bulunmayan kazadan sonra hastaneden ayrılan ve 56 gün sonra vefat eden desteğin ölümünün öncelikle trafik kazasına bağlı veya ölümü tetikleyen bir eylem olduğunu kabul etmediklerini, ... ...’ın kaza öncesi Koah ve kalp rahatsızlıklarının bulunduğunu, kaza ile merhumun vefatı arasında illiyet bağı bulunmadığını, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.5.1974 -8/131-282 16.6.1980- 9/176-235, 22.4.1984 -9/410-228,

21.9.1987 -9/20-359 tarih ve sayılı kararlarından da anlaşılacağı üzere hareketle sonuç arasında doğrudan illiyet bağını arayan uygun sebep teorisinin benimsediğini, Yargıtayın kabul ettiği uygun sebep teorisine göre somut olayın aydınlatılması gerekirken kişinin koah ve kalp hastası olması halinde tıbben de inkar edilemeyecek şekilde inhibasyon sonucu ölüm yani hemen veya o an ani fenalaşma ve akabinde kısa sürede ölümün gerçekleşmesi gerektiğini,

desteğin hastanede BTM (basit tıbbi müdahale ) geçirecek şekilde yaralanması gerçekleşmiş olmamasına rağmen ve kazadan 56 gün sonra vefat etmesi nedeniyle vefat sebebinin trafik kazasına bağlanmasının anlaşılamadığını, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığını,

olayın oluş biçimi ve yeri traktörde bulunanların güvenli yolcu taşımaya uygun olmayacak şekilde traktör içinde ... ...’ın sabit bir şekilde oturmaması nedeniyle traktörün sarsılması esnasında yere düşmesi ve öncelikle desteğin ve traktörü kullanan sürücünün kusurlu davranışları ve özellikle de desteğin tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere kendi can güvenliği bilerek ve öngörerek tehlikeye düşürmesi nedeniyle 56 gün sonra zaten kendisinde mevcut olan koah ve kalp yetmezliğiyle ölümünün kaza ve davalının kusuru ile illiyet bağı kurulmasının illiyet bağı teorisine aykırı olduğunu,

kaza ile ölüm arasında illiyet bağı kurulmasının ne hukuken ne de tıbben oluş biçimi de değerlendirildiğinde mümkün olmadığını, Yerel mahkemece tüm tarafların kusur oranlarının belirlenmesinde ve yukarıda arz ve izah edilen açıklamalar ışığında eksik ve yetersiz inceleme yapıldığını, Karayolları Trafik Kanununa göre engelli ve ehliyetsiz birisinin, taşımada kullanılması yasak olan bir araçla, hiçbir trafik uyarı ikaz işaretleri olmayan bir yolda tehlikeli şekilde araç ile seyahat etmesi,

uygunsuz ve görüş mesafesi olmayan yerde park ederek beklemesinin kazaya sebebiyet vermenin ana maddesi ve başlıca nedeni olduğunu, yerel mahkemenin ehliyetsiz, engelli ve tamamen Karayolları Trafik Kanununa aykırı şekilde araç kullanan ve yine aracın üzerinde yolcu taşıyan ...'a yapmış olduğu hatalardan dolayı ödül gibi 35.000,00 TL manevi, ve yine taşıma aracı olarak kullanılmaması gereken ve yolcu taşıma aracı olarak kullanılmasının yasak olduğu,

araca binerek hem kendisini hem de diğer sürücüleri tehlikeye sokacak şekilde traktörün üzerinde seyahat eden İsmail ... ile ölümünde davalının hiçbir suçu bulunmayan ...'a manevi tazminat vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kesinlikle manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, ayrıca desteğin de müterafik kusurlu olduğunu, hiç kimsenin kendi kusuru ile sebebiyet verdiği olay ve hadiselerden ve zararlardan hak iddia edemeyeceğini, manevi tazminata hükmedilmesi gerekirse ehliyetsiz, engelli ve yolcu taşınmasına izin verilmeyen araç ile yolcu taşıyıp,

kazaya sebebiyet veren ...'ın traktörün üzerinde olan diğer kişilere ve davalıya manevi tazminat ödemesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalılar vekilinin HMK’nun 355 maddesi gereğince istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, 23.07.2018 tarihinde, davalılardan ...

Sigorta Şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’na ait sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacılardan ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktöre arkadan çarpması sonucu davacının aracında yolcu olarak bulunan davacı ...’nin eşi, diğer davacıların annesi ...’ın araçtan düşerek 16.09.2018 tarihinde kazaya bağlı olarak vefat ettiğini belirterek davacı eş ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan, davacı eş ... için 50.000,00 TL,

davacı çocuklar için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.

17.10.2020 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından 30.09.2020 tarihli sulh ve ibraname protokolü gereğince 49.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ferileri toplamı 80.745,00 TL ödeme yapıldığından maddi tazminat isteminin ödeme nedeniyle konusuz kaldığını, manevi tazminat yönünden talep gibi karar verilmesini istemiş; mahkemece maddi tazminat talebi yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden davalı sürücünün %80, davacı ...’nin %20, desteğin de müterafik kusurlu olması,

kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunması nedeniyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; davacı ...'a 35.000,00 TL, davalı İsmail ...'a 21.000,00 TL ve davacı ...'a 21.000,00 TL olmak üzere toplam 77.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili manevi tazminatın az takdir edilmesine, davalı ... vekili; kusur oranı kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağı ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

Davacıların manevi tazminat istemi TBK'nın 56/2.maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK’nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.

23.07.2018 tarih saati 09.45 olan kaza tespit tutanağında ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Dikmesöğüt Köyü yönünden Seyhan yönüne seyir etmekte iken kaza mahalli olan sağa virajlı yol kesiminin çıkışına geldiğinde önünde aynı istikamette seyir halinde olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktörün sol arka kesimine kullanımındaki otomobilin sağ ön kesimi ile çarpması sonucu, ... plaka sayılı traktör üzerinde yolcu olarak bulunan ... ... ve ...’un yaralanması sonucu oluşan kazada ...’nun yakın takip mesafesi ve arkadan çarpma nedeniyle asli kusurlu, ...’ın kusuruz olduğu,

savcılık aşamasında alınan 13.03.2020 tarihli ATK raporu, Yozgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2021 tarih 2020/168 Esas 2021/181 karar sayılı dosyasından alınan 19.03.2021 tarihli ATK raporlarında ...’nun takip mesafesinin korumadığından ve arkadan çarpması nedeniyle asli kusurlu, ...’ın ehliyetsiz araç kullanması, yolcu taşımaya uygun olmayan araçla yolcu taşıması, durma kurallarını ihlali nedeniyle alt düzeyde tali kusurlu, destek ... ...’ın da yolcu taşımaya uygun olmayan araçta seyahat etmesi nedeniyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu,

eldeki davada uzman makine mühendisi bilirkişiden alınan 28.01.2021 tarihli raporda, davalı ...’nun ... plakalı otomobili ile yerleşim yeri dışında 6 metre genişliğindeki stabilize satıhlı köy yolunda seyir halinde iken olay mahalli yaklaşımında izin verilen 30 Km/Saat Azami Hız değerinin çok üzerinde bir hızla seyrini sürdürmekle, sağa virajlı yol kesimine girerken dahi aracının hızını hiç düşürmemekle, gündüz vakti yolun ön ilerisine yeterince dikkatini yöneltmemekle, aracının hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla,

önündeki trafiği yeterince dikkatli bir şekilde kontrol etmemekle, önündeki aracı güvenli bir mesafe kadar geriden takip etmeyerek yakın takip etmekle, önünde bir aracın mevcudiyetini dahi fark ve idrak etmekte oldukça geç kalarak, önündeki aracın durmak üzere yavaşladığını dahi dikkatinden kaçırmakla, tehlikeli durum karşısında etkili fren tedbirine dahi başvurmakta geç kalarak,

mevcut yüksek seyir hızı ile önünde ve yolun sağında yolcu indirmek üzere yavaşlayarak tam durma haline gelmiş olan ya da durmuş olan ... plakalı traktörün sol arka kesimine idaresindeki otomobilin sağ ön kesimi ile çarpmak suretiyle davaya konu trafik kazasının oluşumuna sebebiyet vermekle olayda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 51. Maddesi, 52. Maddesi a, b bendi ile 56. Maddesi “c” Bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle anılan Kanun'un 84. Maddesi'nde asli kusur sayılan hallerden “Arkadan Çarpma” gerekçesi ile olayın fiziksel oluşumunda “Birinci Derecede Kusurlu”(%80 oranında ) olduğu,

olaya karışan sürücü davacı ...’ın olay öncesinde idaresindeki ... plakalı traktörü ile yerleşim yeri dışındaki alanda, üzerinde seyir halinde olduğu 6 metre genişliğindeki stabilize satıhlı köy yolunda seyir halinde iken, olay mahalli sağa virajın çıkış kesimine geldiğinde, güvenli bir mesafe kadar virajdan uzaklaştıktan sonra aracını yavaşlatması ve durdurması gerekli iken, henüz virajın çıkışından itibaren güvenli bir mesafe kadar ileriye doğru hareketini sürdürmeden,

tam virajın çıkış kesiminde aracını yavaşlatarak durma noktasına getirmiş ya da durdurmuş olması dolayısıyla bulunduğu yol kesiminde trafiği tehlikeye düşürücü nitelikte bir davranış göstermekle, aracı güvenli 'yolcu taşımaya uygun olmadığı halde aracı üzerine yolcu almakla, olayda2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47. Maddesi "d" Bendi ile bu Kanun'a bağlı Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 131.

Maddesi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle olayın fiziksel oluşumunda “İkinci Derecede ve Alt Düzeyde Kusurlu”(%20 oranında ) olduğu, olayda yaşamını yitirmiş olan yolcu ... ...’ın olay öncesinde, karayollarında güvenli yolcu taşınmasına uygun olmayacak şekilde traktör üzerine yolcu olarak binmekle;

traktör üzerine binmiş halde bulunduğu yer itibariyle kendisini traktöre sabitleme imkanının olmaması nedeniyle, sol arka kesiminden çarpılmaya maruz kalan traktörün sarsılması Ve savrulması esnasında traktör üzerinden yere düşmesi şeklinde cereyan eden olayın kendisinin ölümü ile sonuçlanmasında, olay öncesi kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek bu davranışlarında kural ihlali görülmekle, her ne kadar olayın fiziksel oluşumu ile doğrudan illiyet bağı bulunmasa dahi, bu hususun Mahkemece müterafik kusur olarak değerlendirilmesinin gerekli ve yeterli olabileceği,

ATK 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 05.04.2019 tarihli raporunda kronik obstrüktif akciğer hastalığı (koah) ve kalp yetmezliği bulunan ... ...’ın ölümünün maruz kaldığı 23.07.2018 tarihli trafik kazası sonucu genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot ve çok sayıda omur kırıkları ile birlikte retroperitoneal kanama ve bu nedenle kendisinde mevcut koah ve kalp yetmezliği hastalıklarının aktif hale geçmesi sonucu meydana gelmiş olduğu,

... ...’ın 23.07.2018 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması ile 16.09.2018 tarihinde ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu ancak ölüm olayında yaralanması öncesi kendisinde mevcut olan koah ve kalp yetmezliği hastalıklarının da etkisi ve katkısı olduğu belirtilmiş olmakla, anılan raporların olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olması, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının belirlenmiş olması nedeniyle mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin kusura ve illiyet bağına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Somut olayda, davalı sürücünün asli ve %80, desteğin yolcu olarak bulunduğu davacı sürücü ...’nin %20, desteğin ise traktörde yolculuk yapması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu; kaza sonucunda davacılarının eş ve annelerini kaybettiği, kazanın davacı eş ve çocuklar için doğurduğu zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü manevi tazminatın belirlenmesinde önemli olan diğer etkenlerdir.

Zira, manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşımalıdır.

Buna göre; davacı eş ve çocuklar için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde ve her iki tarafın mali ve sosyal durumlarına uygun takdir edildiği anlaşıldığından davacılar vekili ile davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporlarında belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında, ATK’ca ölüm ile kaza arasındaki illiyet bağının belirlenmiş olmasına, manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf talebinde bulunan davacılardan alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacılardan; davalı ... Tarıkulu’dan alınması gereken 5.259,87 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.314,97 TL nispi karar harcının mahsubu ile bakiye 3.944,90 TL harcın davalı ...’ndan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,

5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 15.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2021/1664, K. 2023/1034, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1664
Karar No
2023/1034
Tarih
15 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1665 K.2023/1748
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1665 K.2023/1605
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1667 K.2023/1606
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1668 K.2023/1998
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1670 K.2023/1607
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1673 K.2023/1673

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.