İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/132 K.2024/370

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/132Karar2024/370Tarih15 Mart 2024Okuma11 dk · 2.144 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacı

Karar tarihi
15 Mart 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/132 - 2024/370
Esas no
2022/132
Karar no
2024/370
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/12/2021
Numarası
2020/10 Esas 2021/1024 Karar
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
21/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.144 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 17.05.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücünün neden olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk faaliyetlerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak koşuluyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,

22.11.20121 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 101.187,03 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 26.558,78 TL ve bakıcı giderini 4.059,00 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili, davacının dava konusu taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce 2918 sayılı kanunun 97. ve 99. maddeleri gereğince davalı şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davacıların dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu yapmaması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, 17.05.2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın davalı şirket tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, sigorta şirketi olarak sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olarak yalnızca davacının sürekli maluliyetine ilişkin olup,

davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerine karşı davalının her hangi bir sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu talepler bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi gerektiğinden davacının aleyhe olan beyanlarını ve ceza dosyasındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının ve kaza yapan araca yedi kişi binmiş olmaları ve emniyet kemeri takılmamış olunması nedeniyle davacının müterafik kusurunun belirlenmesini, olayda hatır taşımasının olduğunu,

buna göre hükmedilecek tazminattan önce davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasını, daha sonra ise hatır taşıması nedeniyle ayrıca bir indirim yapılmasını, faiz oranının tarafların hukuki durumuna göre değil işin niteliğine göre belirlenmesini, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olduğunu, bu nedenle faiz yönünden davalının yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece toplanan delillere göre, dava dışı sürücünün KTK'nın 52/b. maddesi gereğince hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre hareket etmediğinden %100 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği,

kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 11.06.2021 tarihli raporunda davacı Sadık Şenol'un 17.05.2018 tarihli yaralanması neticesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu hükümleri esas alındığında kişinin engel oranı %3 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2 ay süre ile bakıcıya ihtiyaç duyduğunun belirtildiği,

tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 26.558,78 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 101.187,03 TL, bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının 4.059,00 TL olduğunun belirlendiği, davacının davalı sigortalı araç sürücüsünün oğlu olduğu, yakın akrabaların taşınması ahlaki bir ödevin ifası kapsamında olup, belirlenen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmadığı,

davacının emniyet kemeri takıp takmadığına yönelik somut delil bulunmadığından ve kazanın davacının ortak kusuruyla meydana geldiğine yönelik delil bulunmadığından belirlenen tazminat miktarından indirim yapılmadığı, davacının zarar görmesi nedeniyle sorumlu olduğu davacının gerekli evraklarla sigortaya başvuru teslim tarihinin 27.06.2019 olduğu Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 işgünü sonunda 10.07.2019 tarihinde temerrüt oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 101.187,03 TL sürekli iş göremezlik, 26.558,78 TL geçici iş göremezlik,

4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 131.804,81 TL'nin davalıdan 10.07.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının dava konusu yaptığı taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce 2918 sayılı kanunun 97. ve 99. maddeleri gereğince davalı şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddini, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının hayatın olağan akışına aykırı varsayımlarla %100 olarak belirlendiğini, somut olayda hatır taşıması ve müterafik kusurun söz konusu olduğunu, bundan dolayı tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranına yönelik itirazları gözetilmeksizin karar verildiğini,

davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi marifetiyle tespit edilmesini, hükme esas alınan maluliyet raporunun da hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hesaplama tekniğini kabul etmediklerini, hesaplama yapılırken davacının bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosuna göre tespit edilmişse de hesaplamanın progresif rant yöntemine göre yapılmasının hatalı olduğunu, %1.8 teknik faiz oranına göre hesaplama yapılmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından davalı şirketin sorumlu olmadığını, bu talepler yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu,

gerekçeli karardaki faiz başlangıç tarihinin davalı şirket yönünden 10.07.2019 olarak belirtildiğini, davalı şirketin sorumluluğunun dava dilekçesinin taraflarına tebliğinden itibaren doğduğunu ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücünün neden olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekili, davacının dava açılmadan önce 2918 Sayılı Kanunun 97. ve 99. maddeleri gereğince kanuna uygun olarak başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK’nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.

Davalı vekili davacının maluliyet oranına yönelik itirazlar gözetilmeksizin karar verildiğini, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi marifetiyle tespit edilmesini, hükme esas alınan maluliyet raporlarının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.

Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda, davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %3 oranında maluliyetinin bulunduğu, 9 ay iş göremez halde kaldığı ve 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğu belirlenmiş olup raporun, ayrıntılı, gerekçeli ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun tanzim edildiği anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı vekili geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüştür. Dava konusu kaza 17.05.2018 tarihinde meydana gelmiş, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 05.07.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.

Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve 92/i maddesinde yer alan “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” düzenlemesi Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarih 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile

ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi ve 92. Maddenin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.

Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık ya da maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.

Geçici iş göremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel

şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

Davalı vekili hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hesaplama yapılırken davacının bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosuna göre tespit edilmişse de hesaplamanın progresif rant yöntemine göre yapılmasının hatalı olduğunu, %1.8 teknik faiz oranına göre hesaplama yapılmasını ileri sürmüş olmakla,

Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından

belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden aktüer raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, dava açılmadan önce davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığının anlaşılmasına, maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında ve davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davacının maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olmasına,

davacının davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçta araç sürücüsünün oğlu olduğu yakın akrabaların taşınması ahlaki ödevin ifası kapsamında olması bu haliyle taşımanın hatır için olmadığının anlaşılmasına, davacının kazada yaralanmasının femur şaft kırığı olduğu, davaya konu iş göremezlik zararının da femur kırığına dayandığı, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu,

davacının emniyet kemeri takmamasının davacının zararın artmasına neden olduğu iddiası ispat edilemediğinden müterafik kusur indirimi yapılmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebelperi ile bağlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanununa göre davalıdan alınması gereken 9.003,59 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 2.250,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.752,69 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf başvurma harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/132, K. 2024/370, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkeme Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/132
Karar No
2024/370
Tarih
15 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/132 K.2024/330
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/132 K.2024/470
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/133 K.2024/92
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/133 K.2024/471
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/133 K.2024/209
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/134 K.2024/472

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.