KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2671 - 2024/151
- Esas no
- 2021/2671
- Karar no
- 2024/151
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/10/2021
- Numarası
- 2020/725 Esas 2021/547 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 08/02/2024
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.03.2018 tarihinde, davacının nişanlısı ...’nun yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, ... idaresindeki ... plakalı kamyona çarpması sonucu davacının nişanlısı ...'nun vefat ettiğini, davacının nişanlısının desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın 21.01.2018-21.01.2019 tarihleri arasında davalı şirkete sigortalı olduğunu, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 360.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirilmesinin davayı kabul anlamına gelmediğini, kaza neticesinde tutulan kaza tespit tutanağında davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmiş ise de kusur oranını kabul etmediklerini, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini,
müteveffa ile nişanlısı arasında farazi bakım yükümlüğünün kabul edilemez olduğunu, sigortacının ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazaya ilişkin Ankara Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1040 sayılı soruşturma dosyasının incelenmesi neticesinde Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile mahal şartlara uygun hızda seyir etmediği, olay mahalline geldiği esnada yolun sol şeridini gerekli ve yeterli şekilde kontrol etmeden sola yönelerek orta şeritte seyreden kamyonetin şeridine girdiği, kazada dikkate ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketi nedeniyle asli kusurlu olduğu,
... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile kendi şeridinde seyri esnasında şerit tecavüzünde bulunan otomobilin kamyonetin sağ arka kısmına çarpması nedeniyle kusurunun bulunmadığının belirlendiği, bu durumda davaya konu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazada kusurlu aracın ... plakalı araç sürücüsü olduğunu ve davalı şirketin bu aracı ZMSS poliçesi ile teminat altına aldığını, mahkemece, karşı aracın kusursuz olduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, açıkça hatalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının nişanlısı olan ...’nun yolcu olarak bulunduğu, ... idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu aracın kaza yapması sonucu, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının nişanlısının vefat ettiğini belirterek davalı şirketten destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, kararın gerekçesinde, kazaya ilişkin ceza soruşturmasında alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, karşı araç sürücüsü ...’ın kusurunun bulunmadığı belirtildikten sonra bu durumda davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı şeklinde hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup red gerekçesi davanın niteliği ve dosya kapsamına uygun değildir.
Şöyle ki, mahkeme, davacının nişanlısının yolcu olarak bulunduğu davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu kabul ettiğine göre, davacı yönünden destekten yoksun kalma tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirmesi ve şartlar oluşmuş ise aktüer bilirkişiden hesap raporu alarak sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Kaldı ki, tarafların kazanın oluşumuna ilişkin delilleri toplandıktan sonra kazanın meydana gelmesinde iki araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi yönünden bilirkişi raporu alınmadan, ceza soruşturmasında alınan kusur raporu ile yetinilerek hüküm kurulması da doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2021/2671, K. 2024/151, 2 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama